1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Asya mali krizden dersini aldı

Doğu Asya’nın birçok ülkesi bundan yaklaşık 10 yıl önce geniş etkilere sahip bir mali krize sürüklendi. Uzmanlar krizin birçok açıdan öğretici olduğuna, fırsat ve riskler ortaya çıkardığına dikkat çekiyor.

Tayland'da başlayan Asya krizi Güneydoğu Asya geneline yayılmıştı

Tayland'da başlayan Asya krizi Güneydoğu Asya geneline yayılmıştı

Tayland ekonomik tarihinin en karanlık gününü 2 Temmuz 1997’de yaşamış ve derin bir finans krizine sürüklenmişti. Merkez Bankası o güne kadar sabit kur üzerinden Amerikan dolarına endeksli olan Tayland para birimi Baht’ı dalgalanmaya bırakmak zorunda kalmış ve Baht’ın dış değeri kısa zamanda erozyona uğramıştı.

Yabancı spekülatörlerin Baht’ı batırma girişimleri merkez bankası tarafından önlenememiş, müdahale alımları için de merkez bankası elindeki 38 milyar dolarlık döviz rezervini tüketmişti. Felaketi önlemek artık mümkün değildi. Tayland’da patlak veren kriz bütün güney doğu Asya ülkelerini girdaba sürüklemişti.

Hongkong’dan Güney Kore’ye kadar bütün güneydoğu Asya ülkeleri on yıl önce yaşadıkları finans krizinin nedenlerini araştırırken bir çok sorunu bizzat yarattıklarını teslim etmek zorunda kaldılar. Ama krizin nedenleri çok katmanlıydı. Yabancı yatırımcı, yükselen piyasalar bölgesine avuç avuç kredi veriyordu. Batılı sermaye Asya’daki ekonomik mucizeye ortak olmak istiyordu.

Krizin tekerrür ihtimali

1997 krizi tekerrür edebilir mi? Bankkok’taki, Tayland Kalkınma Araştırmaları Enstitüsü’nden Dr. Chalongphob Sussangkarn’a kulak veriyoruz: “Yeniden böyle devasa bir spekülasyon balonuyla karşılaşmayız inşallah. Ancak günümüzün gelişmeleri de kısmen on yıl öncesini hatırlatıyor. Bölge ülkeleri aynı kalkınma stratejisini uyguluyor, Avrupa Birliği ve ABD’ye yaptıkları ihracatla büyüme hızını arttıracaklarını düşünüyorlar. Ancak dünya piyasaları bütün bu ihracatı kaldıracak kadar zengin değil. Bu nedenle bütün bölge ülkelerinin aynı düzeyde büyümeleri imkansız. Bazı ülkelerde ihracatın gerilemesi riski mevcut. Bu durumda farklı bir kriz ile karşılaşırız. Amma bu kriz de tıpkı 1997’de olduğu gibi fabrrikaların kapanıp işsizlik ve sosyal problemlerin artmasına yol açabilir. Bütün bölge ülkelerinin bunu müdrik davranmaları gerekir.”

On yıl önceki mali kriz Tayland’dan başka Endonezya, Filipinler ve Güney Kore’yi de şiddetle sarsmıştı. Güney Kore krizi hafif sıyrıklarla atlatırken güneydoğu Asya ülkelerinin ekonomik krizden kurtulması yıllar almıştı.

Ekonomik canlanma tehdit altında

Güneydoğu Asya yine hızlı büyüme sürecinde. Ancak yolsuzluk, fakir ile zengin arasındaki uçurumun büyümesi ve siyasi istikrarsızlık ekonomik canlanmayı tehdit ediyor.

Bölgenin ekonomik istikrarı açısından Çin önemli rol oynuyor. Sussex Üniversitesi Kalkınma Araştırmaları Enstitüsü’nden Stephany Griffith-Jones Çin sayesinde bölgenin krizlere daha dayanıklı hale geldiğini söylüyor. Stephany Griffith-Jones, “Çin tam anlamıyla bir istikrar kalesi. Çin döviz kurlarını esnekleştirebilir ve sermaye trafiğini de liberalleştirebilir. Bu iki hususta dda son derece ihtiyatlı davranması ülke ekonomisine yaradı. Çin Asya krizinden etkilenmediği gibi, kriz ülkelerinin düzelmelerine de yardımcı oldu. Bankacılık sistemindeki zaaflara rağmen bence Çin işini iyi yapıyor” diyor.

Kısa vadeli kredilere dikkat!

Altyapı projelerinin finansmanında kullanılan karşılıksız krediler sorununun bir an önce aşılması gerekiyor. Dr. Sussangkarn Asya krizinden, kısa vadeli kredilerin kaldırılması gerektiği dersini aldıklarını söylüyor. Dr. Sussangkarn, “Asya krizine kadar finans sektöründe bölgesel işbirliği yoktu. Krizin hemen ardından Çin, Japonya ve Güney Kore’nin de katılmalarıyla mali işbirliği başlatıldı. Uzun vadeli kalkınma projelerini finanse eden Asya tahvil borsası bu girişim sayesinde kurulabildi” diye konuşuyor.

Bölgesel mali işbirliği ve istikrarlı finans piyasalarının Asya’yı yeni bir krizden koruyup koruyamayacağı kestirilemiyor. 1997 krizi öncesindeki ortama sürüklenildiğini gösteren işaretler ise artıyor.

  • Tarih 27.02.2007
  • Hazırlayan DW
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AbXH
  • Tarih 27.02.2007
  • Hazırlayan DW
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AbXH