1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Altı yılda üçüncü cumhurbaşkanı

Christian Wulff'un istifası, altı yıllık Başbakanlık süreci içinde üçüncü kez Cumhurbaşkanı seçmek zorunda kalan Merkel'i ve iktidardaki Hrıstiyan Birlik Partilerini nasıl etkileyecek?

Alman Cumhurbaşkanı’nın istifası Başbakan Angela Merkel için pek çok problemi de beraberinde getiriyor. Özellikle de Euro krizinin çözümü için müzakerelerin yürütülmesi gerektiği bir dönemde gelen istifa nedeniyle, Merkel, şimdi bir de iç politikadaki krizle ilgilenmek durumunda.

Başbakan Merkel, Christian Wulff istifa kararını açıklamadan kısa bir süre önce cuma sabahı İtalya Başbakanı Mario Monti ile görüşmek üzere gideceği İtalya ziyaretini erteledi. Şimdi de yeni cumhurbaşkanının belirlenmesi süreci Merkel’in aslında Euro krizine ayırmak istediği zamanın büyük bir bölümünü alacak.

Tabii ki Euro krizi tek sorun değil. Wulff’un istifası aynı zamanda, Merkel’in iktidardaki pozisyonunu da etkiliyor. Meclis’te kararlaştırılan her türlü yasanın Cumhurbaşkanı tarafından imzalanması gerekli. İmzalanmadığı takdirde hiçbir yasa yürürlüğe giremez. Bu nedenle kısmen kendi politikalarına daha yakın yeni bir cumhurbaşkanının belirlenmesi tabii ki Başbakan Merkel’in çıkarına. Bu nedenle, cumhurbaşkanı adayının, koalisyon ortakları Hür Demokrat Parti ve Hrıstiyan Birlik Partileri’nden yeterince destek gören bir isim olması Merkel için önemli. Ayrıca Cumhurbaşkanı’nı seçen Federal Seçiciler Kurulu içinde de. Federal Seçiciler Kurulu, Federal Meclis milletvekili ve Eyalet Temsilciler Meclisi’nce görevlendirilen üyelerden oluşuyor.

Köhler'den sonra Wulff

Christian Wulff, Hrıstiyan Demokratlarca önerilip ard arda istifa eden ikinci Cumhurbaşkanı oldu. Yaklaşık 1,5 yıl önce de Horst Köhler istifasıyla Alman siyasetinde krize yol açmıştı. Şimdi de Wulff’un istifası, Hrıstiyan Demokratları olumsuz etkileyebilecek bir durum olarak görülüyor.

Sosyal Demokrat Parti Genel Başkanı Sigmar Gabriel şöyle konuşuyor: "Başbakan Merkel’in altı yıllık görev süresi içerisinde üçüncü kez Cumhurbaşkanı seçmek zorundayız. Böyle bir şey daha önce hiç yaşanmamıştı. Böyle bir istifa süreci de hiç olmamıştı. Bu tabii ki insanları sarsan, özellikle de siyasete yönelik zaten yeterince güçlü olmayan güveni de yıpratan bir durum. Yeni ve gerçek bir başlangıç yapmaya çalışmamız gereken özel bir durumla karşı karşıya olduğumuza inanıyorum. Hrıstiyan Demokrat Birlik Partisi ve Liberaller gibi halk partilerinin taşıdıkları erdem, saygı, güvenirlik gibi değerler, Cumhurbaşkanı Wulff’un kişisel kararları nedeniyle büyük zarar gördü."

Federal Seçiciler Kurulu'nun en geç 18 Mart’a kadar toplanıp Wulff’un halefini seçmesi gerekiyor. 2010 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Merkel’in adayı Wulff, ancak üçüncü turda seçilebilmişti.

Almanlar ne düşünüyor?

Ancak Merkel için şahsen Başbakan olarak bir sorun yok gibi görünüyor. Geçtiğimiz haftalarda yapılan anketlerde Merkel’in halk arasındaki imajında büyük bir iyileşme göze çarptı. Merkel’in Euro krizinde şu ana kadarki tutumu halk tarafından memnuniyetle karşılanıyor. Cumhurbaşkanı’nın yılın başından bu yana kamuoyunu meşgul eden skandalları, Başbakan’ın imajını zedelememiş gibi görünüyor.

Peki, Alman halkı nasıl bir cumhurbaşkanı istiyor? İşte Almanların görüşleri:

"Dürüst olmalı. Dürüst ve mantıklı. Sadece parası olan dostları için değil küçük insanlar için de çalışmalı."

"Tek işi politika olmayan biri olursa daha iyi. Güvenilir olmalı ve olumsuz bir geçmişe sahip olmamalı."

"Tabii ki insan her zaman dürüstlük arıyor. Ama dürüstlük nerede başlayıp nerede sona eriyor? Bunu her politikacıda merak ediyorum."

"Cumhurbaşkanı’nın en önemli görevi temsil etmek. Bu nedenle iyi bir üne sahip olmalı."

Halk için en önemli özellik güven gibi görünüyor. Eğer Savcılık, Christian Wulff ile ilgili soruşturmasında eski Cumhurbaşkanı’nı suçlu bulursa, o zaman Başbakan Merkel de güven sorunuyla karşı karşıya kalabilir. Başbakan, bu kadar uzun bir süre aslında bu güvene layık olmayan birinin arkasında durmakla suçlanabilir. Nitekim muhalefetten son günlerde gelen eleştiriler de bu yönde. Tabii ki bunlar iç politikadaki tartışmalar. Wulff sorunu, Merkel’in uluslararası imajını kesinlikle zedelemeyecektir.

© Deutsche Welle Türkçe

Haber: Wolfgang Dick / Başak Sezen
Editör: Nihat Halıcı

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN