1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Avrupa mahkemesi ötanaziyi görüşüyor

Tekerlekli sandalyeye mahkûm olan ve dayanılmaz sancılar çeken karısının vasiyeti üzerine ötanazi hakkının Almanya’da da uygulanması için mücadele eden Ulrich K., Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurdu.

default

Ulrich K. yıllarca tekerlekli sandalyede büyük acılar çeken eşi için yaşamın dayanılmaz bir hal aldığını anlatıyor:

“Çok büyük acılar çekti. Tekerlekli sandalye vasıtasıyla insanlarla daha iyi iletişim kurabiliyordu. Ama kramp ataklarına yakalandığı için son zamanlarında tekerlekli sandalyede bile fazla oturamıyordu.”

Alman kadın yıllarca tekerlekli sandalye, solunum cihazları ve sadece sıvı gıdalarla yaşamını sürdürdü. Ulrich K., eşinin 2002 yılında elindeki alışveriş poşetleriyle ayağı takılıp düşmesi neticesinde boynunu kırdığını ve bakıma muhtaç duruma düştüğünü belirterek, “Ancak yatar durumdayken yıkanabiliyordu çünkü solunum cihazına bağlıydı. Nefes alabilmesi için uzun bir hortumla cihaza bağlıydı. Sabaha kadar acılar içinde uyuyamamak da çok kötüydü.” diyor.

AİHM'de ötanazi gündemi

Europäischer Gerichtshof für Menschenrechte Richter

Ulrich K. tüm bu yaşadıklarını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıdı. Acılı eş, karısının kendisine ötanazi yani ölüm hakkının Almanya’da da uygulanması için mücadele etmesini vasiyet ettiğini belirterek, “Eşim, kendi işini kendisi yapan, özgüveni yüksek bir insandı. Bu yüzden de başkalarına muhtaç hale gelmesi, onun için büyük bir darbe oldu. Bu durumun ikimiz için de daha fazla devam etmesini istemiyordu.” diyor.

Ulrich K.’nın eşi 2004 yılında Federal İlaç Dairesi’ne başvurarak çaresi olmayan durumu yüzünden, kendisine öldürücü dozda bir sakinleştirici ilaç verilmesini talep etmiş ancak bu talebi reddedilmişti. Ulrih K. bunun üzerine yargı yoluna gittiklerini ancak Almanya’daki tüm hukuk organlarından da sonuç alamadıklarını anlatıyor.

Almanya’da tedavisi olmayan hastaların ölüm hakkı için henüz özel bir yasa bulunmuyor. Ceza kanunu kişinin kendi isteğiyle öldürülmesi durumunda, öldürenin 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmasını öngörüyor.

Almanya'daki durum

Son olarak Federal Yargıtay bu yılın haziran ayında bilinçli durumdayken ötanazi vasiyetinde bulunan hastaların, iyileştirilemeyecek duruma düştüklerinde isteklerinin yerine getirilebilmesine karar verdi. Yargıtay'ın benimsediği içtihat, hastanın bilincini kaybetmeden talep etmesi durumunda, artık tedavinin mümkün olmadığı durumlarda pasif ötanaziye yani hastayı yaşatmaya devam edecek desteğin kesilmesine izin veriyor. Ancak konuyla ilgili tartışmalar devam ediyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Martin Durm / Çeviri: Meltem Karagöz

Editör: Murat Çelikkafa