1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

"Aslında soğuma yaşanması gerek"

İnsanoğlunun atmosfere saldığı karbondioksit, sıcak soğuk döngüsünü değiştirdi. İklim uzmanlarının hesaplarına göre Dünya'da çoktan yeni bir soğuma döneminin başlaması gerekiyordu ama durum hiç de öyle değil...

Atmosferde belli miktarda karbondioksit olmasaydı, Dünya'daki ısı eksi 15 derece olurdu.

Atmosferde belli miktarda karbondioksit olmasaydı, Dünya'daki ısı eksi 15 derece olurdu.

Dünya'daki iklim değişimi şu sıralar herkesin dilinde. Nitekim bilim adamları hayli kaygılı: Endüstrileşmenin başlamasından bu yana yaklaşık 150 yıldır atmosfere karbondioksit salınıyor. Bu ek karbondioksit dünya iklimindeki sıcak-soğuk döngüsünü değiştirdi. İklim uzmanlarının hesaplarına göre çoktan yeni bir soğuma döneminin başlaması gerekiyordu ama durum hiç de öyle değil.

Almanya’daki Potsdam Jeolojik Araştırmalar Merkezi’nden Gerald Haug bu durumu söyle açıklıyor: “Biz sistemin soğuk-sıcak eğrisine yapay bir kambur ekledik. Böylece eğri artık doğallığını kaybetti ve sistemi tamamen farklı bir konuma getiriyoruz.”

Teknolojiden faydalanıyorlar

Bu gelişme iklim kuşaklarını ve okyanus akıntılarını etkileyecek kadar güçlü. İnsan, bitki ve hayvanlara etkisi de şimdiden hissediliyor. İklim uzmanları değişimin farklı bölgelerdeki sonuçlarını bilgisayar programları ile anlamaya çalışıyor. Bunun içinde 3 milyon yıllık iklim değişimlerini inceliyorlar. Gerald Haug “Pliosen döneminde, bugünkü ısınmaya benzer bir değişiklikle karşılaşıyoruz. O dönemde kuzey yarım kürede hiçbir buzul tabakası bulunmuyor. Bu yüzyıl içinde aynı durumla karşı karşıya kalacağız, hatta gelecek yüzyılda ısı daha da artacak ve bunun okyanus sistemini etkilemesi mümkün” diyor.

Dünya iklimi durağan değil, her zaman değişiklikler göstermiş, ama yaşam her zaman birbirini etkileyen sistemlerle var olmuş. Bu da tahminleri güçleştiren bir başka olgu. Karbondioksit artışı ile yaşanabileceklerin tek tip doğrusal bağlantısını kurmak mümkün değil. Uzmanlar, bu kadar karmaşık bir sistemde tahmin yapmaktan kaçınıyorlar.

Yıllar süren hesaplar

Araştırmacı Haug bilgisayar programlarının de sınırlı olduğuna işaret ediyor: “Hesaplama kapasitesi karmaşık modellerle çalışmamızı etkiliyor. Bir Atmosfer-Okyanus modeli için aylar, hatta yıllarca hesap yapmak gerekebiliyor. Potsdam’daki diğer enstitülerle geliştirdiğimiz işbirliği sayesinde birkaç 100 bin yıllık hesapları üç haftada yapabiliyoruz.”

Ama yeni bir değişiklik de bu hesapları alt üst edebiliyor. Kesin olan tek şey, kuzey kutbundaki buzulların tamamen erimesi halinde deniz seviyesinin altı yedi metre kadar yükseleceği ve birçok bölgenin sular altında kalacağı, ama bunun ne zaman olacağı bilinmiyor.

Karbondioksitsiz de olmaz

Öte yandan herkes dünya ikliminde sera etkisine yol açan karbondioksiti konuşuyor, ama aslında atmosferdeki karbondioksit her zaman zararlı değil, sera etkisi de bir yere kadar gerekli. Eğer atmosferde karbondioksit ve diğer gazlar olmasaydı, o zaman da eksi 15 derecede yaşamak zorunda kalacaktık...

Sıcak zamanlarda atmosferdeki karbondioksit miktarı, soğuk zamanlara göre bir buçuk kat artıyor. Ancak şu günlerde atmosferdeki karbondioksit artışı ise dünya iklimindeki döngülerle değil, insanların fosil enerji kaynaklarını kullanması ile ilgili.

  • Tarih 05.04.2007
  • Hazırlayan DW
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AaFd
  • Tarih 05.04.2007
  • Hazırlayan DW
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AaFd