1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Bağış: AB hedefimizde sapma yok

Başmüzakereci Egemen Bağış, DW’ye verdiği özel demeçte, Türkiye‘nin AB hedefinde herhangi bir sapma olmadığını söyledi. Bağış, Türkiye’nin uluslararası arenadaki rolüne ilişkin de önemli değerlendirmelerde bulundu.

default

Deutsche Welle Türkçe Yayınlar Yöneticisi Baha Güngör’e İstanbul’da özel bir demeç veren Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye’nin AB'ye tam üyelik yolundaki hedeflerinde herhangi bir sapmanın söz konusu olmadığını söyledi. “AB’nin aday ülkelerle bugüne kadar yaptığı tüm müzakereler tam üyelikle sonuçlanmıştır ve Türkiye ile müzakerelerin sonucu da farklı olmayacaktır“ diyen Bağış, bu süreçte Avrupalı politikacıların zaman zaman yaptığı bireysel açıklamaların değil, sadece Avrupa Birliği müktesebatının bağlayıcı olduğunu vurguladı.

‘AB’ye alternatif arayışımız yok‘

Türkiye’nin asırlardır Avrupa ile Asya ya da Ortadoğu arasında “tarihî bir köprü“ işlevi üstlendiğini hatırlatan Başmüzakereci Egemen Bağış, bunun bir sonucu olarak, sadece komşularıyla değil, tüm bölge ülkeleriyle siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkilerini geliştirme çabalarının “AB üyeliğine bir alternatif arayışı“ olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin de altını çizdi.

Bağış, “Bir köprünün ayaklarının sağlam olması gerekir. Aksi takdirde köprü çökebilir ve bunun doğuracağı sonuçlar, Avrupa’nın da büyük sorunlarla karşı karşıya kalmasına neden olabilir“ dedi.

Üyelik kriterleri arasında İslam yok‘

Bazı ülkelerin ve politikacıların zaman zaman öne sürdükleri ve nüfusunun çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu Türkiye’nin “Avrupa’nın Hrıstiyan-Musevi köklerine“ yönelik bir tehdit oluşturduğu argümanının “kabul edilemez“ olduğunu vurgulayan Devlet Bakanı Egemen Bağış, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu tür argümanlar ileri sürmek haksızlıktır, adaletsizliktir. Türkiye, Roma Antlaşmaları’ndan iki yıl sonra yeni Avrupa devletler topluluğuna üyelik başvurusu yaptığında da nüfusunun yüzde 99'u

Egemen Bagıs

Müslümanlardan oluşuyordu ve bu durum, bugüne kadar değişmedi.“

Kendisinin gerek Türkiye’nin Başküzakerecisi olması, gerekse Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Avrupa politikaları alanındaki baş danışmanları arasında yer alması nedeniyle 120 bin sayfalık Avrupa Birliği müktesebatını en küçük ayrıntısına kadar incelediğini belirten Egemen Bağış, “AB üyeliği için sayısız koşul ve kriter mevcut. Ancak AB üyelerinin hiçbirinin Müslüman nüfusa sahip olamayacağı şeklinde en ufak bir ibare yok. Örneğin, Türkiye’nin uluslararası İslamî organizasyonlarda önemli roller üstlenmesi, bu noktada bazı yanıltmacalara neden olmamalıdır“ şeklinde konuştu.

‘Barış diplomasisinde Türkiye’nin etkinliği artıyor‘

Avrupalıların, radikal İslamcı gruplardan kaynaklanan tehditlere karşı büyük bir korku içinde bulunduğunun hatırlatılması üzerine de Egemen Bağış, geçtiğimiz yıllarda düzenlenen en büyük terörist saldırıların faillerinin İngiltere ya da Fransa gibi ülkelerde doğduğunu söyledi. Bağış ayrıca 11 Eylül 2001’de ABD’ye karşı düzenlenen terör saldırılarını gerçekleştiren teröristlerin bazılarının da Almanya’da üniversite öğrencisi olduğunu hatırlattı. Başmüzakereci Bağış, Türkiye'nin, küresel terörle mücadeleye aktif bir şekilde katkıda bulunmaya çalıştığını da sözlerine ekledi.

