1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Atina ile yeni sayfa beklentisi

Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Yunanistan'a yapacağı ziyaret yeni bir dönemi başlatacak mı? Ekonomik kriz ikili ilişkilere nasıl yansıyacak? Deutsche Welle muhabiri Değer Akal’ın Atina notları…

default

Borç krizini aşmak amacıyla devasa boyutta tasarrufa gitmek durumunda olan Yunanistan'da halk adeta isyanda. Protesto gösterilerine sahne olan başkent Atina’da gerginlik tırmanırken bir yandan da tarihî bir ziyarete evsahipliği yapmak için hazırlıklara hız verildi. Zira Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, beraberinde 10 Bakan ve çok sayıda işadamıyla birlikte yarın Atina’yı ziyaret edecek. Geçmişte Ege ihtilafı nedeniyle savaşın eşiğine kadar gelen, Kıbrıs adası üzerinde güç mücadelesini sürdüren ve Türk ve Yunan azınlıklarının sorunlarını henüz çözemeyen iki devlet için bu ziyaretin bir dönüm noktası teşkil etmesi bekleniyor. Ziyaret sırasında Türkiye ile Yunanistan hükümetleri, ilk “yüksek düzeyli stratejik işbirliği konseyi” toplantısını gerçekleştirecek ve taraflar, sorunları masaya yatırarak karşılıklı güvensizliği aşmaya çalışacak. Ziyaretin hazırlık görüşmeleri Kıbrıs, yasadışı göçle mücadele, iki ülkedeki azınlıkların durumu ve Türkiye’nin AB süreci üzerine odaklandı. İki ülke bakanlar kurulu toplantısında karşılıklı çözümler tartışılacak, bazı çözümler kararlaştırılıp, ilan edilecek. Peki karşılıklı husumet politikası dostluk politikasına dönüştürülebilecek mi?

Türkiye ile Yunanistan arasında yeni bir yakınlaşma dönemine mi giriliyor? Türk diplomatlarına göre Ankara, Kostas Karamanlis liderliğindeki Yunanistan ile çok defa yakınlaşma girişiminde bulundu ancak istenen sonuç alınamadı. Ancak PASOK lideri Yorgo Papandreu'nun iktidara gelmesi, İstanbul’daki Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci (GDAÜ) Gayriresmî Dışişleri Bakanları toplantısına katılarak ilk yurtdışı ziyaretini Türkiye’ye gerçekleştirmiş olması ve iki ülke başbakanlarının karşılıklı mektuplaşmaları, ilişkilerin yeniden barışçıl bir zemine taşınabileceği umudunu doğurdu.

Devlet Bakanı Egemen Bağış, Erdoğan'ın ziyaretini Deutsche Welle’ye değerlendirdi

Devlet Bakanı Egemen Bağış, Erdoğan'ın ziyaretini Deutsche Welle’ye değerlendirdi


Dostluğa inanmış iki lider

Deutsche Welle’ye konuşan Devlet Bakanı Egemen Bağış, her iki ülke başbakanının oldukça samimi politikacılar olduğunu kaydediyor:

“Şu anda iki ülkede de bu dostluğa inanmış iki lider var. Sayın Papandreu, dışişleri bakanlığı döneminde de, sayın başbakanımız bu ilişkilere verdiği önemi defalarca ortaya koymuş, samimiyeti konusunda kimsenin şüphe duymadığı iki lider var.”

Kimse Türkiye ile Yunanistan arasında tarihe dayanan, iç içe geçmiş çetrefil sorunların Erdoğan’ın Atina ziyareti sırasında çözümlenmesi gibi gerçekçi olmayan bir beklenti içersinde değil. Diplomatik kaynaklar, 2004 yılında sekteye uğrayan yakınlaşma sürecinin yeniden canlanması yönünde irade ortaya konulmasının bile çok büyük bir adım teşkil edeceğine vurgu yapıyor. Başbakan Erdoğan, Atina’da kahvaltıda bir araya geleceği Yunan gazetecilerine işte bu zeminde mesaj verecek. Devlet Bakanı Bağış da bu noktaya dikkat çekiyor:

“Tarihî açıdan baktığımızda, Yunanistan’ın 1930 yılında bir iflas geçirdiğini görüyoruz. Ama 1931 yılında da belki de tarihimizin en büyük yakınlaşması olarak bilinen, Atatürk-Venizelos yakınlaşması var. Yani belki de, şu an Yunanistan’ın içinden geçmekte olduğu ekonomik kriz, Türk Yunan ilişkileri açısından bir fırsat olarak değerlendirilebilir.”


Azınlıkların durumu

Erdoğan ziyareti iki ülke azınlıklarının durumu da ele alınacak. Zaman darlığı nedeniyle Batı Trakya’yı ziyaret edemeyecek olan Erdoğan, Atina’da Batı Trakya’dan seçilen iki Türk milletvekili ve Batı Trakya Danışma Kurulu üyeleriyle bir araya gelecek. Peki Türkiye, Ruhban Okulu’nun açılması yönünde adım atacak mı? Bu soruyu Devlet Bakanı Bağış şöyle yanıtlıyor:

“Türkiye’de sorun yaşayan tek grup, Ruhban Okulu’na konu olan, Rum Ortodoks vatandaşlarımız değil. Farklı grupların farklı sıkıntıları var. Ama bundan bahsederken, Yunanistan’da yaşayan Türk ve Müslüman azınlığın sorunlarının da olduğunu göz ardı etmemek gerekir. Ben bunları mütekabiliyet olarak görmüyorum. Bir ülkenin kendi vatandaşına vereceği insani bir hak için başka bir ülkenin vatandaşları ile olan ilişkisini gözetmesi doğru değil. Ama siyaset de gerçekler üzerine dayalıdır. Eğer iki ülkenin siyasetçileri eş zamanlı adımlar atarlarsa, iki taraf da rahat eder.”

