1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Avrupa medyasında İslam karşıtlığı artıyor mu?

Namus cinayeti ya da terör saldırıları gibi haberlerin veriliş tarzı, İslam karşıtı eğilimler içerebiliyor. Yazar Sokolowsky, tüm Müslümanların zan altında bırakılmasını, bir tür düşman modeli yaratılmasını eleştiriyor.

default

Avrupa medyasında yer alan ve İslam'a hakaret olarak görülen karikatürler, Pakistanlı gazetecilerin ilginç protestosunu beraberinde getirmişti

Avrupa medyasında sadece bulvar gazeteleri değil, ciddi yayın anlayışıyla bilinen basın-yayın kuruluşlarında da İslam karşıtı eğilimler görülebiliyor.

Zorla evlendirme, namus cinayeti ya da terör saldırıları olsun, haberin veriliş tarzında tüm Müslümanları zan altında bırakabilecek ifadeler yer alıyor.

Yazar Kay Sokolowsky, dünya çapında dağıtımı yapılan Almanya’nın ünlü haber dergisi Der Spiegel’in de bu eğilimin dışında olmadığını, İslam düşmanı diye nitelendirilebilecek bir tavır alabildiğini belirtiyor.

Sokolowsky, Der Spiegel'ın 2007 yılındaki bir sayısında kapağa attığı, “Mekke Almanya, gizli İslamlaşma“ başlığını örnek göstererek; "Dehşet verici, rezil bir kapak başlığı. Bu herhangi bir basın kuruluşu değil, Der Spiegel. Haberi okuyan biri olarak Almanya'da İslamın yayılmasını, karımın başını örtmek zorunda kalacağı, sadece İslamî usullere uygun etin yenilebildiği günlerin gelmesini bekliyorum. Ama tüm bunlar tabii ki daha gerçekleşmedi!" diyor.

"Müslümanlar zan altında"

Hamburglu edebiyatçı Sokolowsky "Feindbild Moslem“ adlı kitabında, Müslümanların zan altında bırakılmasını ve bir tür düşman modeli yaratılmasını eleştiriyor. Sokolowsky şöyle konuşuyor:

"Müslümanlar arasında bir suç işlendiğinde, hemen tüm Müslümanlara mal ediliyor. Namus cinayeti olduğunda ya da bir zorla evlendirme vakası ortaya çıktığında, bunun Müslümanlar arasında normal bir olay olduğu, istisna olmadığı havası veriliyor."

"Kişilik dini kimlikten ibaret değildir"

Alman Yeşiller Partisi’nin Türk kökenli Eş Başkanı Cem Özdemir de, örneğin Türk ailelerinde yaşanan şiddet olaylarının, medya tarafından dine dayandırılarak verildiğini, İslam karşıtı eğilimin rahatça hissedildiğini kaydediyor. Özdemir; " Bir kişinin kimliği sadece mensubu olduğu dine bağlı değildir. Toplumda yer aldığı sosyal guruba, eğitim seviyesine ve daha bir çok faktöre bağlıdır. Ama sözkonusu Müslümanlar olunca sadece dini kimliğe indirgeniyor" dedi.

Psikopostan Ulrich'ten eleştiri

Kuzey Almanya Protestan Kilisesi Piskoposu Gerhard Ulrich de özellikle bulvar gazeteciliğindeki İslam düşmanı eğilimi eleştiriyor. Ama bir yandan da medyayı suçlamak yerine toplumun düşünce yapısına yoğunlaşılması gerektiğini belirtti. Protestan Piskopos, medyada genişçe yer alan Katolik kilisesindeki çocuklara cinsel taciz skandalını örnek veriyor ve Katolikleri eleştiriye yapıcı yaklaşmaya çağırıyor. Piskopos Ulrich Müslümanlara da şu tavsiyede bulunuyor:

“Tüm Müslüman kardeşlerime kurban rolünden daha güçlü bir şekilde sıyrılabilmeleri ve daha güçlü bir diyalog arayışına girebilmeleri için cesaret diliyorum. Tabii bu bizim de görevimiz. Genellemelere dayalı önyargılar ve yaratılan korkuya karşı çıkabilmek için diyaloğa, birbirimizi anlamaya ihtiyacımız var.“

© Deutsche Welle Türkçe


Michael Hollenbach/ Çeviri: Gezal Acer

Editör: Beklan Kulaksızoğlu