1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Avrupa'da dil savaşları

Avrupa Birliği üyeliği, geçmişten gelen husumet duygularının zaman zaman alevlenmesinin önüne geçemiyor. İkisi de birlik üyesi olan komşu Slovakya ve Macaristan, büyük tepki çeken bir yasa nedeniyle gerginlik yaşıyor.

default

Güney Slovakya'da bulunan Samorin'de, Horvaths ailesinin sofrasına davetliyiz. Horvathslar çocuklarıyla birlikte öğle yemeği yiyorlar. Menüde tavuk, pilav ve salata var. Peter ve Barbora, kızlarına yemek yedirmek için her anne babanın başvurduğu küçük hileleri kullanıyor. “Aaaa… Bak tren geliyor çuff, çuf… Hmm pek de lezzetliymiş.”. Yalnız tek fark, bu çok dilli bir yemek masası… Barbora çocuklarıyla Slovakça, Peter'se Macarca konuşuyor. Bu dil karmaşası Samorin'de gündelik hayatın sıradan detaylarından biri. Çünkü burada 12 bin kişilik nüfusun büyük çoğunluğu Macar kökenli kişilerden oluşuyor.

Peter dil yasasını gayet lüzumsuz bulduğunu ve bunu kişisel özgürlüklere bir saldırı olarak gördüğünü belirtiyor. Barbora ise yasayla ilgili şu yorumu yapıyor:

İki ülke arasındaki gerginlik nedeniyle Macaristan Devlet Başkanı Laszlo Solyom'un (ortada) Slovakya'ya girişine izin verilmemişti

İki ülke arasındaki gerginlik nedeniyle Macaristan Devlet Başkanı Laszlo Solyom'un (ortada) Slovakya'ya girişine izin verilmemişti

"Yasa sadece insanlar arasında gereksiz bir kargaşaya neden oluyor. Birçoğu şu anda hangi kuralların geçerli olduğunu anlayabilmiş değil."

Detayları kimse bilmiyor

Aslında dil yasasının tam olarak hangi detayları içerdiğini henüz kimse bilmiyor. Hatta yasaya "evet" diyen bakanlar bile. Bilinen tek şey yasa uyarınca, geçmişte Macarlara ait olan yerleşim yerlerinde bile tüm yer adı levhalarının, tabelaların, reklam panolarının ve hatta anıtların isimlerinin Slovakça olacağı. Bunun aksi şekilde hareket edenleri 5 bin euroya kadar para cezası bekliyor.

Slovakya'nın başkenti Bratislava'da bulunan Kamu İşleri Enstitüsü'nün başkanı Grigori Meseznikov yasayı provokasyon olarak niteliyor: Meseznikov yasayla ilgili şunları söylüyor: "Yasanın direkt olarak politik bir karakteri var. Olay tamamen bir güç gösterisi, ülkede kimin patron olduğunu gösterme amacı güdüyor. Tüm bunlar bir provokasyon ve Macar azınlık da bunu bu şekilde değerlendirecek."

Yasa aslında yeni değil

Bu tartışmalı yasa aslında 1995 yılına dayanıyor. Ancak yasaya uyulmaması halinde uygulanacak özel ceza hükümleri bundan on yıl önce uygulamadan kaldırılmıştı. Şimdiyse Başbakan Robert Fico yönetimindeki sol milliyetçi Slovak koalisyonu ceza uygulamasını geri getiriyor. Meseznikov, herkesin yasaya uymayanları şikâyet etme yetkisine sahip olduğunu, bunun bir çeşit dil polisliğinden başka bir şey olmadığını belirtiyor.

Slovak hükümetiyse eleştirileri karalama kampanyası olarak değerlendiriyor. Dışişleri bakanı Miroslav Layçak da projeyi savunarak, amaçlarının ayrımcılık yapmak değil, Slovak dilini korumak olduğunu vurguluyor: "Başbakanın ifadesiyle, Macarların yürüttüğü uydurma haber kampanyası tüm Avrupa'yı sarmış durumda. Ve bu Slovakya karşıtı çok çirkin bir iftira kampanyasına dönüştü."

Yasa sadece Slovakya ile Macaristan arasında gerginliğe yol açmadı, aynı zamanda aynı topraklarda yaşayan iki farklı grup arasında da gerginlikler yaşanmasına sebep oluyor. Slovakya'nın Macar Partisi SMK'nın başkanı Pal Csaky, bazı Slovakların yasayı fazla ciddiye alabilecekleri konusunda uyarıyor: "Şimdiden bu yönde sinyaller alıyoruz. Örneğin bir kuaförün çalışanlarına Macarca konuşmayı yasakladığını öğrendik. Yasanın vatandaşlar arasında gerginliğe yol açacağı kuşkusuz."



Christina Janssen / Çeviren: Banu Ertek

Editör: Meltem Karagöz