Yunanistan Erdoğan’ın ziyaretinden hemen önce yıllardır eleştirilere hedef olduğu bir konuda adım attı. Hükümet, Atina’nın Votanikos semtinde Yunan deniz kuvvetleri tarafından tahsis edilecek arazide, içinde 500 kişinin ibadet edebileceği bir cami inşa edileceğini duyurdu.


Ege projesi

Öte yandan iki ülke kısa bir süre önce Ege’deki sorunlara ilişkin yıllarca gizli yürütülen istikşafî (keşif amaçlı) görüşmelere yeniden ağırlık verilmesini kararlaştırdı. Sorunların çözümü bir hayli güç. Devlet Bakanı Egemen Bağış ise umutlu ve sorunların çözümünden Ege'nin her iki yanında yaşayan insanların çok kazançlı çıkacağı görüşünde:

“Eğer Türkiye ile Yunanistan birlikte bir uluslararası kampanyaya başlar ve Ege’yi dünya tatil cenneti haline getirebilirsek, bu işten iki ülke de çok kazançlı çıkar. İşte o zaman, daha önce it dalaşı ile anılan bu adalar, bundan sonra belki de, Maldivler gibi, Hawai gibi, Haiti gibi, dünyanın en güzel tatilinin yapıldığı bir alan olarak, huzurun yüksek standartlarda yaşandığı bir bölge olarak anılabilir.”

Erdoğan liderliğindeki Türk heyetinin ziyareti sırasında iki ülkenin, Atina Haber Ajansı ile Anadolu Ajansı arasında işbirliği yapılması yönünde karar alınması öngörülüyor. Ayrıca son yıllarda iki ülkenin okullarda okutulan tarih kitaplarında yer alan saldırgan ve aşağılayıcı ifadelerin değiştirilmesi yönündeki görüşmeler sekteye uğramıştı. Söz konusu anlaşmanın altında İsmail Cem’le birlikte "Dışişleri Bakanı" sıfatıyla imzası bulunan Papandreu, şimdi başbakanlık koltuğunda oturuyor ve ziyaret sırasında, bu komisyonun yeniden faaliyete geçmesinin kararlaştırılması bekleniyor.


“İt dalaşı son bulacak mı?”

Dünyada son on yılda silahlanmaya en çok para akıtan ülkelerin başında Yunanistan ve Türkiye geliyor. Yunanistan’ın bu yüksek harcama kaleminin en büyük gerekçesi Türkiye’yi tehdit olarak algılaması. Peki iflasın eşiğindeki Yunanistan’ın tarihinin en büyük ekonomik krizini aşmasında Ankara-Atina hakkındaki yakınlaşma süreci savunma bütçelerinin azaltılmasını sağlayabilir mi? Devlet Bakanı Bağış'a göre her iki ülke halkı tanklara değil, altyapı hizmetlerine yatırım yapılmasını bekliyor:

“Ne Türk halkının, ne Yunan halkının yeni tank beklentisi olduğuna inanmıyorum. İki ülke vatandaşları da daha iyi hastaneler istiyor, daha iyi okullar, daha iyi yollar, barajlar, havalimanları istiyor. Daha iyi altyapı projeleri istiyor. Daha büyük huzur içerisinde müreffeh bir yaşam sürmek istiyor. Bu da ancak ikili ilişkilerimizi artırarak, aramızdaki bir takım şüpheleri, endişeleri, korkuları, ortadan kaldırarak gerçekleşebilir. Ama bu iki ülkeye silah satan ülkelerin de bu işten büyük kâr ettikleri de ayrı bir gerçek.”

Bağış, “Ege’de it dalaşı son bulacak mı” sorusuna ise şu yanıtı veriyor:

“İt dalaşı, masrafların çok küçük bir bölümü. Ama biz zaten bu ikili ilişkileri artırdığımız sürece, turizmde birlikte projeler başlattığımız bir dönemde, sağlıkta birlikte adım attığımız bir dönemde, ulaştırmada beraber projeler, enerjide birtakım beraber girişimleri başlattığımız bir dönemde, it dalaşına zaten gerek kalmaz. Artı iki ülke de NATO üyesi ülke, biz birbirimizi korumakla, birbirimizi kollamakla yükümlüyüz. Birbirimizden şüphe duymamız, endişe etmememiz gerekir. Çünkü Türkiye’nin başına bir şey gelirse, Yunanistan’ın Türkiye’yi koruma mecburiyeti vardır. Yunanistan’ın başına da bir iş gelirse, Türkiye’nin Yunanistan’ı koruma mecburiyeti vardır. Bunlar NATO’nun kuralları çerçevesinde, askerlerimiz birlikte, omuz omuza mücadele etmelidir, eğitim almalıdır, kötü günlere hazırlıklı olmalıdır.”


© Deutsche Welle Türkçe


Haber: Değer Akal / Atina

Editör: Murat Çelikkafa