1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

AP'nin son genişleme bilançosu

Avrupa Parlamentosu (AP), Mayıs ayında AB üyesi olacak 10 ülke hakkında pek de pembe olmayan bir tablo çizdi: yeni üyelerden hiçbiri üyeliğe tam olarak hazır değil. En büyük problem yolsuzluk. Baltık ülkelerinde Rus azınlık, Orta Avrupa’da çingeneler, Malta’da ise kuşlar sorun.

Polonya’ya işsizlik ve tarım sektöründeki sorunlarını çözmesi mesajı gönderiliyor.

Polonya’ya işsizlik ve tarım sektöründeki sorunlarını çözmesi mesajı gönderiliyor.

AP’nin bugün Strasbourg’daki genel kurul toplantılarında görüştüğü genişleme raporu referans alınsaydı, Avrupa Birliği’ne (AB) Mayıs 2004’te üye olacakları uzun süre öncesinden kesinleşmiş 10 ülkeden bazıları, değil üye olmak, müzakerelere bile başlayamazdı.

AB üyeliklerine 2 aydan az bir süre kalan Çek Cumhuriyeti, Estonya, Kıbrıs, Letonya, Litvanya, Macaristan, Malta, Polonya, Slovenya ve Slovakya’nın üyeliğe hazırlıklarıyla ilgili olarak AP Dış İlişkiler Komisyonu’nun Alman başkanı Elmar Brok tarafından kaleme alınan rapor, bu ülkelerden çoğunun birçok alanda AB kriterlerinden ve müktesebatını uygulamaktan uzak olduğunu gösteriyor.

Global olarak bakıldığında, Malta ve Kıbrıs (Rum Kesimi) dışındaki diğer 8 ülkenin en önemli sorunu yolsuzluk. AP raporuna göre, yolsuzluk söz konusu ülkelerin özellikle devlet kademelerinde kangren haline gelmiş durumda. Yine rapordaki verilere göre, üyeliğe ekonomik ve politik açıdan en yakın ülkeler Malta, Slovenya ve Litvanya. En uzak ülkeler ise Polonya ve Slovakya.

Yeni üyelerin bilançosu

AP tarafından çizilen tabloya ülke bazında "eksik noktalardan" bakılacak olunursa; Çek Cumhuriyeti’nde Roman nüfusun yaşam koşulları sorun yaratıyor. Alman-Çek sınırında insan ve özellikle de çocuk ticareti kaygı verici boyuta ulaşmış durumda. Estonya’da bölgelerarası sosyo-ekonomik eşitsizlikler ön plana çıkıyor. Elektrik ve gaz sektörlerinde geciken özelleştirmeler eleştiriliyor.

Letonya ise topraklarındaki Rus azınlığın haklarını henüz tam olarak güvence altına almış değil. Litvanya’da organize suç ve kaçakçılıkla mücadelenin yeterli olmadığı söyleniyor. Macaristan’a, tarım sektöründeki idari sorunlarını çözmesi ve topraklarındaki Roman nüfusa yönelik ayrımcılığın önüne geçmesi telkininde bulunuluyor.

Malta’da sorun kuşlar. Bu ülkenin kuşlarla ilgili Avrupa direktiflerini yasalarına uyarlaması isteniyor. Nüfusça en büyük yeni üye Polonya’ya işsizlik ve tarım sektöründeki sorunlarını çözmesi mesajı gönderiliyor. Slovenya ise kamu ihaleleri ve dış politika alanlarında kendisini henüz Avrupa hukukuna tam anlamda uyarlamış değil. Slovakya’ya gelince; kadınların kısırlaştırılmasıyla ilgili yasalarını Avrupa normlarına uyarlaması talep ediliyor.

Kıbrıs : Hedef Denktaş

Kıbrıs konusunda ise dikkatler adanın bölünmüşlüğü ve taraflar arasında devam eden müzakereler üzerinde yoğunlaşıyor. Bu hususta AP genel kurulunda konuşan gerek Avrupalı parlamenterler gerekse AB Komisyonu temsilcisi Günter Verheugen’in, çözümsüzlük konusundaki eleştirilerini Ankara yerine, doğrudan Rauf Denktaş’a yönlendirmeleri gözlerden kaçmadı.

Verheugen, 1 Mayıs öncesi varılacak olası anlaşmanın AB hukukuna da uygun olması gerektiğini ve AB Komisyonu’nun adanın kuzeyinin birliğe üyeliği konusunda hukuksal hazırlıklara başladığını da duyurdu.

Çözüm halinde Türkçe’nin AB’nin resmi dillerinden biri haline geleceği de kesinleşmişe benziyor. Ancak Verheugen, Mayıs’a kadar çözüm bulunsa da Türkçe’nin resmi dil olmasının teknik ve hukuksal nedenlerden ötürü birkaç ay daha gecikeceğini söylüyor.

Bulgaristan ve Romanya

Bu genel raporun dışında AP bugün AB’ye 2007 yılında üye olmaları planlanan Bulgaristan ve Romanya’ya ilişkin raporları da tartıştı. Bulgaristan’la ilgili raporda, üyelik müzakerelerinin sorunsuz devam ettiği ve bu ülkenin bu yıl sonunda müzakereleri tamamlayabileceği bildiriliyor.

Romanya hakkında ise karanlık bir tablo çiziliyor. Bu ülkenin müzakere aşamasına ilişkin olarak İngiliz parlamenter Barones Nicholson of Winterbourne tarafından hazırlanan raporda Bükreş’in, üyelik müzakerelerine başlamak için ön koşul olan Kopenhag siyasi kriterlerini dahi yerine getiremediği savunuluyor. Romanya’da hukuk sisteminin işlememesi, yüksek düzeyde yolsuzluk, ifade özgürlüğüne saygı duyulmaması, polisin kötü muameleleri ve çocuk ticaretinin kaygı verici olması parmakla gösteriliyor.