1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Araştırmacılar deprem uyarı sistemi peşinde

ABD'de düzenlenen bir konferansta konuşan uzmanlar, deprem erken uyarı sistemlerinin henüz depremi kesin olarak bildirmekten uzak olduğunu söylediler.

Depremler her yıl binlerce kişinin ölümüne neden oluyor

Depremler her yıl binlerce kişinin ölümüne neden oluyor

Geçen Aralık ayında, Hint Okyanusu’nda yaşanan depremin ardından meydana gelen sel felaketi yüzbinlerce insanın canına mal oldu. Ortaya çıkan maddi zararın miktarı ise hala tam olarak bilinmiyor. Bu tür felaketler akıllara hep aynı soruyu getiriyor, eğer erken uyarı sistemi olsaydı ve depremin şiddetini önceden bildirseydi, yine bu kadar insan ölecek miydi? Elbette hayır, diyor bilim adamları, ama son yıllarda uyarı alanında yeni cihazlar geliştirilse de, depremlerin şiddetini önceden bilmek zor, diye ekliyorlar. Washington’da şu sıralar devam eden bir bilim kongresinde deprem ve erken uyarı konuları ele alınıyor.

"Önceden tesbit mümkün değil"

İki ay önce yaşanan tsunami felaketinden sonra tüm dünyanın bilmek istediği gerçek, deprem olacağını önce tespit etmek mümkün mü değil mi? Washington’da düzenlenen, Amerikan Bilimi Geliştirme Kurumu (AAAS) kongresine Güney California’dan katılan araştırmacı Thomas Jordan, depremi önceden kesin olarak tespit etmenin henüz mümkün olmadığını söylüyor.

“ Depremin ne zaman olacağını önceden bilmek zor, çünkü sarsıntıyı bize haber veren her hangi bir olay, işaret yok”. İter büyük, ister küçük şiddetli olsun depremler aynı biçimde başlıyor. Bu konuda asıl bilmemiz gereken, depremin ne zaman başlayacağı değil, ne zaman sona ereceği”.

Hassas ölçüm cihazları

Son yıllarda oldukça hassas deprem ölçüm cihazları geliştirildi. Artık tüm sarsıntıları ayrıntısıyla kaydedip değerlendirmek de mümkün. Küçük sarsıntılar hemen hemen bir gün öncesinden tespit edilebiliniyor, ama depremin tam zamanı ve şiddetini bilmek hala çok zor.

Deprem olasılıkları hesaplanıyor

Peki ama tam olarak tespit etmek mümkün değilse, bu alandaki araştırmalar neye yarıyor? Amerikan Jeoloji Dairesi’nden David Applegate, şimdiye kadar sürdürülen çalışmalar sayesinde, dünyada deprem tehlikesi olan bölgeleri tanıma fırsatlarının doğduğunu ve her hangi bir bölgede şiddetli bir deprem olma olasılığını ölçebildiklerini belirtiyor. Böylece hem inşaat hem de sigorta alanında acil plan oluşturmak da mümkün hale gelmiş. Aplegate, yürütülen ön çalışmalarla, oluşabilecek hasarın da asgariye indirilebildiğini söylüyor.

“İşimiz, sadece depremin nerede veya hangi şiddette olabileceğini tahmin etmek değil, aynı zamanda yetkili kurumlara hemen bir deprem haritası çıkarıyoruz, onlar da nereye ne yardım yapacaklarını organize ediyor”.

Erken uyarı sistemi geliştiriliyor

Tsunami dalgalarından korunmak için erken uyarı sistemi geliştirmek de bilim adamlarının geliştirebilecekleri diğer bir alan. Bunun dışında yerkürenin derinlerinden gelen sinyalleri dinlemeye, onları yorumlamaya da devam, her ne kadar çoğunun tam olarak ne anlama geldiği bilmeseler de.

Bilim adamlarının, şimdiye dek kimi sarsıntıları önceden bilmesine, araştırmacı Thomas Jordan “tesadüf” diye karşılık veriyor. Jordan, pek umutlu olmasalar da, doğru tahminler sayesinde bir sistem geliştirip, depremi önceden tespit için yöntem geliştirmeye çabalıyor.

  • Tarih 23.02.2005
  • Hazırlayan Arthur Landwehr
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Aac1
  • Tarih 23.02.2005
  • Hazırlayan Arthur Landwehr
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Aac1