Ankara′nın Musul sığınmacıları planı | TÜRKİYE | DW | 18.10.2016
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

TÜRKİYE

Ankara'nın Musul sığınmacıları planı

Ankara, Musul’dan kaçması muhtemel insanları yine Irak içinde tutmaktan yana. Uzmanlar, olası bir sığınmacı krizinde uluslararası toplumun Türkiye’yle işbirliği yapmasının şart olduğunu söylüyor.

Musul operasyonunun başlamasıyla birlikte Ankara’nın tıpkı Suriye iç savaşında olduğu gibi yaşadığı en büyük iki sıkıntı ön plana çıkmaya başladı: Güvenlik ve sığınmacı sorunu. Suriye’de savaşın çok uzun sürmeyeceğini düşünüp ‘açık kapı politikası’yla sığınmacılara sınırları sonuna kadar açan Türkiye, bugün ülke içindeki 3 milyon Suriyeliye ‘güvenli bir hayat’ sunmak için formül üstüne formül geliştiriyor. Suriyeli sığınmacılar sorununda AB’den gerekli yardımı almadığından da yakınan Türkiye’nin bu sığınmacıların geleceği için ne yapacağı henüz tam olarak bilinmiyor. Hükümet kaynakları, sorunları çözmek için özel kaynak yaratılacağına dikkat çekiyor.

Suriyeli sığınmacılar deneyiminden yola çıkan Türkiye’nin bu kez Musul operasyonu için de büyük endişe yaşadığını söylemek mümkün. Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş’un Musul’dan gelecek sığınmacılar için hazır olduklarını söylemesi, yüklü miktarda insani yardımın yanı sıra sığınmacıların nerede tutulacağı dair planlara da işaret ediyor. DW’nin ulaştığı kaynaklar bu planların başında sığınmacıların yine Irak içinde tutulması gerektiğine dair bilgilerin olduğunu aktarıyor. Türkiye, Irak’ın içinde sığınmacılar için güvenlikli bir bölge yaratılabilirse, bu bölgede insani yardımları hızlıca dağıtmak, gerekirse onlar için çadır kentler kurmak daha rahat olacak. Çünkü sınırın Türkiye tarafında sorun, büyük bir güvenlik riskini de beraberinde getiriyor. Aynı güvenlik riski Irak içinde de söz konusu değil mi? Hükümet kaynakları, riski Türkiye sınırının ötesinde azaltmanın daha çok mümkün olacağını, sığınmacıların özel olarak korunan bir bölgede tutulmasının daha hızlı hareket edilmesini sağlayacağını söylüyor. Bu yüzden sınır ötesinde güvenlikli bir bölge yaratmaya dönük diplomatik girişimler sürdürülüyor. 

BM yetkilisi: İnsani yardımın zamanında ulaşması gerekiyor

Öte yandan Musul operasyonu bilinmezlerle dolu. Musul’da kaç kişinin yerinden edilebileceği net olarak bilinmiyor. 2014 Haziran ayından bu yana Musul’a doğrudan ulaşamayan insani örgütler şehirde 1 buçuk milyon insanın yaşadığına işaret ediyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Türkiye Sözcüsü Selin Ünal, DW’ye Musul’daki saldırın kaç kişinin yerinden edilmesine sebebiyet vereceği konusunun Musul operasyonunun ne kadar uzayacağına bağlı olduğunu söylüyor. Ünal, “En kötü senaryoyu düşünecek olursak, 1 milyon 200 bin ya da 1 buçuk milyon arasında insanın etkilenebileceği ve öncesinde de belirtildiği gibi 1 milyon kadar insanın yerinden edilebileceği tahmin ediliyor” diyor. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin (UNHCR) insani yardım planlarını sürekli gözden geçirdiğine dikkat çeken Ünal, Musul’da yeni kamplar inşa edilebileceğini de söylüyor. Selin Ünal, kamplar için yer yeterliliğinin kritik önemde olduğunu belirtirken, kışın yaklaşmasıyla birlikte bu konuda büyük sorun yaşanabileceğine de vurgu yapıyor.

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin Musul müdahalesi için bütçesi 186 milyon dolar değerinde olacak. Musul şehrinde ve Musul koridorunda 138 bin aile için kış yardım paketi dağıtmayı planlayan UNHCR, insani yardım sürecinde en büyük desteği yine Türkiye’nin sağlayacağından emin olsa da uluslararası toplunun daha duyarlı olmasını bekliyor. Selin Ünal, “Musul’da yerlerinden edilmiş insanların daha fazla acı çekmesinin önüne geçmek ve bu çatışmanın mağdurları nezdinde uluslararası topluma olan güven hissini güçlendirmeye yardımcı olmak için insani yardımı zamanında ulaştırmak hayati önem arzediyor” diyor.

“Türkiye çatışmacı tavrını bitirmeli”

Hacettepe Üniversitesi Göç ve Siyaset Araştırmaları Merkezi Müdürü Murat Erdoğan da DW’ye Türkiye Musul kaynaklı bir sığınmacı krizinde ne yapabilir sorusunu yanıtlarken, olası bir krizin nasıl yaşanacağına ilişkin bilinmeyenlerin işi zorlaştırdığını söylüyor. “IŞİD ya topyekün savaşacak ve insanlar kaçamayacak ya da insanların kaçmasına izin verecek” diyen Erdoğan, Türkiye’nin insani yardımlarda öne çıkması için Irak hükümeti ve koalisyon güçleriyle diyalogda sergilediği ‘çatışmacı tavrı’ bitirmesi gerektiğine işaret ediyor.

Erdoğan, “Çünkü bu çatışmacı diyalog bitmezse Türkiye, insani yardımdaki ustalığını, deneyimini de gösteremeyebilir. Buna bile izin vermeyebilirler. Yumuşak diplomasi, uluslararası toplumla işbirliği şart” uyarısı yapıyor. Türkiye’nin büyük ihtimalle olası göç dalgasını Türkiye’nin içine sokmayacağını, sınırın öte yanında bir yerde tutmak isteyeceğini anlatan Erdoğan’a göre sınırın Türkiye tarafındaki güvenlikte çok büyük sıkıntılar yaşanıyor. Bu yüzden Irak tarafına Türkiye’nin gerekli insani yardımı yapabileceğini, çadır ve kamplarla insani örgütleri destekleyebileceğini dile getiren Erdoğan, operasyonun gidişatının insani yardımların nasıl koordine edileceğine de işaret edeceğini belirtiyor. Erdoğan, “Şu aşamada Türkiye zaten insani yardım konusunda ustalığını tescillemiş bir ülke. Ancak Musul konusunda karşımıza ne çıkacağını bilmediğimiz için büyük planlamalar ve öngörüler içine girmek çok zor” yorumu yapıyor.

©Deutsche Welle Türkçe

Hilal Köylü