1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Almanya'nın rekabet gücü azalıyor

Almanya uluslararası alandaki rekabet gücünü giderek kaybediyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun Frankfurt’ta açıklanan Global Rekabet Gücü Raporu’na göre Almanya giderek alt sıralara düşüyor...

102 ülkenin rekabet gücü sıralaması olarak tanımlanabilecek bu rapor hazırlanırken 72 yerli işadamına, dış ülkelerle kıyasladığında Almanya’nın yatırım yeri olma cazibesini nasıl değerlendirdiği soruldu. Sonuç, Almanya açısından tam anlamıyla hayal kırıcıydı. Öncelikle makroekonomik alandaki yetersizlikleri eleştiren özel sektör temsilcileri ülkelerine düşük puan verdiler. Dünya kıyaslamasına göre, Almanya’nın konumu hiç de o kadar kötü değil. Ancak ekonomistler, bunun sevinilecek yanı olmadığını belirtiyorlar.

Rekabet gücü sıralamasında Almanya dünya onüçüncüsü. Kulağa pek kötü gelmiyor. Ancak, Almmanya sıralamanın liderleri Finlandiya ve ABD’nin oldukça gerisine düştü. Dünya Ekonomik Forumu’nun baş iktisatçısı Augusto Lopez Carlos, Almanya’da kamu kurumlarının ve teknik potansiyelin hiç de küçümsenemeyeceğini, ancak makroekonomik şartların yetersiz olduğunu söylüyor. Carlos, çalışma yasalarında aşırı sınırlandırmalara yer verildiğini, vergi sisteminin verimsiz kaldığını, işveren ile işçi arasındaki ücretlendirmede esnekliğe imkan tanınmadığını söylüyor.

"Kapsamlı reformlar gerekiyor"

Sübvansiyonlar yoluyla Almanya’nın muazzam yatırım potansiyelini heba ettiği de eleştirilen konular arasında. Yeni sosyal piyasa ekonomisi inisiyatifinin öncülerinden Profesör Ulrich van Suntum da bu eleştiriye katılıyor. Suntum, kapsamlı yapısal reformların kaçınılmaz olduğu görüşünde. Suntum, ”Almanya’nın daha az değil, daha fazla rekabete ihtiyacı var. Öncelikle şimdiye kadar kimsenin el sürmeye cesaret edemediği sosyal güvenlik sisteminde öz sorumluluğu ön plana çıkaracak rekabet ortamı yaratılmalı” diye konuşuyor.

Resmi sağlık sigortalarının onyıllardır kıt kanaat geçindiğini ve Almanya’nın değişen nüfus yapısına ayak uydurup ihtiyat akçesi biriktirmek zorunda olduğunu söyleyen Profesör van Suntum, devletin mutlak himaye politikasından vazgeçmesi ve bireyi sadece büyük hayati risklerden koruması gerektiğini de sözlerine ekliyor:

"Nüfusun yaşlanmasıyla başa çıkabilmesi için gelecek nesilleri düşünmeliyiz. Geleceğe yönelik olmayan bütün reform önerileri başarısızlığa mahkumdur. Geleceği görmek ve sigortalar arasında rekabet ortamı yaratmak kaçınılmazdır. Mecburi sigorta formülü bu ihtiyacı karşılayamaz.”

İşsizlik sorunu

Devletin aynı zamanda vergi gelirlerini daha doğru kullanması, ayrıca bütün sübvansiyon ve teşvikleri kaldırması gerektiğini vurgulayan iktisatçı Van Suntum, işten çıkarmanın kolaylaştırılması ve asgari ücret gibi alanlarda da daha esnek davranılmasının şart olduğunu savunuyor. Önümüzdeki yıllarda hissedilir ücret artışı kaydedilemeyeceğini ve işsizleri sunulan işi kabul etmeye zorlayacak uygulamalara geçilmesi gerektiğini de söyleyen Van Suntum sözlerini şöyle sürdürüyor:

"Kimse, devlet posta idaresinin verdiği ve sadece aranan numarayı tekrarlama fonksiyonu olan telefonlu günlere geri dönmek istemez. Bu alandaki ilerleme sayesinde yepyeni iş sahaları açıldı, tahayyül bile edemeyeceğimiz ürünler geliştirildi. Yepyeni pazarlar oluştu. Rekabet istihdamın anahtarıdır. Bu faraziye değil, gözümüzün önündeki gerçektir."

  • Tarih 05.11.2003
  • Hazırlayan Christian Erber
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AbiF
  • Tarih 05.11.2003
  • Hazırlayan Christian Erber
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AbiF