″Ankara HADEP-PKK ilişkisini açıklayamadı″ | AVRUPA | DW | 14.12.2010
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

"Ankara HADEP-PKK ilişkisini açıklayamadı"

Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde bir parti kapatma davası daha kaybetti. HADEP’in kapatılması kararıyla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiği belirtildi.

default

Ankara Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde bir parti kapatma davası daha kaybetti. AİHM, 2003 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan HADEP tarafından açılan davada, kapatma kararıyla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin örgütlenme özgürlüğünü güvence altına alan 11’inci maddesinin ihlal edildiğine hükmetti. Mahkeme buna karşılık, davacı partinin şikayetlerinin ve tazminat taleplerinin çoğuna olumsuz yanıt verdi.

HADEP hakkında, “PKK'ya yardım ve yataklık ettiği” gerekçesiyle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 68 ve 69'uncu maddeleri temelinde, 13 Mart 2003 tarihinde Anayasa Mahkemesi tarafından kapatma kararı alınmış ve partinin 46 üyesine siyasi yasak getirilmişti. HADEP genel sekreteri Ahmet Turan Demir ile partinin değişik kademelerinde yöneticilik görevi yapmakta olan 28 üyesi, kapatma kararına itiraz amacıyla 2003 ve 2004 yıllarında Strasbourg Mahkemesi’ne başvurup Ankara'dan davacı olmuştu.


Kapatma gerekçeleri yetersiz

HADEP’in dava başvurusnu kabul eden ve bugün karara bağlayan AİHM, Anayasa Mahkemesi’nin HADEP’i kapatma kararına temel oluşturmak için kullandığı gerekçeleri yeterli bulmadı. AİHM, siyasi partiler ile terör örgütleri arasındaki ilişkiyi “demokrasi açısından tehdit” olarak nitelemekle birlikte, Anayasa Mahkemesi kararında HADEP-PKK ilişkisinin yeterince kanıtlanamadığı sonucuna vardı. Bu tespitten yola çıkan AİHM, HADEP’in kapatılmasını “demokratik toplumda gereksiz bir uygulama” olarak değerlendirdi ve kapatma kararıyla AİHS’nin örgütlenme özgürlüğü maddesinin ihlal edildiğine hükmetti.

AİHM, gerekçeli kararında, İspanya’ya karşı açılmış “Herri Batasuna-Batasuna” davasında 2009 yılında açıkladığı hükümlere de atıfta bulundu. Mahkeme, söz konusu kararda, davacı Bask partilerinin terör örgütü ETA ile ilişkileri gerekçesiyle İspanyol mahkemeleri tarafından kapatılmasının “kamu düzeni ve güvenliği açısından gerekli” bir uygulama olduğuna hükmetmişti. Karar, siyasi partiler ile terör örgütleri arasındaki ilişkinin kesin biçimde kanıtlanması halinde, söz konusu partilerin yasaklanabileceğine dair AİHM tarafından açıklanmış ilk somut hükümleri içermesi bakımından içtihat oluşturuyor. Ancak AİHM, HADEP kararında, Türkiye’de Anayasa Mahkemesi’nin HADEP-PKK ilişkisini İspanya’da mahkemelerin Herri Batasuna-Batasuna/ETA ilişkisinde olduğu gibi somut biçimde kanıtlayamadığı sonucuna vardı.


„Kürt partisi olduğu için kapatılmadı

Bu karara rağmen, HADEP de AİHM önünde her istediğini elde edemedi. Kapatma kararının arkasında Milli Güvenlik Kurulu (MGK) olduğunu savunan HADEP, bu konuda AİHM yargıçlarını ikna edemedi. AİHM, HADEP yöneticilerinin, kapatma kararıyla inanç ve ifade özgürlüklerinin ihlal edildiği ve “Kürt partisi olarak algılandıkları için kapatıldıkları” tezlerini de blok halinde geri çevirdi.

HADEP en büyük hezimeti ise tazminat talepleri konusunda yaşadı. Ankara, AİHM önünde kendisinden 28 milyon Euro’nun üzerinde maddi ve manevi tazminat talebinde bulunan HADEP yöneticilerine, sadece 24 bin Euro manevi tazminat ile 2 bin 220 Euro mahkeme masrafı ödeyecek. HADEP ve partinin genel sekreteri Ahmet Turan Demir, Ankara’dan 17 milyon 610 bin’i maddi, 11 milyon’u manevi olmak üzere toplam 28 milyon 610 bin Euro tazminat, 104 bin Euro da mahkeme masrafı talebinde bulunmuştu. Ahmet Turan Demir sadece kendisi için 500 bin Euro maddi, 1 milyon Euro da manevi tazminat istemişti.

AİHM, HADEP’in değişik kademelerinde yöneticilik görevi yapmış 28 parti üyesinin açtığı bireysel davalarda ise, davacılara getirilen siyasi yasak nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin serbest seçim hakkıyla ilgili maddesinin ihlalinde hüküm kıldı. AİHM, kapatma kararı sonrası kendilerine siyasi yasak getirilen davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerine olumlu yanıt vermedi. Ankara bu 28 davada sadece 3 davacıya toplam 5 bin 740 Euro mahkeme masrafı ödeyecek.

© Deutsche Welle Türkçe


Haber: Kayhan Karaca / Strasbourg

Editör: Ahmet Günaltay