1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Bartholomeos: Kendimizi baskı altında hissediyoruz

Türkiye’nin üyelik kriterlerinden biri de Türkiye’deki din özgürlüğü. Ortodoks Kilisesi Patriği Bartholomeos ise Türkiye’de bu konudaki durumun kötüye gittiği görüşünde. Bartholomeos, şimdi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne Türkiye’yi şikayet etmeye hazırlanıyor. Alman Radyolar Birliği’nden Jörg Pfuhl bu konuyu araştırdı...

İstanbul'daki Fener Rum Patriği, kendilerini baskı altında hissettiklerini söylüyor...

İstanbul'daki Fener Rum Patriği, kendilerini baskı altında hissettiklerini söylüyor...

Fener Rum Patriği Bartholomeos aslında sağduyulu bir kişi. Birbiriyle çoğunlukla çatışma içinde olan, dünya çapında 300 milyon üyeli 14 Ortodoks Kilisesi’nin lideri konumundaki 64 yaşındaki Bartholemeos’un ayrıca, ”Konstantinopel Başpiskoposu” sıfatı da bulunuyor. Ancak bu sıfat, halkının yüzde 99,9’u Müslüman olan Türkiye tarafından resmen tanınmıyor. Geçen ay kendisine düzenlenen bombalı saldırıdan bu yana da Patrik sürekli polis koruması altında.

Fener Rum Patriği, Ortodoks Kilisesi dışında diğer Hristiyan Kiliseleri ile de diyalog arayışı içinde; özellikle Vatikan’da Papa ile. Bartholomeos, yaradılış kutsanmasını kilise takvimine dini bayram olarak aldırtan, ayrıca Müslüman Türkiye’nin Hristiyan AB’ye girmesi için de gayret sarfeden bir dini kişilik.

Rum Patriği, Birliğe üyelik için Türkiye’ye müzakere tarihi verilmesi görüşünde ve bunu ülkenin son yıllarda büyük ilerlemeler kaydettiği gerekçesine bağlıyor. Ancak son günlerde "kendimizi baskı altında hissediyoruz” diye konuşuyor. Türkiye’deki reform süreci konusunda bir yıl önce daha iyimser olduğunu belirten Bartholomeos, zaten kötü olan durumun, daha da kötüye dönüştüğünü savunuyor.

"Reformlar uygulanmıyor"

Kendisine uzattığımız mikrofona, ”Yapılan reformlar dışarıya karşı güzel görünüyor. Ancak gerçek hayatta, özellikle Türkiye’deki Ortodoks Hristiyan azınlığın durumunda somut hiçbir değişiklik olmamıştır" diye konuşuyor. Örnekler veren Bartholomeos, Adalardaki yetimhanenin 100 yıldır Patrikhane’ye ait olduğunu, yıllar önce Türkiye’nin yetimhaneyi devletleştirdiğini, üst mahkemenin ise 70’li yıllarda hükümetin çıkarttığı devletleştirme kararnamesini onayladığını belirtiyor. Bu kararla özellikle Ermeni ve Ortodoks Hristiyanlardan oluşan azınlıkların gayrimenkullerine sürekli el konulduğunu anlatıyor.

Adalardaki Ruhban Okulu’nun 30 yıldan beri boş olduğuna dikkat çekerken, Ankara’nın yıllardır okulu açmayı vadettiği, ancak somut hiçbir gelişme olmadığı, Türkiye’de devletin papaz eğitimine hala izin vermediği belirtiliyor. Şimdi de Patrikhane’ye bağlı bir hastanenin baskı altında bulunduğunu belirten Rum Patriği Bartholomeos, yardıma muhtaç kişiler tedavi gördüğü için bu hastanenin vergiden muaf tutulduğunu, ancak şimdi vergi dairelerinin vergi talep ettiğini ve bunun da yıllar öncesine dönük olarak yapılmasının öngörüldüğünü söylüyor. Bartholomeos, İstanbul’da köktendincilerin terör saldırıları sırasında, yakında bulunan Santa Maria Kilisesi’nin hasar gördüğünü, ancak şimdiye kadar hiçbir onarım çalışması yapılmadığına da dikkat çekiyor.

Neden Türkiye’yi şikayet ediyor?

Rum Patriği Bartholomeos, Türkiye’yi Avrupa İnsan Kakları Mahkemesi nezdinde şikayete hazırlanıyor. Bu baskıların arkasında devlet politikaları mı yatıyor? Patrik böyle birşeyi kabullenmek istemediğini belirtiyor ve bunun suçlusunun hükümet değil, devlet içerisindeki başka güçlü odaklar olabileceğini ima ediyor. İstanbul’daki Ortodoks cemaatinin sayısının 100.00’den 2.000’e indiğine de dikkat çeken Bartholomeos, Ortodokslar’ın tamamen yok edilmesinin resmi politikaların hedefi olduğuna inanmak istemediğini, ancak pratikteki uygulamaların tam da bu hedefe yöneldiğini belirtiyor.

  • Tarih 25.11.2004
  • Hazırlayan Jörg Pfuhl
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Ab3O
  • Tarih 25.11.2004
  • Hazırlayan Jörg Pfuhl
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Ab3O