1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Berlin Duvarı kurbanları

Yapımına bundan tam 48 yıl önce başlanan Berlin Duvarı, sadece bir ulusu değil, farklı rejimleri de birbirinden ayırıyordu. 28 yıl ayakta kalan duvarı aşma girişimleri de hiç eksik olmadı.

default

Duvarı aşıp yakınlarına kavuşmaya çalışan 136 kişi hayatını kaybetti.1989 yılının Şubat ayında, 20 yaşındaki Chris Gueffroy , kaçma girişimi sırasında bir Doğu Alman askeri tarafından vuruldu. Bu, Berlin Duvarı’nı geçme teşebbüsü sırasında yaşanan son ölümcül vurulma olayıydı. Gueffroy’un hikâyesini pek çok Alman biliyor. Peki, Berlin Duvarı’nın diğer kurbanları kimlerdi? Kaç kişi duvarın öteki tarafına geçmeye çalışırken hayatını kaybetti? Berlin Duvarı Dokümantasyon Merkezi ve Potsdam Yakın Tarihi Araştırmalar Merkezi uzmanları, yıllar süren araştırmalar sonucu hem kurbanların sayısı hem de ölümlerine ilişkin ayrıntıları açığa çıkardı. Bu veriler bir kitapta bir araya getirildi.

Duvar kardeşleri ayırdı

13 Ağustos 1961 tarihi Almanya’da farklı bir anlama sahip. Çünkü o gün, Almanya’yı “Doğu” ve “Batı” diye ikiye ayıracak olan Berlin Duvarı’nın inşaasına başlandığı gün. Bu tarihten sonra tam 28 yıl boyunca ayakta kalan duvarı aşıp karşı tarafa geçebilmek için çok sayıda kişi girişimde bulundu. Ancak kaçmaya çalışanların bir bölümü hayatını kaybetti. Tarihçi Hans-Hermann Hertle, Berlin Duvarı’nın 136 kurbanından biri olan Ida Siekmann hakkında şunları anlatıyor:

"Ida Siekmann, 22 Ağustos 1961 tarihinde, 59’uncu doğum gününden bir gün önce, Bernauer Sokak 48 numarada bulunan üçüncü kattaki evinden aşağı atladı ve öldü. Duvar inşaatı onu, şehrin batı kesiminde bir kaç blok ötede yaşayan kız kardeşinden ayırmıştı.“

Stasi arşivinde araştırma

Tarihçi Hertle ve meslektaşları, Siekmann’ın da aralarında bulunduğu 136 kurbanın hayat hikâyelerini bir araya getirdi. Araştırma ekibi, yıllarca süren çalışmalarla, veri ve olaylar hakkındaki gerçekleri toparladı, yetkililerle görüştü ve eski Doğu Almanya istihbarat teşkilatı Stasi’nin arşivinde araştırma yaptı. Federal Alman Hükümeti'nin Kültür ve Medyadan sorumlu Devlet Bakanı Bernd Neumann, böylece fotoğraf ve metinlerden oluşan eşsiz bir kitabın ortaya çıktığını söylüyor:

"Bu, hayatını kaybetmiş olanlara kişiliklerini ve isimlerini, yani dolayısıyla onurlarını tekrar geri verebilmekle ilgili bir durum. Diktatörlük mekanizması ve neticelerinin neler olduğu, bu biyografilerde ortaya koyuluyor. Bu projeyi asıl değerli kılan da işte bu."

Umutlarını kaybedip uçak kaçırdılar

Her kaçış hikâyesi farklıydı ve hepsi de kendine has trajediler içeriyordu. Kaçanların çoğu iktidardaki Sosyalist Birlik Partisi (SED) ile çatışma içerisindeydi ve eski Doğu Almanya’daki hayat koşullarına artık dayanamıyordu.

"Christel ve Eckhard Wehage adlı genç çift, yıllar boyunca ne birlikte çalışabilecekleri bir iş bulabildiler ne de beraber yaşayabilecekleri bir ev. Umutlarını kaybetmiş olacaklar ki, 10 Mart 1970’te, eski Doğu Almanya’da yer alan Berlin Schönefeld Havaalanı’ndan Hannover’e silah zoruyla bir uçak kaçırmaya karar verdi. Ancak pilotlar, kendilerini kokpite kilitleyip uçağı tekrar Schönefeld’e indirdi. Çift, uçakta intihar etti.”

Tarihçi Hertle, en çarpıcı bulguların Sosyalist Birlik Partisi’nin ölülere ve yakınlarına karşı tutumu olduğunu söylüyor. Bir eski Doğu Almanya vatandaşı, kaçma girişimi sırasında vurulduğunda, Stasi çalışanları ölüm nedeni hakkında yakınlarına genelde yalan söylüyordu. Kişinin trafik kazası ya da başka talihsiz kazalar sonucu öldüğü belirtiliyordu.

Kurbanlar arasında çocuklar da vardı

Ancak 136 kurbanın hepsi kaçma teşebbüsü sırasında hayatını kaybetmedi. Birçok insan da kaçma niyetinde olmadığı halde vuruldu. Çünkü yürürken ya da araba kullanırken yanlışlıkla, sınırın yakınına gelmişlerdi. Kurbanlar arasında çocuklar da bulunuyordu. Ayrıca kaçaklar ya da silah arkadaşları tarafından öldürülen sekiz askerin hayat hikâyeleri de belgelendirildi. Tarihçiler, şimdilik sadece Berlin Duvarı'ndaki ölümleri araştırdı. Duvarın yıkılmasının üzerinden 20 yıl geçti. Ancak iki Almanya için bir zamanlar sınır teşkil eden diğer bölgelerde yaşanan firar hikâyeleri ise hâlâ belirsizliğini koruyor.

Nina Werkhäuser / Çeviri: Başak Sezen

Editör: Murat Çelikkafa

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN