1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Bardakoğlu neden görevden ayrıldı?

Türkiye'de Diyanet İşleri Başkanlığı'nı bırakan Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, Alman medyasında da merak uyandırdı. Peki Bardakoğlu neden koltuğunu bıraktı? Konuyu takip eden gazeteciler yorumladı.

default

Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu'nun görevinden ayrılmasının yankıları sürüyor. Alman haber ajanslarında sürpriz gelişmeyle ilgili soru işaretleri de dile getiriliyor. Liberal görüşleriyle tanınan Bardakoğlu'nun görevinin bitimine iki ay kala koltuğunu bırakması, iktidardaki AKP hükümetiyle görüş ayrılıkları yaşandığı spekülasyonlarına yol açtı.

Son açıklamaları

2003 yılında Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer döneminde atanan ve 7 buçuk yıldır Diyanet İşleri Başkanlığı görevini sürdüren Prof.Dr. Ali Bardakoğlu'nun görevden ayrılması soru işaretleri yarattı. Bardakoğlu görevden ayrılmadan önceki son röportajını Cumhuriyet Gazetesi'ne vermiş ve tartışmalara sebep olmuştu. Bu röportajı yapan gazeteci Fırat Kozok, tartışma yaaratan bu başlıkları şöyle özetliyor:

''Başörtüsü Müslümanlığın ön şartı değildir. Başörtüsü sorununu siyasiler çözsün, biz sadece dinî yorumunu yaparız. Yasal düzenlemelerde Diyanet'e görüş sormak laikliğe aykırıdır. Nüfus cüzdanlarından din hanesi kaldırılmalıdır. Ve 100 bin personelin devletten maaş aldığı bir kurumun bağımsız olduğunu anlatamayız. Diyanet kendi kaynaklarına sahip bir kurum olmalıdır, görüşlerini dile getirmişti bize.''

Hükümet ile mesafe

Gazeteci Fırat Kozok, Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu'nun hükümetle her zaman mesafeli bir ilişkisi olduğunu belirtti. Bunun nedenlerini de şöyle sıraladı:

''Bardakoğlu, AKP hükümeti ile her zaman mesafeli bir ilişki izledi. Hükümetin özellikle Kürt açılımı sürecinde izlediği, istediği Kürtçe vaaz ve hutbeye resmen izin verilmesi yönündeki taleplerine Bardakoğlu karşı çıktı. Bizim sohbetlerimizde olsun, basına olan açıklamalarında olsun bu yöndeki itirazlarını dile getirdi. Ve bu planın zihinlerdeki parçalanmayı daha da artıracağını, vaaz ve hutbenin Kürtçe okunmasının sorunun çözümünde belki en son başvurulacak çare olduğunu söyledi, bize sürekli. Hükümetin Alevi açılımı politikasında da Bardakoğlu ile çok örtüşmediğini söylebiliriz. Bu iki konu Bardakoğlu hükümet ile arasındaki ilişkileri mesafeli tuttu.''

Hükümetin bir etkisi oldu mu?

Kozok, bu tartışmaların akıllarda soru işareti bıraksa da Bardakoğlu'nın görevden ayrılmasında hükümetin bir etkisi olduğunu söylemenin çok doğru olmadığını belirtti.

''Diyanetin son Teşkilat Yasası, Temmuz ayında yasalaşmıştı ve bu yasanın uygulanması için 6 aylık bir süre tanınmıştı. Yani 6 içerisinde, hem Diyanet İşleri'nin yeni başkanı hem de yeni başkan yardımcılarının belirlenmesi bekleniyordu. Bugüne kadar 4 aylık bir süre geçti, geriye iki ay kalmıştı. Hükümet, bu noktada Sayın Bardakoğlu'nun ismini, tekrar gündeme getirip tekrar atayabilirdi, bir dönem daha başkanlık yaptırabillirdi. Ama bunu tercih etmedi. Ama bu tabloyu, şu şekilde yorumlamak da çok doğru olmaz; hükümet Bardakoğlu'nun ipini çekti gibi bir yorum da şu an için çok doğru olmaz, çünkü Sayın Başkan ile yaptığımız sohbetlerde görev süresinin 5 yılla sınırlı olması gerektiğini, çok uzun süre görev yapmanın heyecanı bitireceğini söylemişti.''

''Diyanet'te ülkücü kadrolaşma var''

Gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı da Bardakoğlu'nun kendi arzusu ile görevinden ayrıldığını düşünüyor:

''Hükümet ile bir anlaşmazlığın söz konusu olduğunu düşünmüyorum. Ancak Diyanet içindeki çeşitli kamplaşmalarda bazı şeyler olmuş olabilir. Ondan emin değilim ama Diyanet İşleri içinde çeşitli kamplaşmalar var, benim bildiğim ve gördüğüm kadarıyla. Zaten kendisi de bir yıl evvel Faruk Çelik'e söylemiş bunu. Merhmet Görmez de zaten başkan yardımcısıydı ve Mehmet Görmez de Ali Bardakoğlu'nun ılımlı çizgisini sürdürecek ve daha da liberal bir anlayışa açılım yapacaktır.

Kütahyalı'nın Bardakoğlu'nun görev süresinin bitimine iki ay kala neden görevinden ayrıldığına dair başka bir tahmini var:

''Diyanet İşleri Türkiye'de İslamcı değil aşırı milliyetçi kadrolarla oluşturulmuş bir yerdir. Ağırlıklı olarak ülkücü kadrolaşma vardır Diyanet'te. Bu 7 yıl içinde de bu durum fazla değiştirilemedi diye görüyorum. Ve bundan böyle yeni Başkan Mehmet Görmez, ki ben biraz tanırım kendisini, her türlü farklı eğilimlere açık, liberal bir anlayışa sahiptir. ''

© Deutsche Welle Türkçe


Haber: Başak Demir

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN