1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Ankara istedi, AİHM ‘olur’ dedi

Türkiye’de binlerce sanığın mağdur olduğu uzun yargı süreçlerine son verebilecek yeni uygulamaya AİHM yeşil ışık yaktı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye'de yargı süreçlerinin uzunluğu nedeniyle gündemine taşınmış davalarla ilgili kararlarını en az bir yıllığına dondurma kararı aldı. Kararın perde arkasında Ankara’nın bu davalardan kurtulmak için AİHM’e önerdiği bir uygulama yatıyor.

Strasbourg kulislerinde dava sayısı bakımından AİHM’in “en iyi müşterilerinden biri” olarak anılan Türkiye'nin özellikle yargı sürelerinin aşırı uzunluğuyla ilgili davalarla başı dertte. Ankara bu nedenle AİHM kararlarının uygulanışının denetiminden sorumlu olan Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nde düzenli olarak hesap vermek zorunda kalıyor. AİHM'in son istatistiklerine göre şu anda Mahkeme gündeminde Türkiye’ye karşı başvuruların yaklaşık 3 bini yargı sürelerinin uzunluğundan kaynaklanan ihlal iddialarını kapsıyor.

Hemen her karar Türkiye aleyhine

AİHM, daha önce defalarca benzer davalarda ihlal kararı vererek içtihat oluşturmuş olduğundan, bu konuda Ankara’ya karşı açılan her dava neredeyse otomatik olarak Türkiye’nin adil yargılanma hakkını ihlal ettiği hükmüyle sona eriyor. Yani Ankara hem Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin adil yargılanma hakkıyla ilgili maddesini ihlal etmiş olmaktan sicil yiyor, hem de uluslararası bir mahkeme tarafından kendi vatandaşlarına yüklü tazminat ödemekle cezalandırılıyor.

Bu duruma son vermek isteyen Türk hükümeti geçtiğimiz aylarda AİHM’in bağlı olduğu Avrupa Konseyi'ne bir “niyet mektubu” göndererek, uzun yargılama mağduru davacı vatandaşları için etkin bir iç hukuk yolu oluşturmaya hazır olduğu mesajı verdi.

AİHM'den yol haritası

AİHM de bunun üzerine, gündemindeki uzun yargılama başvurularından birini “pilot dava” olarak seçip, Ankara'ya söz konusu iç hukuk yolu konusunda bir nevi yol haritası çizdi. Buna göre Türk hükümetinin gelecek haftalardan itibaren, şu an AİHM’de yargılama süreçlerinin uzunluğu nedeniyle dava başvurusu bulunan vatandaşları için özel bir komisyon oluşturması bekleniyor. AİHM’in benzer davalardaki içtihatlarını temel alacak komisyonda Yargıtay ve Danıştay hâkimleri, hukukçu akademisyenler ve maliyecilerden oluşan uzmanların görev yapması gündemde.

Mahkemenin kriterleri

AİHM bugün açıkladığı “Ümmühan Kaplan davası” kararında, davacıların tazmin edilmesi için izlenmesi gereken kriterlere de açıklık getirdi. Buna göre AİHM, komisyonu “kabul edilebilir” ilan etmek için, “makul sürede karar verilmesi, tazminatların en geç kararı izleyen 6 ay içinde ödenmesi, tazminat ödenmesiyle ilgili kuralların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin adil yargılanmayla ilgili maddesiyle uyumlu olması, yargı ücretlerinin şikâyetleri haklı temele dayanan davacılar üzerinde aşırı yük oluşturmaması ve tazminatların AİHM tarafından benzer davalarda hükmedilen tazminat oranlarından düşük olmaması” kriterlerine bakacak.

Türkiye'ye 1 yıl süre

AİHM, komisyonu oluşturması ve işlerlik kazandırması için Ankara’ya 1 yıl süre tanıyacak. Bu süre sonrasında yeni bir dava seçip komisyon hakkında nihai görüş belirtecek. Komisyonun kriterlere uygun çalıştığına kanaat getirmesi halinde, AİHM gündeminde bu konuda Ankara’ya karşı yapılmış ve sayıları 3 bini aşan dava başvurusunu blok halinde komisyona havale edecek.

Türkiye daha önce de 1990’lı yıllarda Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da terörle mücadele sırasında mağdur olmuş vatandaşların açtığı davalarda benzer bir yönteme başvurmuştu. Kuzey Kıbrıs'ta mülkiyet hakkı talebinde bulunan Kıbrıslı Rumların açtığı davalara karşılık da bu yöntem denenmişti. AİHM, Türkiye açısından önemli sayıda şikâyet başvurusunu oluşturan bu iki dava bloğu için geliştirilen tazmin mekanizmalarını kabul edilebilir bulmuştu.

AİHM’in şu an gündeminde olan 155 bin dava başvurusunun yaklaşık 16 bin 500’ünü Türkiye’ye karşı açılmak istenen davalar oluşturuyor. Türkiye bu rakamla Rusya’nın ardından AİHM’de hakkında en fazla şikâyet bulunan ülke unvanına sahip.

© Deutsche Welle Türkçe

Kayhan Karaca / Strasbourg

Editör: Ayhan Şimşek