1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Barones Ashton'un yükseliş öyküsü

AB’nin dışişleri bakanı hükmündeki dış politika ve güvenlik yüksek temsilciliğine getirilen İngiliz Catherine Ashton, ülkesinde çok tanınan bir siyasetçi değil. Ama o yine de Avrupa’nın sesi olmayı başardı...

AB’nin ilk dışişleri bakanı Catherine Ashton

AB’nin ilk dışişleri bakanı Catherine Ashton

Eski ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, bir kez “Avrupa’yı aramak istediğimde kimi arayacağım” diye sormuştu. Artık bu sorunun bir yanıtı var: Catherine Ashton.

Catherine Ashton, AB’nin dışişleri bakanı hükmündeki dış politika ve güvenlik yüksek temsilciliği görevi için aday gösterildiğinde, İngiliz basını bunu ilk önce şaşkınlıkla karşılamıştı. İngiliz İşçi Partisi üyesi olan ve sekiz yıl önce, İngiliz hükümetinde eğitim, adalet ve insan hakları alanında çeşitli görevler yürüten Ashton, kısa bir sürede Avrupa’nın sesi olmayı başardı. Channel 4 adlı televizyon kanalının yorumcusu, bunu son dönem siyaset tarihinin en çetin kariyeri olarak nitelendirdi.

Partisini Lordlar Kamarası’nda temsil etti

Catherine Ashton, İngiltere’de çok tanınan bir siyasetçi değil. Adı sorulduğunda çoğu kişi, “Catherine Ashton da kim” diye yanıt veriyor. Ashton çok kalın bir CV’ye de sahip değil ve hiç bir siyasi göreve seçimle gelmedi.

1956 doğumlu Ashton, İngiltere’de ekonomi okudu, farklı lobi grupları için çalıştı. 1998 yılında Herfortshire'de il sağlık müdürü oldu. 2001 yılından itibaren çeşitli bakanlıklarda görev yapan Ashton’ın Dışişleri Bakanlığı’na yolu ise hiç düşmedi. 1999 yılında İşçi Partisi liderliğindeki hükümet tarafından, partiyi Lordlar Kamarası’nda temsil etmek üzere soylular sınıfına yükseltildi ve bir barones oldu. 2007 yılında ise meclis grubu başkanlığını üstlendi.

Ticaretten sorumlu üye seçildi

Geçen sonbaharda, AB Komisyonu'nun ticaretten sorumlu üyesi Peter Mandelson’ın bakan olarak ülkesine geri dönmesinin ardından, bu görev için bir isim arayışı başlamıştı. Bu kişinin mecliste bir koltuğun eksilmesine yol açmayacak birisi olması gerekiyordu ve aranan isim bulunmuştu: Catherine Ashton. Aslında bu göreve seçilmesi de tepki çekmişti.

İngiliz Bağımsızlık Partisi’nden Nigel Farradge, Avrupa Parlamentosu’ndaki bir konuşmasında, “Özgeçmişine baktığınızda, böyle tehlikeli bir dönemde bu görevi üstlenebilmesi için hiç bir yeterliğe sahip değil” demişti. Ashton ise o dönemler bu sözlere, “Ben bir arabulucuyum, yapabildiğim şey budur” diye karşılık vermişti.

Şunu da belirtmek gerek; Ashton, dış politika ve güvenlik yüksek temsilciliği için başvuruda bulunmamıştı.

AB içinde tepki


Ashton’un bu göreve seçilmesi de daha öncekilerde olduğu gibi tepki çekti. Yeşiller Partisi'nin Avrupa Parlamentosu üyesi Daniel Cohn-Bendit, AB konsey daimi başkalığına Herman Van Rompuy ve " dışişleri bakanı hükmündeki dış politika ve güvenlik yüksek temsilciliğine" Catherine Ashton'un seçilmesiyle AB'nin "dibe vurduğunu" söyledi. AB konsey daimi başkalığına "silik bir kişinin" getirildiği, dışişlerinde yapılan tercihin ise "anlamsız" olduğu görüşünü savunan Cohn-Bendit, devlet ve hükümet başkanlarının, Avrupa'nın kurumlarını zayıflatma politikalarını sürdürdüklerini iddia etti.

Brown'dan destek

Öte yandan İngiltere Başbakanı Gordon Brown ise Ashton’un en büyük destekçisi. Brown, Ashton’un aday gösterilmesinin ardından yaptığı açıklamada, “Ashton, İngiltere’nin sesinin çok yüksek ve açık bir şekilde duyulmasını garanti edecek. Ayrıca, İngiltere’nin -olmasını istediğim gibi- Avrupa’nın merkezinde kalmasını sağlayacak” demişti.

Alman hükümeti: “İyi bir seçim”

Alman hükümeti, Ashton'un AB dış politika ve güvenlik yüksek temsilciliğine getirilmesini ''iyi bir seçim'' olarak değerlendirdi. Almanya Başbakanı Angela Merkel de Ashton'un bu görev için yetenekli ve uygun bir isim olduğunu ifade etti. Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle de Van Rompy ve Ashton'un çok ehil kişiler olduğunu, çalışmalarında kendilerine destek vereceklerini kaydetti.

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Başak Sezen

Editör: Murat Çelikkafa