1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Başörtüsü 2004 yılına da damgasını vuracak

Geçtiğimiz yılın önemli gündem maddeleri arasında Müslüman kadın öğretmenlerin Alman okullarında başörtüsü takıp takmayacakları konusu yeralıyordu. Alman Anayasa Mahkemesi, geçtiğimiz yıl bu konuyla ilgili aldığı kararda, konuyu eyalet yönetimlerine bıraktı. Almanya Cumhurbaşkanı Johannes Rau’nun konuya ilişkin açıklaması ve bu açıklamayı eleştiren diğer demeçler, başörtüsü tartışmasının 2004 yılında da Almanya’da süreceğine işaret ediyor. DW'den Verica Spasovska'nın yorumu:

Başörtüsü tartışması, 2003’ün üzerinde en çok konuşulan gündem maddelerinden biriydi. Yeni yıl mesajlarında da yerini alması kaçınılmazdı. Çünkü, Alman okullarında görev yapan Müslüman kadın öğretmenlerin başörtüsüyle görev yapıp yapamayacağı Alman toplumunun temel unsurlarıyla çelişiyor. Başörtüsü tartışmasının hala sürmesinde kuşkusuz Anayasa Mahkemesi’nin katkısı var: Bilindiği gibi yüksek mahkeme kararı eyaletlere bıraktı. Son olarak Almanya cumhurbaşkanı Johannes Rau’nun tartışmaya katkısı tartışmayı alevlendiren bir etken oldu: Rau, her dinin eşit muameleye tabi tutulması gerektiğini ileri sürdü.

Almanya Cumhurbaşkanı, Müslüman öğretmenin başörtüsü yasaklayan bir anlayışın bir anlayışın rahiplerin cüppelerini savunmakta güçlük çekeceğine inanıyor. Johannes Rau, bu bakış açısından yola çıkarak, Alman okullarındaki tüm öğretmenlerin eşit muameleye tabi tutulmasını talep ediyor. Almanya Cumhurbaşkanı'nın istekleri ilk bakışta mantıklı gibi görünüyor. Ancak Almanya, komşusu laik Fransa gibi değil, daha farklı bir tarihsel zemine yaslanıyor. Alman Anayasası'nın ana hatları da büyük ölçüde Hristiyanlığın temel inanışlarından etkilenerek çizilmiştir. Etkilenme Alman Anayasası'nın eşitlik ilkesiyle çelişen bir durum olabilir ancak bu ayrı bir tartışma konusu.

Sonuçta bir kumaş parçası olan başörtüsüyle ilgili altı çizilmesi gereken gerçek şu: Başörtüsü dinsel değil siyasi bir simgedir. Bu bakış açısıyla konuya baktığımızda tartışma çok daha farklı bir yön kazanıyor. Fransa’da öğrencilerin başörtüsüyle okullara gelmesi yasaklanıyor. Almanya’da hedeflenen bu değil. Almanya, kamu çalışanı olan öğretmenlerin ders boyunca siyasi simgeleri sergileyip sergilemeyeceklerini tartışıyor.

Başörtüsü, öncelikle kadının ezilmesini ortaya koyuyor. Kadının ezilmesi, Alman Anayasası'nın eşitlik ilkesinin açık bir şekilde ihlal edilmesi demektir. Soruna böyle baktığımızda, Federal Anayasa Mahkemesi'nin geçtiğimiz yıl konuya ilişkin genel ve kapsayıcı bir karar vermemesinin bir hata olduğunu tespit ederiz. Yüksek mahkeme başörtüsünü yasaklama yönünde bir karar verebilseydi, Almanya’da yaşayan çok sayıda Müslüman genç kızın babaları ve ağabeyleri tarafından yönlendirmesinin de önüne geçmiş olurdu. Açıkçası bir fırsat kaçırılmıştır.

Artık fırsat kaçıp gittiğinden, Alman okullarında görev yapan Müslüman öğretmenlerin derslerde başörtüsü takıp takamayacakları tartışması da sürecek. Almanya’da başörtüsü tartışması 2004 yılında da sıcaklığını koruyacak. Umarız tartışmalar işe yarar ve karanlıktaki noktalar aydınlanır. Umarızki başörtüsü tartışması Almanları da gerçek kültürel kimliklerine bir parça daha yaklaştırır.