1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Büyük kentler stres faktörü

2050 yılında dünya nüfusunun yüzde 70’inin büyük şehirlerde yaşaması bekleniyor. "Nöro şehircilik" adlı yeni bir bilim dalı, modern metropollerin insan sağlığını nasıl etkilediğini araştırıyor.

Trafik, kirli sokaklar ve gürültü… Her ne kadar büyük şehirlerde yaşamak stresli olsa da, birçok insan daha iyi para kazanabilme ve daha iyi koşullarda yaşama hayali ile büyük şehirlere akın ediyor. Bundan 50 sene öncesine kadar, dünya nüfusunun sadece üçte biri büyük şehirlerde yaşarken, bugün, şehirler dünya nüfusunun yarısından fazlasına sahip. Yapılan araştırmalara göre, şehirlerdeki insanlar, kırsal kesime oranla, daha sık ruhsal sorunlar çekiyor.

Örneğin Almanya'da 2000-2010 yılları arasında ruhsal sorunlar yüzünden işini aksatan çalışanların sayısı, önceki senelere oranla iki kat yükseldi. Mannheim'daki Ruh Sağlığı Merkez Enstitüsü yöneticisi Andreas Meyer-Lindenberg, ruhsal hastalıkların genellikle hafife alındığını belirtiyor. Meyer-Lindenberg "Sadece depresyon hastalığının tedavisi bile, Avrupa genelinde yılda 120 milyar euroya mâl oluyor. Buna diğer ruhsal hastalıkların masraflarını da eklediğinizde, toplam giderler, Avrupa İstikrar Mekanizması'nın bütçesini bile aşıyor. Buna rağmen, ruhsal hastalıkların sıklığı ve önemi yeteri kadar ciddiye alınmıyor" açıklamasını yapıyor.

Symbolbild - Yoga vor dem Fernsehturm

Birkaç dakika için de olasa kentin tüm koşuşturmacasından uzaklaşmak, stresi azaltmak açısından büyük önem taşıyor

'Strese eşırı tepki veriyorlar'

Araştırmalardan biri de, Berlin'deki Charite Psikiyatri ve Psikoterapi Kliniği'nde yapılıyor. Uzmanlar, deneylerde, deneklere basit işlem soruları soruyor. Denekler bu soruları yanıtlarken, uzmanlar onların morallerini bozacak ifadeler kullanıyorlar. Bu kişilere örneğin, çok yavaş hesapladıkları ya da daha önceki kişilerin matematiğinin daha kuvvetli olduğu söyleniyor. Araştırma sorumlusu Andreas Meyer-Lindenberg, deneklerin tepkilerini manyetik rezonans tomografisi ile ölçüyor.

Meyer-Lindenberg "Deneylerimizde strese maruz kalan kişilerde, beynin tehlike anında tepkiler veren kısmının harekete geçtiğini gördük. Bu kısım agresif tepkilere ya da korku hissine yol açıyor. Test sonuçlarını değerlendirdiğimizde, kırsal kesimlerde yaşayan insanlarda bu beyin kısmının daha az etkilendiğini gördük. Büyük şehirlerde yaşayan insanlar ise strese aşırı derecede tepki veriyor" şeklinde konuşuyor.

Nöro şehircilik nedir?

Küçük evler ya da dar sokaklar strese yol açar mı? Her insanın ağaç görebilmesi rahatlatıcı bir etki sağlar mı yoksa yakında bir park alanı olması yeterli midir? "Nöro şehircilik" bu sorulara yanıt arıyor. Peki, daha az stresli şehirler kurmak için ne yapılmalı? Halihazırdaki şehirler yıkılıp yeniden düzenlenemez belki ama en azından Çin'deki gibi gelişmekte olan metropollerin düzenlemesi şimdiden yapılabilir.

Londra Ekonomi Okulu'ndan şehir araştırmaları uzmanı Richard Burdett, mimarlar ve şehir sorumlularının daha "sorumlu" davranması gerektiğini vurguluyor:

"Şehir uzmanları gelecekte hem daha fazla kişiyi şehirlere sığdırmak hem de daha fazla boş alan yaratmak zorundalar. İnsanların sinemaya gidebilmesi, arkadaşlarıyla buluşabileceği mekanların bulunması ve nehir kenarında yürüyebilmesi için alanlar temin edilmeli. Çin ya da Endonezya gibi ülkelerde şehirler inşa edilirken, bu noktalara dikkat edilmiyor. Mimarlar sadece oranlar ve şekillerle uğraşıyor, şehir uzmanları da ulaşım yollarının verimli oluşturulabilmesi için çaba harcıyor. Ama genellikle bu ortamların, insanlar üzerinde ne gibi olumsuz etkiler bırakabileceğine dikkat etmiyorlar."

©Deutsche Welle Türkçe

Lydia Heller / Çeviri: Nalan Şipar

Editör: Beklan Kulaksızoğlu