1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Artık ticaretin adili makbul

Almanya'da yapılan bir araştırmaya göre, "adil ticaret" logolu ürünlere olan talep bir yıl içinde yüzde kırk dolayında arttı. Uzmanlar ekonomik krize rağmen, talebin gelecek yıllarda da artmasını bekliyor.

default

Ekonomik krize rağmen Alman tüketiciler, sosyal sorumlulukla üretilen “adil ticaret” logolu ürünleri satın almaktan vazgeçmiyor. Adil Ticaret Forumu’nun araştırmasına göre, Alman tüketiciler geçen yıl 266 milyon euro tutarında ‘adil ticaret' logolu ürün aldı, bu meblağ bu tür ürünlere olan talebin bir yıl önceye göre yüzde 40 dolayında arttığı anlamına geliyor. Araştırmanın sonuçlarına göre, adil ticaret ürünü kahveye olan talep yüzde 13, meyve sularına olan talep ise yüzde 80 oranında arttı. Adil Ticaret Derneği’nin başkanı Hans-Christian-Bill araştırmanın sonuçlarından memnun. Bill, “bu araştırmanın en sevindirici sonucu, halkın bütününe adil ticaretin özünün ne olduğunu anlatabilmiş olmamız. Ayrıca araştırma, halk arasında adil ticaret logolu ürünlere sempati duyan, ancak şimdilik bu ürünleri satın almayan büyük bir kesimin var olduğunu ortaya koyuyor. Bu da büyümeye yol açacak ciddi bir potansiyel olduğunu gösteriyor" şeklinde konuşuyor.

Araştırma, Alman tüketicinin yüzde 44’ünün şu ana kadar en az bir kez “adil ticaret” logolu ürünlerden aldığını ortaya koyuyor. Tüketiciler, böylelikle son derece yararlı bir eylemde bulunduklarından emin. Tüketiciler bu tür ürünleri tercih etmelerinin nedenini ise “kalkınmakta olan ülkelerdeki insanları biraz olsun destekleyebilmek için; üretimde çocukların çalışmadığından emin olmak için; küçük çiftçileri desteklemek istediğim için” sözleriyle açıklıyor.


Kriz "Fair Trade"e darbe vurmadı

Küresel ekonomik kriz, Kuzey ülkelerindeki dayanışma ruhunu şimdilik etkilememiş olsa da, güney ülkelerinde ciddi biçimde hissediliyor. Adil Ticaret Derneği’nin başkanı Hans-Christian-Bill kalkınmakta olan ülkelerin krizden sonra çok daha büyük sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirtiyor. Bill, “krizden önce de, açlık çeken her iki kişiden biri, kalkınmakta olan bir ülkedeki küçük çiftçiydi. Bizim ticaret ortaklarımız krizin acısını çekiyor, çünkü gıda maddeleri, akaryakıt ve gübre fiyatları çok büyük oranda arttı. Ayrıca, yaptıkları ekimi önceden finanse etmek için hiçbir ön ödeme almadılar, üstüne üstlük kalkınma yardımları da geriledi" diyor.

Büyük şirketlerden beklentiler

Güneydeki ülkelerdeki küçük çiftçiler için önemli olan, ürünlerin fiyatlarının daha da düşmemesi. Şu sıralar fiyatlar krize rağmen istikrarlı bir seyir izliyor, bunun en önemli nedeni sanayi ülkelerinin giderek artan talebi. Başka türlü büyüme olanaklarının da olduğunu belirten Hans-Christian-Bill “kamu alımlarında açıklar var, yani devletin alımlarında. Bu çok ender olarak sosyal ekolojik kriterler arasında sayılıyor. Bir müşteri olarak; büyük şirketlerin ‘adil ticaret’ ürünlerine daha fazla yönelmesini isterdim, örneğin tren garlarında bu tür kahvenin satılması gibi… Güneyde adil ticaret partnerlerimizin, kuzeyde de bilgilendirme çalışmalarının desteklenmesi gerekiyor. Yeni Alman hükümetinden de bunu bekliyoruz" diyor.


Nadine Wojcik, Ajanslar / Çeviri: Başak Özay

Editör: Ayhan Şimşek