1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Annan'ın mektubu taraflara ulaştı

BM Genel Sekreteri Annan’ın 10 Şubat’ta Kıbrıs görüşmelerine başlamak için gönderdiği davet mektubu taraflara ulaştı. Yunan basınında yer alan haberlere göre, Annan davetinde 25 Mart’a kadar görüşmelerin tamamlanması ve 21 Nisan’da da Ada’nın her iki tarafında referanduma gidilmesi öngörülüyor.

Kıbrıs'ta ise Annan'ın daveti her iki tarafta farklı yorumlandı

Kıbrıs'ta ise Annan'ın daveti her iki tarafta farklı yorumlandı

BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın 10 Şubat’ta Kıbrıs görüşmelerine başlanmasını öngören davet mektubu taraflara ulaştı. Yunan basınında yer alan haberlere göre, davette görüşmelerin planı ise 25 Mart’ta müzakarelerin tamamlanması ve 21 Nisan’da da Ada’nın her iki tarafında referanduma gidilmesi şeklinde öngörülüyor.

Denktaş: Daveti değerlendiriyoruz

25 Mart’a kadar müzakerelerin tamamlanmasının amaçlandığı belirtilen davete taraflardan da tepkiler geldi. Yunanistan ve Rum tarafı müzakerelere hazır olduklarını bildirirken, Kuzey Kıbrıs lideri Rauf Denktaş davet mektubunu değerlendirdiklerini bildirdi.

Ankara’da bulunan Kuzey Kıbrıs lideri Rauf Denktaş, aldıkları davet mektubunu değerlendirdiklerini belirterek, müzakerelere başlamak için hazırlık yapmaları gerektiğini söyledi. ”Müzakerelere başlanacaksa bunun için hazırlık gerekir” ifadesini kullanan Denktaş, "Benden kurtulmak için büyük operasyon düzenlemişlerdi. Şimdi temas başlatmak istiyorlar. Ancak diplomaside gücenme olmaz" diye konuştu.

Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi ise Annan’ın davet mektubunu memnuniyetle karşıladılar ve müzakerelere hazır oldukları mesajını verdiler. Yunanistan hükümet sözcüsü Atina ve Rum tarafının Annan planı temelinde müzerelere hazır olduğunu açıkladı.

Ada’da neler konuşuluyor?

Genel Sekreter’in müzakereler için yaptığı New York daveti Ada’nın iki tarafında farklı yorumlanıyor. Türk tarafı Başbakan Erdoğan’ın Washington ziyaretinde ele geçirdiği ”çözüm isteyen taraf” olmanın rahatlığını yaşıyor. Bu çerçevede Washington’ın Kıbrıs üzerindeki beklentilerinden kaynaklanan ve Türk tarafını rahatlatacak bazı güvencelerden de söz ediliyor.

Rum tarafı ise Washington yönetiminden kaynaklanabilecek sürprizler yüzünden görüşme mekanından yani ”New York”tan endişeli. Başkan Bush’un baskılarından rahatsız olduğunu gizlemeyen Rum yönetimi, görüşmelerin sadece Birleşmiş Milletler gözetiminde ve Kıbrıs’ta yapılmasını istiyor. Türk tarafının ”tarafsız Amerikalı arabulucu” önerisinden endişe duyan Rumlar, masada sadece Birleşmiş Milletler’in eski arabulucusunu istiyor.

Ancak Türk ve Rum kaynaklar, 10 Şubat’ta New York’ta başlaması planlanan görüşmelerin, Washington yakınlarında tüm gözlerden uzak bir kasabada, ”Camp David” tipi bir görüşme maratonuna dönüşmesinden söz ediyorlar. Bu süreçte Amerikalı arabulucuların rol alması da kaçınılmaz olacak.