Türkiye’nin, uluslararası barış diplomasisindeki arabuluculuk rolünün giderek daha etkin hâle geldiğini vurgulayan Egemen Bağış, Afganistan ile Pakistan; ABD ve AB ile İran; Irak ile Suriye, ve Filistin ile İsrail arasında yaşanan karşılıklı anlaşmazlıkların yanı sıra Somali ve Balkanlarda da arabulucuk yapmaya çalıştığını belirtti. Bağış, “Bu ancak tüm tarafların Türkiye’ye saygı duyması sayesinde mümkün olabilmektedir“ diye konuştu.

Türkiye’nin son yıllarda AB üyelik kriterlerine uygun şekilde kapsamlı reformları hayata geçirdiğini hatırlatan Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, reformların aynı kararlılıkla devam edeceğini, bu süreçte demokrasi, insan hakları ve ekonomi gibi temel alanlardaki ilerlemelerin belirleyici olacağını, Türkiye’nin bu konuda geri adım atması ya da bunun önemini sorgulamasının kesinlikle söz konusu olmadığını belirtti.

Kıbrıs ve limanlar meselesi

1996 yılında dâhil olunan Gümrük Birliği uyarınca Türkiye’nin hava ve deniz limanlarını Kıbrıs Cumhuriyeti’ne ait uçak ve gemilere açıp açmamasının büyük ölçüde Kıbrıs’ın tutumuna bağlı olduğunu kaydeden Bağış, “Ada’nın Türk tarafına, herhangi bir engele maruz kalmadan giriş-çıkış yapabilen tek AB halkı Kıbrıslı Rumlardır. Diğer bütün AB üyesi vatandaşları, bu konuda Rumların engeline takılmaktadır“ dedi.

Egemen Bağış, Avrupa ülkeleriyle ticaretin kolaylaştırılmasına dair Kuzey’e verilen sözlerin yerine getirilmesi için her türlü girişimin de yine Kıbrıslı Rumlar tarafından engellendiğini kaydetti. Başmüzakereci Bağış, dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından hazırlanan ve Ada‘nın yeniden birleşmesini öngören planın, referandumda Kıbrıslı Türkler tarafından onaylandığını, ancak Rumların verdiği ‘hayır‘ oyuyla Kıbrıs sorununun çözümünün engellendiğini söyledi.

‘Almanya ile büyük ölçüde mutabıkız‘

Gerek Türkiye’ye “AB’ye üye adayı“ statüsünün verilmesi, gerekse 3 Ekim 2005 tarihinde tam üyelik müzakerelerinin başlatılması gibi kararların tümünün AB tarafından oybirliğiyle alındığını vurgulayan Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, son açılan Gıda Güvenliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı müzakere faslının da yine oybirliğiyle başlatıldığnı hatırlattı.

7 Ekim’de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Almanya’ya yapacağı ziyarete kendisinin de katılacağını belirten Devlet Bakanı Egemen Bağış, Nisan 1987’de Türkiye’nin yaptığı üyelik başvurusu sırasında, dönemin Türkiye hükümetinin arzu ettiği gibi, AB sürecinin desteklenmesinde Almanya’nın özel bir rol üstlenmesi isteğinin halen geçerli olup olmadığı sorusuna ise şu yanıtı verdi: “Federal Alman ve Türk hükümetleri, AB prosedürü konusunda büyük ölçüde mutabıktır. Nitekim Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle’nin yaptığı son açıklamalar da Türkiye’nin Avrupa için arz ettiği önemi bir kez daha açıkça ortaya koymaktadır.“

© Deutsche Welle Türkçe

Haber: Baha Güngör

Editör: Murat Çelikkafa

Önerdiğimiz linkler