′Anlaşma ivme kazanmalı′ | AVRUPA | DW | 22.02.2015
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

'Anlaşma ivme kazanmalı'

Ukrayna, asi güçlerin Debaltseve’den sonra diğer kentlere saldırmasından endişe ediyor. Ülkedeki güncel gelişmelere ilişkin olarak Ukrayna’nın Almanya Büyükelçisi Andriy Melnik açıklamalarda bulundu.

Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko uzun süre Ukrayna’nın doğusundaki yerleşim birimi Debaltseve’nin düştüğünü açıklamaktan kaçınmıştı. Bir yandan Minsk II anlaşması uyarınca ateşkes anlaşması yürürlükte, ancak Debaltseve’nin ardından çatışmaların başka Ukrayna kentlerine; Slavyansk, Harkiv, Odessa ve Mariupol’e de sıçrayacağından endişe edenler var.

Ukrayna’nın Almanya Büyükelçisi Andriy Melnik, bu konuda şunları söylüyor: “Böyle bir tehlike gerçekten var! Ve bu sadece bizim tahminimiz de değil. Debaltseve’yi ele geçiren ayrılıkçı güçlerin lideri, ‘Sırada şimdi Mariupol’ var’ diye konuştu. Bu güçler şimdi Harkiv’e doğru da ilerleyecekler gibi görünüyor. Ve son gelişmelerden sonra bu sözleri maalesef ciddiye almamız gerekiyor. Bu yüzden de savunma hatlarımızı güçlendirmemiz gerekli.”

Ukrainischer Botschafter in Deutschland Andriy Melnik

Andriy Melnik

Peki, acaba Ukrayna Ordusu’nun, Ulusal Muhafız Gücü’nün, gönüllü birliklerin, sürekli destek gören ve sevkiyat yapılan ayrılıkçı güçlere karşı koyacak yeteri kadar kaynakları var mı? Ukrayna’nın Almanya Büyükelçisi Andriy Melnik’in buna yanıtı da şöyle: “Ne yazık ki kaynaklarımız giderek daha azalıyor. Kendimizi savunabiliyoruz ama ayrılıkçılara Rusya’dan günbegün gönderilen sevkiyatlarla kıyaslanırsa, o zaman bizim gücümüz onlarınkinin yanında az kalıyor. Onun içindir ki uluslararası topluluğa Ukrayna’yı güçlendirmesi, silahla da desteklemesi için çağrı yapıyoruz. Rusya’nın askerî harekatlara devam etme yönündeki iştahı oldukça kabarık. O nedenle silah sevkiyatları konusu bizim gündemimizden pek düşmeyecek.”

AGİT görevlilerine izin verilmiyor

Ukrayna Devlet Başkanı Poroşenko, geçen hafta BM’e bağlı bir barış gücünün Ukrayna’nın doğusunda konuşlandırılmasını istemiş, ancak birçok Avrupa ülkesi ve Almanya öneriye pek sıcak bakmamıştı. Peki Avrupa Ukrayna’ya silah ve barış gücüyle yardım edemezse, başka nasıl bir yardım söz konusu olabilir?

Ukrayna’nın Almanya Büyükelçisi Melnik şunları belirtiyor: “Bize göre Poroşenko’nun fikri doğruydu. Ama öneriye temkinli tepkiler geldiğini de gözlemledik. Öte yandan biz Minsk II anlaşmasının acilen ivme kazanması gerektiğine inanıyoruz. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı AGİT’in gözlemci misyonu önemli tabii, onlar görevlerini iyi yapıyorlar. Ama Ruslar ve ayrılıkçılar AGİT’i resmi olarak tanıdıklarını söyleseler bile, kontrolleri altındaki bölgelere AGİT görevlilerinin girmesine izin vermiyorlar. Bu yüzden de onların çalışması duraksadı. Poroşenko’nun ortaya attığı düşünce yeni değil, başka ülkelerde de denendi geçmişte. Şu anda eleştirel görüşler olsa bile bu düşünce üzerinde tartışmak lazım. Bu öneri belki de doğuda barışın tesisine yeni bir ivme kazandırabilir.”

ABD'nin desteği nasıl etkiler?

ABD, Ukrayna’ya silah yardımları konusunu sürekli gündemde tutuyor. Bu arada mart ayı başında da bir Amerikan taburunun üç Ukrayna taburunu eğitmesi planlanmış durumda. Peki böyle bir durum savaşın daha da tırmanmasına ve Ukrayna’nın gerçekten büyük güçler adına savaşan tarafların çatışma alanına dönüşme tehlikesi bulunuyor mu?

Ukrayna’nın Almanya Büyükelçisi Melnik'in yanıtı şöyle: “Ben Ukrayna’nın savunulması için gerekli böyle bir adımın Rusya tarafından Ukrayna’nın doğusundaki çatışmaları tırmandırmak için bahane olarak kullanılacağını tahmin etmiyorum. Bildiğim kadarıyla bu askeri manevra ülkenin batısında yapılacak. ABD gibi müttefik bir ülkenin, saldırgan Rusya’ya karşı zayıf düşmüş olan ve kayıpları olan Ukrayna’ya somut yardımlarla destek olmasından daha normal bir şey olamaz. Rusya ve Putin zaten kendilerini hep kışkırtılmış hissediyorlar. O yüzden bizim bu doğru ve gerekli adımları atmamız gerekiyor. Tabii ki çatışmaların tırmanma riski var, ama zaruretler bu riskten de büyük!”

© Deutsche Welle Türkçe

Sabine Adler /DFL /Ajanslar

Önerdiğimiz linkler