1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Avrupa'da yeni mülteci politikası

Avrupa Birliği'nde mültecilere daha fazla koruma sağlamayı hedefleyen değişiklikler gündemde. Avrupa Komisyonu bu çerçevede iki önemli yasa değişikliği için düğmeye bastı.

default

Yunanistan'da endişe içerisinde bekleyen göçmenler

Jacques Barrot auf dem Treffen der EU-Innenministertreffen in Brüssel

Jacques Barrot

Avrupa Birliği ortak mülteci politikası konusunda yıllardır yerinde sayıyor. Bu konudaki tüm değişiklik teklifleri birbiri ardına reddediliyor. Ancak bu durum AB Komisyonu'nun adalet, özgürlük ve güvenlikten sorumlu üyesi Jacques Barrot'u yıldırmışa benzemiyor. Zira Barrot birbiri ardına reform önermeye devam ediyor.

Komisyonun önerdiği yasa değişikliği tasarısı, mülteciler konusundaki uygulamaların tüm üye devletlerde aynı şekilde yapılmasını ve sığınma başvurularının altı ay içerisinde sonuçlandırılmasını içeriyor. Komisyon ayrıca mülteciler arasında hak eşitliği tanınmasını talep ediyor.

İtalya mültecileri geri gönderiyor

Schäuble Kriminalstatistik 2008

Wolfgang Schäuble

Öte yandan başta İtalya olmak üzere bazı üye devletler, ortak mülteci politikasıyla ilgili düzenlemeleri, ülkeleri için büyük bir tehlike olarak görüyor. İtalyan hükümeti son dönemde İtalya'ya gelen tüm mültecileri, Avrupa hukukuna aykırı şekilde, sığınma başvurusunda bulunmalarına olanak vermeden Libya'ya geri gönderiyor.

Almanya'da geçtiğimiz yıl 8 bin mültecinin sığınma başvurusu kabul edilirken, Yunanistan'da sığınma başvurularının yığılması nedeniyle on binlerce mülteci yasadışı bir şekilde ülkede ikamet ettiriliyor. Jacques Barrot bu farklılıkların ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı. Barrot, mültecilere bütün Avrupa Birliği ülkelerinde aynı kuralların uygulanması gerektiğini belirtti.

Ülkeler tek başlarına karar veriyor

Her ne kadar Avrupa Birliği birçok alanda ortak politikalar yürütse de, şu an için her ülke kimin sığınma talebini kabul edip etmeyeceğine bizzat karar veriyor. Örneğin Çeçenler'in sığınma talebine Slovakya'ya nazaran, Avusturya'dan daha olumlu yanıt gelirken; Iraklı mülteciler söz konusu olduğunda, başvurulan ülke İsveç ise, başvurunun kabul edilmesi ihtimali, Yunanistan'dakinden daha yüksek oluyor.

Avrupa Komisyonu'nun önerisinin kabul edilmesi halinde, bu uygulamanın değiştirilmesinin yanısıra, sığınma taleplerinin yanıtlandırılması için de altı aylık bir zaman sınırı getirilecek.

Yasa değişikliği talebi, kadınlara ve çocuklara daha fazla koruma sağlarken, makamların sığınma başvurularını yanıtlamasına da kolaylık sağlayacak bazı yeni kriterler içeriyor. Barrot, değişikliğin insan ticaretiyle mücadele konusunda da önemli bir adım olduğunu belirtti.

CSU tasarıya karşı

Avrupa Parlamentosu üyesi ve Hrıstiyan Sosyal Birlik Partisi CSU'nun iltica politikası uzmanı Manfred Weber, sürekli yeni uygulamalar getirilmesi yerine mevcut kuralların eksiksiz uygulanması gerektiği uyarısında bulundu. Weber şöyle konuştu:

"Eğer Federal Anayasa Mahkemesi, sığınma başvurusunda bulunan mültecileri Almanya'dan Yunanistan'a gönderemeyeceğimize, çünkü burada standartlara uyulmadığına karar verirse; bu Avrupa Komisyonu'nun, şimdiye kadar mültecileri koruma konusunda kabul edilen asgari standartları, tüm Avrupa genelinde uygulaması gerektiğini gösterir."

Partinin Avrupa Parlamentosu Milletvekili Monika Hohlmeier de, aynı zamanda Alman halkının güvenliğinden ve korunmasından da sorumlu olduklarını hatırlattı

Schäuble'den CSU'ya destek

Flüchtlinge vor der Küste Lampedusa

İçişleri Bakanı Wolfgang Schäuble de bu görüşü paylaşıyor. Schäuble, Birlik genelindeki mülteci politikasının ancak yürürlükteki yasaların düzgün bir biçimde uygulanmasıyla uyumlaştırılabileceğini savunuyor.

Sığınma başvurusu, ilk ayak basılan Avrupa Birliği ülkesinde yapılıyor. Almanya, Orta Avrupa'da bulunması nedeniyle yılda sadece 20 bin kadar başvuruyla karşılaşırken; Yunanistan, Malta ve Kıbrıs yüz binlerce sığınma talebiyle başa çıkmak zorunda kalıyor.

Peter Heilbrunner / Çeviri: Banu Ertek

Editör: Ahmet Günaltay