1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Amerika devletleri Bush'a başkaldırdı

Rio Grande nehrinin güneyinde kalan Orta ve Güney Amerika ülkelerinin Washington’dan emir aldıkları günler geçmişte kalmışya benziyor. Meksika’nın Monterrey şehrindeki Amerikan Devletleri Örgütü Zirvesi‘nde Başkan George W. Bush, Kuzey ve Güney Amerikalar’ı kapsayacak serbest ticaret bölgesinin 1 Ocak 2005’te kurulmasını kapanış bildirisine aldırtamadığı gibi, yolsuzlukla mücadeleyle ilgili önerilerini de kabul ettirtemedi. DW’den Mirjam Gehrke ’nin, ABD’nin diğer örgüt üyeleriyle ilişkilerini yorumladı...

"George W. Bush Monterrey buluşmasında Güney Amerika’nın kendinden son derece emin liderlerini ikna edemedi. Latin Amerika ülkelerinin devlet ve hükümet başkanları ekonomik bakımdan ABD’ye bağımlı olmalarına rağmen anlaşmazlık konularını açıkça dile getirdiler ve Washington’un her dediğini yapmayacaklarını gösterdiler.

Monterrey kapanış bildirisi, ABD ile Latin Amerika arasındaki uçurumun büyüdüğünü gösteriyor. Bütün Amerikan ülkelerini kapsayacak serbest ticaret bölgesine atıfta bulunulan bildiriye kesin kuruluş tarihinin alınmasını Brezilya önledi.

Yoksullukla mücadelenin tek reçetesinin serbest ticaret olduğu şeklindeki Amerikan tezine Venezüella Arjantin ve Brezilya artık katılmıyorlar. Latin Amerika’daki yolsuzluğa karşı ne gibi yollara başvurulması gerektiğini de artık kimse ABD’den öğrenmek istemiyor.

Başkan Bush, 2001 yılında göreve başlarken Amerikalar’a parlak bir gelecek vadetmiş ve ekonomik kalkınmanın nimetlerinden bütün Amerika ülkelerinin yararlanacağını söylemişti. ABD desteğindeki askeri dikta dönemi sona ermiş, güney Amerika demokrasiye kavuşmuştu. Bölgesel işbirliğinin yeni temellere oturtulması gerekiyordu.

Ama, 11 Eylül saldırıları Washington’un bakış açısını değiştirdi. On yıllık demokrasi tecrübesi Latin Amerika ülkelerinin sola kayması için yetmişti. Venezüella’dan Şili’ye kadar bütün Latin Amerika ülkelerinde kendinden son derece emin liderler başkanlığa seçildi.

Vakur Güney Amerika liderlerinin güven tazelemelerinde neoliberal ekonomik teorilerin fakirliğin yayılmasını önlemeye yetmemesi de rol oynadı. Son istatistikler merkezi ve güney Amerika’da halkın yüzde 45’inin fakirlik sınırının altında kaldığını gösteriyor. Şili Devlet Başkanı Ricardo Lagos’un da dediği gibi, "Latin Amerika dünyanın en fakir değil, ama gelir dağılımının en bozuk olduğu bölgesi."

34 liderin katıldığı Monterrey Zirvesi Amerika kıtalarına birşey kazandırmadı. Şimdi Güney Amerika ülkelerinin, ekonomik kriz yüzünden Mercosur’u canlandırmak zorunda kalan Arjantin gibi değil de siyasi iradeleriyle el ele vermeleri şart. Şili ile Bolivya arasındaki asırlık kıyı anlaşmazlığının da iyi niyetle çözüme kavuşturulması gerekiyor.

Latin Amerika 400 milyon nüfuslu ortak dil ve kültür bölgesi olduğunu kavrar, AB tarafından sadece ekonomik partner olarak görülmez ve öz gerçekleri doğrultusunda kaynaşıp bütünleşebilirse, karizmatik liderlere ihtiyacı olmadan sürdürülebilir kalkınmayı başarabilir.

Başkan Bush Küba’yı kastederek, diktatörlüklere Amerika’da yer olmadığını söylemekte haklı olabilir. Ancak Havana’nın açık rejimde karar kılmasına, ABD’nin tehditleriyle değil de yakınlaşma ve ilişkileri normalleştirme arayışıyla yardımcı olunabilir."