1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Avrupa'nın ilk “Junior Üniversitesi”

Almanya’nın Wuppertal kentinde kısa bir süre önce Avrupa’nın ilk “Junior Üniversitesi” açıldı. Bu üniversitede çocuklar ve gençlere not baskısı olmadan bilimsel eğitim veriliyor

default

“Çocuklar bizim geleceğimiz“ sözü her kültürde dile getirilen bir ifadedir. Bu söz aslında gençlere karşı sorumluluğu da artırıyor. Geleceğimiz olan bu gençlerin iyi bir eğitim almalarının sağlanması önemli. Wuppertal'deki Junior Üniversitesi'nin de amacı bu. Ancak kurumun hedefi not ve başarı baskısı olmadan, genç öğrencilere matematik, doğa bilimleri ve teknik gibi konuları sevdirmek. Bu nedenle eğitim de diğer kurumlardakine göre biraz daha farklı oluyor.

Radyodan ses nasıl gelir? Ya da elektrik, prize nasıl ulaşır? Aklında bu gibi sorular bulunan herkes, cevaplarını Wuppertal’deki Junior Universitesi'nde bulabiliyor. Burada çocuklar ve gençler, bilimin faklı yanlarını öğreniyor.

Üniversitenin fikir babası olan Prof. Dr. Ernst-Andreas Ziegler, verilen eğitimi şöyle özetliyor:

"Junior Üniversitesi, Avrupa genelinde tek. Burası, dört yaşından itibaren çocukların ve gençlerin lise sonuna kadar matematik ve doğa bilimleri konusunda bilgilendirildikleri özel bir eğitim kurumu. Not ya da başarı baskısı olmaksızın, tek hedef çocukların ve gençlerin eğlenerek öğrenebilmelerini sağlamak. Biz herhangi bir materyali takip etmiyoruz, bir okul gibi çalışmıyoruz, sadece çocukları bütün hayatları boyunca öğrenmekten keyif ve neşe duyacakları biçimde şekillendirmek istiyoruz.“

600 öğrenci okuyor

Bu ütopik eğitim konsepti öğrenciler ve veliler tarafından büyük bir heyecanla karşılanmış. Bekleme listesinde olanların sayısı da bir hayli yüksek. Şu anda üniversitedeki öğrencilerin sayısı 600 civarında ve bunun artacağı yönünde göstergeler var. Junior Üniversitesi’nde okumak öğrencilerin deneyler yoluyla deneyimler edinmeleri anlamına geliyor. Üniversitedeki “maceralı matematik“ ya da “doğa bilimleri sihirli laboratuarı“, hepsi merak uyandıran kavramlar.

Eğlenerek öğreniyorlar

Üniversitenin konsepti, bağımsız deneyler ve pratik deneyimlerin kombinasyonuyla çocukların doğrudan öğrenmesini sağlamak. Wuppertal’daki üniversitede zoolog olan Prof. Dr. Gela Preisfeld, bilimin her zaman karmaşık olması gerekmediğini belirtiyor. Preisfeld, "Görevlerimizden biri, her zaman karmaşık bilgileri alıp onları küçük elementlere dönüştürmek ve düzenlemek. Ve tamamen düşük seviyelerdeki ya da küçük seviyelerdeki çocuklar için böyle bir şey yapmak oldukça zor“ ifadelerini kullanıyor.

Büyük öğrenciler de ders veriyor

Bu sadece orada çalışan eğitmenler için zorlu bir görev değil. Üniversitedeki eğitmenlerin ve ekonominin en üst düzeyindeki isimlerin yanı sıra, üst sınıflardaki öğrenciler de burada eğitim veriyor. Roket projesiyle daha önce ödül alan Stefan Rath da bunlardan biri. Rath okul arkadaşları Thorben Heckt ve Jan Ehrke ile birlikte genç öğrencileri roket tekniği hakkında bilgilendiriyor.

Stephan Rath, genç öğrencilerle çalışmaktan mutluluk duyuyor. Yaptığı işi bir zorluk olarak görmeyen Rath, şöyle konuşuyor:

"Burada, Junior Üniversitesi’nde her branştan eğitmenler var. Wuppertal’daki üniversitenin eğitmenleri burada da eğitim veriyorlar. Bizim diğerlerine göre daha fazla avantajımız olduğunu düşünüyorum. Diğer eğitmenler belki daha yaşlı ya da farklı bir pozisyonları var. Ben bizim avantajımızı şöyle görüyorum. Yaş itibariyle öğrencilere daha yakınız ve onları daha iyi anlayabiliriz. Biz bunda bir dezavantaj görmüyoruz. Aslında durum bunun tam tersi“