1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

"Avrupa, Obama rüyasından uyanıyor"

DW’den Daniel Scheschkewitz, Obama’nın Avrupa gezisi ve Londra’daki finans zirvesiyle ilgili kaleme aldığı yorumunda, Avrupa’nın Başkan Obama’ya dair “yeni bir başlangıç” rüyalarından uyandığı görüşünü savunuyor.

Barack Obama daha başkan seçilmeden Avrupa'da büyük bir ilgiyle karşılanmıştı. Obama'nın 24 Temmuz 2008'de Berlin'e yaptığı ziyaretten bir görüntü.

Barack Obama daha başkan seçilmeden Avrupa'da büyük bir ilgiyle karşılanmıştı. Obama'nın 24 Temmuz 2008'de Berlin'e yaptığı ziyaretten bir görüntü.

“Avrupa siyasetinde ilk coşkunun yerini nasıl bir silkinme ve kendine gelmeye bıraktığı şu günlerde açıkça belli oluyor. Barack Obama, Başkanlığa seçildiğinde adeta yeni Mesih edası ve büyük beklentilerle karşılanırken, mevcut mali kriz ve Londra’da yapılacak G-20 zirvesi öncesinde bu tutum aniden kuşku ve ürkekliğe dönüştü. Obama kendisine yönelik beklentilere cevap verebilecek mi, yoksa siyasi karizmanın doruğundaki bu isim bile, karşılıklı bağımlılığın ön planda olduğu küreselleşme çağında, nüksetmiş sorunlara karşı çaresizliğin göstergesi mi olacak? Hatta içinde bulunduğumuz dönemde Amerika’nın küresel idarecilik gücünü yitirmeye başladığını göz önünde bulundurmasak bile.

DW ZPR Zentrale Programmredaktion Daniel Scheschkewitz

Daniel Scheschkewitz.


Uluslararası borsalar G-20 zirvesini gözden çıkarmış durumda. ABD ve Avrupa ise uluslararası mali piyasalar için yeni bir düzenleme konusunda görüş ayrılıkları yaşıyor. Zor durumdaki Avrupa otomobil endüstrisi, Obama yönetiminden Chrysler ve General Motors'a şartsız yeniden yapılanma için beklenen açık çekin gelmediğini gördü. Düşen Çek Hükümeti’nin lideri Mirek Topolanek gibi, Avrupalı liderler de ABD’nin dünyayı küresel krizden çıkarma reçetelerinin aslında “ceheneme giden yol” olduğu şeklinde şom ağızlılık yapmaya başladılar bile. Almanya ve Fransa ise Avrupa’dan ekonomiyi canlandıracak yeni önlem paketleri talebinde bulunması durumunda Obama’ya sırt çevirmeye hazırlar.

Görünen o ki, ABD'nin doların gücüne ve yeni nesillerin milyarlık borçları omuzlamaya hazır olduğuna inancı Atlantik’in diğer yakasındakilere göre daha fazla. Amerikan yönetimi için mali piyasaların ortak kontrolüne ilişkin yeni bir düzenlemeyse gerçek bir istekten ziyade yarım ağızlı bir söylem.

Bununla birlikte Obama’nın diğer dış politik adımları oldukça etkileyici. Göreve geldiği ilk birkaç hafta içinde sadece selefinin Guantanamo politikalarından uzaklaşıldığını ortaya koymakla kalmayıp, Tahran’a doğrudan görüşme önerisi sundu ve durdurulan NATO-Rusya Konseyi’nin görevine yeniden başlamasını sağladı. Afganistan’daki mevcut durumun sadece askeri mücadele ve savaşla aşılabileceği anlayışından vazgeçti. Tüm bunlar biz Avrupalıların birkaç ay öncesine kadar hayalini bile kuramayacağımız gelişmelerdir.

Bu yüzden Obama’nın Avrupa gezisinde ihtiyaç duyulan şey, temkinle birlikte bolca iyimserliktir. Sessiz diplomasiyle, şuursuz eylemlerden daha çok şey elde edilebilir. Yeni bir mali yapının inşası bir gecede yapılabilecek bir iş değil.

İktidar sahiplerinin mevcut mali durumda gerçeklikten uzak beklentiler içinde olması anlaşılır. Ancak bu konuda işe yarayacak ve etkili olabilecek tek şey mantıktır."