1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Berlin-Moskova hattında iyimser hava

Kapılarını bugün ziyaretçilere açan Hannover Endüstri Fuarı, hem ekonomik hem de politik açıdan odak noktası oldu. Dünyanın en büyük ekonomik fuarı olarak ekonomik açıdan ilgi çekmesi normal. Politik ilginin nedeni ise bu yılki partner ülkenin Rusya olması ve açılışa Devlet Başkanı Vladimir Putin’in katılması. Schröder ve Putin açılışı dün birlikte yaptılar ve bu vesile ile ekonomik ilişkilerin daha da geliştirileceğini vurguladılar. DW’den Cornelia Rabitz bu vesile ile iki politikacının ilişkisini yorumluyor:

Kişisel ve politik dostlukları ile bilinen Gerhard Schröder ve Vladimir Putin için dün geceki açılış keyifli bir akşam oldu denilebilir: Ekonomik ilişkinin mükemmelliğini, enerji alanındaki sıkı işbirliğini ve yatırımcıları övdüler, yeni anlaşmalar imzaladılar. Rusya’da basın özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar ya da Çeçenistan’da durumla ilgili sorular soran gazetecilerle karşılaşmadılar. Dünya çapında iki politikacı olarak bir ağızdan liberal ekonomiye övgüler yağdırdılar.

Kuşkusuz olumlu bir gelişmeyi, bilinçli bir şekilde olumsuz göstermek anlamsız. Ve kuşkusuz Alman-Rus ekonomik ilişkilerinde çok olumlu gelişmeler var. Bu gelişmenin iki tarafın ekonomisi ve dolayısıyla insanlarına yardımcı olacağı da belli. Buna rağmen sorunlar da var: Rusya’da angajman içine giren yatırımcılar istikrarlı koşullar arıyor. Hukuki güvence, daha az bürokrasi, açıklık, güvenilir ortaklar, bunlar ancak politik özgürlüklerin olduğu ortamda gelişebilir. Oysa Vladimir Putin, iç politikada demokrasiyi çoktan gözden çıkardı, otoriter stili tercih ediyor, devletin müdahalesi ve kontrolüne önem veriyor.

Tüm bunlar Almanya Başbakanı Gerhard Schröder’i pek etkilemiyor, petrol ve doğal gaz sevkiyatı devam ettikçe de fazla etkilemeyecektir. Bir örnek Çeçenistan’daki savaş. Kimse bu konuda ağzını açmaya niyetli değil, insan hakları örgütleri ya da bir avuç parlamenter bu görevi üstlenmiş durumda. Berlin’de ne hükümet ne de muhalefetten Schröder’in bu tutumunu eleştiren kimse var. Ama Schröder’in bu çekimser tavrının Rus liderliğini nasıl etkilediğini sorma hakkımız var? Ekonomideki iyi ilişkiler Rusya’nın demokratikleşmesine ne kadar katkıda bulundu ve Almanya’nın ya da Avrupa’nın Çeçenistan politikası nedir?

Hannover fuarının açılışından hemen önce bu konuda bir skandal önlenebildi. Çeçenistan Başbakan Yardımcısı Ramsan Kadirov’un ziyaretine karşı çıkıldı. Kadirov, insan hakları ihlalleri, işkence ve cinayetle suçlanan bir politikacı. Hannover ziyaretine Başbakanlık mı karşı çıktı, yoksa toplumdan gelen tepkiler mi etkili oldu? Bu konudaki kuşkular haklı.

Herşeye rağmen, İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin 60 yıldönümü kutlamalarına birkaç hafta kala, Almanya-Rusya ilişkilerinin düzeyinden memnun olmak gerek. Ve bu ilişki, hammadde ve makina alışverişinin ötesinde, çok sayıda kültürel, toplumsal dostluk ve ortaklıkların sonucu. Savaştan çıkalı 60 yıl olmuş iki ülke için önemli bir aşama. Başbakan Schröder, Alman nazilerinin başlattığı ve Sovyetler Birliği’nde 20 milyon kurbana yol açan savaşı hatırlatıp, bu tarihi deneyimden sonra Almanya-Rusya ilişkisinin bugün vardığı noktadan gururla söz ettiğinde haklı. Bu geçmişe bakıldığında ekonomik ilişkiler aynı zamanda geleceği hazırlamak anlamına geliyor.

  • Tarih 11.04.2005
  • Hazırlayan Cornelia Rabitz
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AZxG
  • Tarih 11.04.2005
  • Hazırlayan Cornelia Rabitz
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AZxG

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN