Ankara’dan klasik müzik rüzgârı | YAŞAM | DW | 19.09.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Ankara’dan klasik müzik rüzgârı

Beethoven Festivali Bonn ve çevresindeki kentlerde konser etkinlikleriyle devam ediyor. Festival kapsamında konser vermek üzere Türkiye’den de Bilkent Gençlik Senfoni Orkestrası davet edildi.

Beethoven Festivali her yıl dünyanın çeşitli ülkelerinden klasik müzik sanatçılarını Bonn’da ve Ren Nehri kıyısındaki çeşitli şehirlerde bir araya getirerek Beethoven'i ve eserlerini yaşatmayı hedefliyor. Festival için Almanya’ya gelen ve bir konser veren Bilkent Gençlik Senfoni Orkestrası’nın genç müzisyenleri, Beethoven'in eserlerini seslendirmekten ve klasik müziğin bir parçası olmaktan oldukça mutlular.

1994 yılında kurulan ve Türkiye'nin önemli genç sanat topluluklarından biri olan orkestra Bonn’da olduğu gibi birçok yurtdışı etkinliğine katılıyor. Festivallerde Mozart’tan Beethoven’e kadar bütün klasik müzik sanatçılarının eserlerini çalan orkestra aynı zamanda Türk Beşleri’nin de eserlerine yer veriyor.

İstemek ve kararlılık önemli

Orkestra üyeleri Türk kültürüne çok yakın olmayan bu müzik türüne olan ilgilerinin çocukken geliştiğini ve ailelerinin teşvikiyle bu alanda eğitim almaya başladıklarını belirtiyorlar.

Klasik müziğe televizyonda gördüğü müzisyenlerden etkilenerek başlayan kemancı Ebru Yerlikaya Türkiye’de klasik müziğin az değer gördüğünü şu sözlerle anlatıyor: “İstemek çok önemli. Bu müzik türü kültürümüzde olmadığı için ne kadar emek verirseniz verin çok fazla talep görmüyor. Bu nedenle klasik müziği insanlara sevdirmek için konserler verip değişik eserler çalmaya çalışıyoruz. Bu sayede ancak yeni nesilde bir fark yaratabiliriz.”

Halk müziğinden net çizgilerle ayrılan ve Batı kökenli bir müzik olan klasik müzik Türkiye'de çok fazla talep görmese de Türkiye’de dünya çapında konserler veren birçok orkestra bulunuyor. Klasik müzik eğitimi anlamında Türkiye’nin hemen hemen her şehrinde birçok imkânın olduğunu söyleyen viyolacı Günse Semra Erdem de konservatuar ve müzik okullarında yetenekli ve bu işe gönül vermiş hocaların olduğunu vurguluyor.

Klasik müziğe ilgi duyan öğrencilerin eğitim alırken çok çalışmaları gerektiğini ve aile desteğinin önemini vurgulayan müzisyenler, profesyonel olmaya karar vermenin klasik müzik eğitiminde ilk ve en önemli adım olduğunu belirtiyorlar.

Batı kültürünün bir ürünü olduğu için Almanya ve Avrupa genelinde daha yaygın olmasına rağmen klasik müziğin Türkiye’de hitap ettiği kitlenin giderek daha da büyüyeceğine inanıyorlar.

© Deutsche Welle Türkçe

Gamze İşçi