1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Avrupa'da en az çocuk Almanya'da

Nüfusun yaşlanması, doğum oranlarının giderek azalması Almanya’yı kaygılandırıyor. Yeni açıklanan bir istatistik sorunun ciddiyetini bir kez daha ortaya koydu.

default

Federal İstatistik Dairesi'nin yeni çalışmasına göre 81 milyon nüfuslu Almanya’da nüfusun yaklaşık olarak yüzde 17’si çocuk. Tüm Avrupa ülkeleri arasında, çocuk nüfus oranının en az olduğu ülke Almanya. Öte yandan Avrupa'da çocuk nüfusunun en yüksek olduğu ülke ise, yüzde 31'lik oranla Türkiye.

Nüfusun yaşlanması sorunuyla karşı karşıya olan Almanya’da doğum oranlarının artırılması için büyük çaba sarf edilse de, bu son istatistikler Almanya’nın nüfus göstergelerinde büyük bir değişiklik olmadığını ortaya koyuyor. Federal İstatistik Dairesi Başkanı Roderich Egeler, yeni araştırmanın sonuçlarını şöyle açıklıyor: “Almanya, Avrupa ülkeleri arasında çocuk nüfus oranının en az olduğu ülke. 2010 yılı verilerine göre Almanya’da nüfusun yaklaşık yüzde 17’si 18 yaşın altında. 10 sene önce ise bu oran yaklaşık yüzde 19 dolayındaydı. Düşüş eğiliminin gelecek yıllarda da sürmesi bekleniyor.”

Son 10 yılda büyük gerileme

Söz konusu oranlar rakamlara dökülünce, Almanya’da on yıl öncesine kıyasla 10 milyon daha az çocuğun bulunduğu dikkat çekiyor. Genç çiftler için aile planlamasında, iş hayatı ile çocuğun gerektirdiği sorumlulukları bağdaştırabilmek oldukça büyük bir sorun. Alman siyasiler, üç yaşın altındaki çocuklar için kreşlerde daha fazla bakım olanağı yaratarak bu sorunu çözmeyi umuyor. Hedef 2013 yılına kadar üç yaş altı çocukların yüzde 38’inin gündüzleri kreşe ya da gönüllü bir annenin bakımına verilmesini sağlamak. Ancak mevcut durum bu hedeften epey uzakta olunduğunu gözler önüne seriyor. Zira şu anda üç yaşın altındaki çocukların yalnızca yüzde 23’ü gündüz bakım olanaklarından faydalanabiliyor. Roderich Egeler, Almanya’da bu konudaki eksikliklerin giderilmesi için büyük çaba gösterilmesi gerektiğini belirtirken, eyaletler arasındaki farklara da şu sözlerle işaret ediyor: “En yüksek bakım oranı yüzde 56 ile 2010 yılının mart ayında Saksonya-Anhalt eyaletindeydi, en düşük oran ise yüzde 14'le Kuzey Ren Vestfalya'da.”

Çocuk yoksulluğu sorunu

2013 hedefi yaklaşıyor, ancak Almanya'da üç yaşın altındaki 250 bin çocuk için halen kreş imkânı mevcut değil. Almanya’da dikkat çeken bir diğer sorun ise çocuk yoksulluğu. Araştırmanın sonuçlarına göre, her altı çocuktan biri yoksulluk içinde yaşıyor. Bu gelişmenin, giderek artan oranda çocukların anne ve babanın birlikte olduğu aile ortamında değil, yalnızca annenin ya da babanın yanında büyümesinin bir sonucu olduğu ifade ediliyor. Federal İstatistik Dairesi Başkanı Roderich Egeler şöyle konuşuyor: “Yalnızca annenin ya da babanın yanında büyüyen çocuklar, Almanya’da yoksulluk tehdidi ile en fazla karşı karşıya olan grup. Bu ailelerde, yoksullukla karşı karşıya kalma oranı yüzde 40 dolayında iken, anne ve babaların birlikte olduğu ailelerde ise bu oran yüzde 13 dolayında.”

Almanya’daki aile yapısı bölgelere göre de belirgin farklılıklar gösteriyor. Doğu ile Batı Almanya’nın birleşmesinin üzerinden yaklaşık 20 yıl geçmiş olmasına karşın, çocukların içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik koşullar Almanya’nın doğusunda batıdakine göre çok daha kötü. Araştırma, Almanya’nın doğusundaki eyaletlerde daha fazla sayıda çocuğun sadece annesi ya da babası ile birlikte yaşamını sürdürdüğünü ve yoksulluk tehlikesi ile daha fazla karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.

Bazı gelişmeler olumlu

Öte yandan uzmanlar yapılan araştırmada olumlu olarak değerlendirilebilecek bazı verilere ulaştıklarını da kaydediyor. Örneğin kız ve erkek çocuklarının yüzde 45'i, üniversite okumak ya da meslek sahibi olmanın ön koşulu olan ortaöğrenim diplomasını mutlaka almak istiyor.

Olumlu gelişmelere bir diğer örnek olarak da 30 yıl öncesine kıyasla daha fazla gencin ailelerinin yanında daha uzun süre yaşamak istemesi gösteriliyor. Bunun nesiller arasındaki ilişkinin iyileştiği yönünde yorumlanabileceği belirtilirken, gelişmede gençlerin kendi evlerine çıkmasının ve kendi ailelerini kurmasının ekonomik açıdan zorlaşmış olmasının da etkili olabileceği ifade ediliyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Kay-Alexander Scholz / Çeviren: Başak Özay

Editör: Ayhan Şimşek