1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

'Apartman Projesi' Berlin'e geliyor

İstanbullu bağımsız sanat mekânı "Apartman Projesi"nin güncel faaliyeti "Re-locate Berlin" adını taşıyor.

Kültürlerarası gidip gelen televizyon gazetecisi Sabine Küper-Büsch, 20 yıldır İstanbul'da yaşıyor. Türkiye'deki araştırmaları feminizm ve İslamileşme konuları üzerine odaklanıyor. Kültürel alanda, ''İstanbul'daki kadın taksiciler'', ''Boğaz'daki kadın rapçiler'', ''Yunanlı rockçı papazlar'' ve ''Kadın karateciler'' gibi konularda prodüksiyonları oldu. Hz. Muhammed karikatürlerine bir tepki olarak üç yıl önce Türkiye'deki mizah ile ilgili ''Sultan'ın Burnu'' adında bir kitap yazdı. “Buluşma Noktası” için İstanbul ve Berlin sanat dünyasındaki projelerden biri olan ''Apartman Projesi''ni anlattığı bir yazı yazdı.

10 Türk sanatçı, Berlin'li sanatçılarla ortak çalışmalarından bir ay sonra, 22 Eylül 2012 tarihinden itibaren Berlin/Neuköll'deki Herzbergstrasse 13 numarada sergi açacak. Berlin Apartman Projesi, Almanya başkentindeki ilk bağımsız Türk sanat mekânı niteliğinde olacak ve İstanbul'daki Alman destekleme programlarının halîhazırdaki burslarını takviye edecek. O mekânda 15 kadar sanatçının yaşaması ve çalışması olanaklı.

1999 yılında projeyi hayata geçiren girişimci de bir sanatçı. Video ve ses enstalasyonları ile kendini ifade eden Selda Asal, "1990'lı yılların sonlarındaki İstanbul kadar, Berlin'in Neukölln semtini de çekici" buluyor. O dönemde İstanbul'daki sanat ortamının ilk "Off-Space" proje mekânlarını açmak üzere girişimde bulunmuş bir sanatçı.

Sanat yoluyla umut

1999 yılı İstanbullular açısından olaylarla dolu bir yıl olmuştu. 17 Ağustos'ta meydana gelen deprem tüm metropolü sarsmıştı. İstanbulluların deprem paniği ile kendilerini evlerinden parklara attığı bu sıcak yaz günü "Apartman Projesi" doğmuştu.

İnsanların çok yoğun bir biçimde tahribatlar yaşaması ve binlerce kişinin evsiz barksız kalması üzerine bu türdeki sanatsal ifade biçimi ile insanlara umut verilmesi hedeflendi. Sanatçılar mekânları paylaşmaya başladılar ve insanların kenetlenmesinden özgürlük alanı yaratmaya çalıştılar. O yıl içinde düzenlenen, sanat eserlerinin açık artırma ile satışa çıkartılarak depremzedelere para toplanmasının hedeflediği ama bunun başarılamadığı bir sanat bienalinin yanı sıra "Apartman Projesi", sanatsal ifadelerle bu faciaya tepki vermeye çalıştı.



İstanbul'un Asmalımescit semti henüz insanların gezmesine müsait değildi, oldukça kötü bir durumdaydı. Oraya gelenler, eski binaların karanlık sokaklarından ancak hızlı bir biçimde yürümeyi göze alabiliyordu. Sadece Refik restoranı ile müzik kulübü Babylon, semti biraz olsun canlandırıyordu. İşte o dönemde Apartman Projesi de semte dahil oldu. Şehbender Caddesi 4 numarada, 24 metrekarelik sergi mekânında uluslararası sanat projeleri sunulmaya başlandı. Projenin disiplinlerarası, bağımsız, kültürlerarası, diyalog kuran ve semtle ilişkileri olan özellikleri öne çıkıyor.

Karşılıklı ziyaretler

Bu arada, çok daha önceleri bir araya gelmiş olan bir sanatçılar grubu, Selda Asal ile sanatsal aksiyonlar ve sergileri beraber düzenlemeye koyuldular. Elbette ki sergiler için başka kentler de kullanılıyor. İstanbul 2010 yılında Essen ve Pecs kentleriyle birlikte Avrupa kültür başkenti seçildiğinde, Selda Asal bir "Karşı Ziyaret" konsepti geliştirdi. Projenin küratörlüğünü Serra Özhan yaptı. Her ikisi, yanlarındaki sanatçılar Özhan Endam Acar, Volkan Aslan, Fatma Çiftçi, Zeren Göktan, Deniz Gül, Gözde İlkin, Ceren Oykut, Gökçe Süvari ve Sophia Tabatadze'nin eşliğinde Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan ve İran'ı ziyaret etti.

Bu faaliyetin çıkış noktası, ulusal kimliklerin belirlediği sınırları aşma arzusuydu. Örneğin bir Türk vatandaşının komşu Ermenistan'a girişine izin vermeyen siyasî duvar konu ediliyordu. Ermeniler için de aynı şey söz konusuydu. Buna benzer bir siyasî duvar da Ermenistan ile doğu komşusu Azerbaycan arasında mevcut.

Sanatçı grubu kolektif olarak bu duvarları aşmayı başardı. Sanatçılar, konseptleri aracılığı ile tüm bu siyasî anlaşmazlıklar içindeki komşu ülkelerde alışılagelmiş geleneksel konukseverliğin altını çizdiler. Ve tabii komşulardan ziyaret ve karşı ziyaret beklenir. Bu yapılırken de şekerleme gibi küçük hediyeler dostluğu pekiştirir.

Yaratıcılık ve buluşmalar için mevcut alanlar    

Berlin Apartman Projesi de işte bu karşı ziyaretlerin genişletilmiş bir biçimi. Berlin Senatosu 23 yıldan bu yana İstanbul Burs Programı adı altında Berlinli sanatçıları destekliyor. Burs alanların birçoğu Apartman Projesi'nin sanatsal projelerinde yer aldı. Şimdi artık Türkiye'den, ya da başka ülkelerden de sanatçılar Berlin'i ziyaret edip, Apartman Projesi'nin mekânlarında oturabilir, çalışabilirler. Berlin'in Spree nehri kenarındaki kolektif sanat evi, ortak sanatsal faaliyetlere ilgi duyan yaratıcı sanatçılar için bir uğrak yeri olma yolunda.  


© Deutsche Welle

Metin: Sabine Küper-Büsch

Çeviri: Çelik Akpınar

Editör: Başak Özay

Sabine Küper-Büsch: Gazeteci ve belgesel yapımıcıs; çalışmalarını İstanbul’da sürdürüyor.