1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Bağıran reklamlara son

Almanya'da programları bir anda bölen reklamların rahatsız edici ses düzeyinin engellenmesi için eylül ayından itibaren yeni bir ses seviyesi normu uygulamaya kondu.

Radyoda ya da televizyonda seyrettiğiniz programı bir anda bölen bangır bangır reklam sesi hepimizin gayet aşina olduğu bir durum. Tek çareyse sesi ya uzaktan kumandanın ya da radyonun üzerine adeta atlayarak kısmaya çalışmak.

Her ne kadar televizyon ve radyo kanallarının uymaları gereken belli bir ses seviyesi aralığı olsa da konu reklamlara ve film fragmanlarına geldiğinde sanki bir anda gizli bir el ses seviyesini yükseltiveriyor.

İşin ilginç yanıysa kulağımıza ne kadar yüksek gelse de teknik açıdan bakıldığında aslında bu reklamların ses seviyesinin geri kalan programlardan daha yüksek olmayışı. Deutsche Welle'de ses teknisyeni olarak çalışan Jörg Morawetz, reklam yapımcılarının bu noktada küçük bir hileye başvurduğunu kaydediyor: "Programdaki ses seviyesi yüksek olan noktaları oldukları gibi bırakıp, en düşük ses seviyesini mümkün olduğunca yukarı çekmeye gayret gösteriliyor. Bu şekilde programın içindeki en düşük ve en yüksek ses seviyesi arasındaki fark minimuma indiriliyor. Buna mesleki jargonda 'kompresyon' deniyor."

Tontechniker Jörg Morawetz im Studio

Jörg Morawetz

Akustik anlamda dinamik değil

Reklam yapımcıları bu sayede ürünlerinin daha iyi "duyulmasını" garanti altına alıyor. Ancak bu yöntem ses sinyallerinin dinamizmini bozuyor. Bu şekilde sıkıştırılan ses sinyalleri her ne kadar daha seri bir hal alsa da akustik anlamda dinamik olduklarını söyleyebilmek mümkün değil.

Morawetz "Bir programın ses düzeyinde zaman zaman çok alçak sesli, zaman zaman da çok yüksek sesli bölümlerin varlığı ona bir program dinamiği kazandırır. Bahsettiğimiz dinamik bir programdaki en düşük ses seviyeli noktaların, en yüksek sesli noktalara oranıyla oluşur" açıklamasını yapıyor.

Programların onlara hayat veren bu dinamiğe ihtiyacı var. Bu dinamik kulağa hoş gelen bir çeşitliliğe yol açıyor. Ancak bir anda başlayan ses sinyalleri sıkıştırılmış reklamlar tüm bu ahengi bir anda altüst ediyor.

Daha uzun süreli kesitler

Yeni norm "en yüksek ses düzeyi" uygulamasına son verip, "genel anlamda ses yüksekliğini" kriter olarak belirliyor. Yeni normun çok daha uzun süreli kesitler alınarak ses düzeyinin değerlendirilmesine dayandığını belirten Jörg Morawetz "Şimdiye kadar ölçüm için 10 milisaniyelik bir zaman aralığındaki sinyaller baz alınıyordu. Yeni öneri 400 milisaniyelik yani neredeyse yarım saniyelik bir uyum süresinin ölçülmesini öngörüyor. Bu sayede ölçüm insan kulağı için çok daha uyumlu bir hal alıyor" şeklinde konuşuyor.

Yeni normun uygulanmasında ilk adım, yoğun olarak kompresyondan geçirilmiş reklam ve fragmanların ses düzeyinin düşürülmesiyle hayata geçirilecek. Morawetz uzun vadedeyse bunlara daha fazla dinamik kazandırılmasını umuyor.

Reklamların kulağa daha hoş gelen bir hal alması belki gelecekte reklamlar başladığında kanalı değiştirenlerin sayısını da azaltır, kim bilir?

©Deutsche Welle Türkçe

Fabian Schmidt / Çeviri: Banu Wöltje

Editör: Nihat Halıcı