1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Almanya’nın birleşmesi, komşuları nasıl etkiledi?

20 yıl önce iki Almanya’nın birleşmesi, komşu ülkelerde endişe yaratmıştı. Ancak geçen zaman, endişelerin yersiz olduğu ortaya çıktı. Birleşme, Avrupa’nın da bütünleşmesinin de önünü açtı.

default

Doğu Almanya ve Federal Almanya Cumhuriyeti arasındaki duvar yıkıldığında, Alman hükümetinin, sadece dönemin Sovyet yönetimi değil, diğer Avrupalı komşularının da taşıdığı kuşkuları gidermesi gerekiyordu.

Fransız siyaset bilimci ve gazeteci Alfered Grosser, aradan geçen 20 yılda Fransızlar'ın, birleşen ve daha da büyüyen Almanya’yı içsel olarak kabul ettiklerini belirtiyor ve şöyle konuşuyor:

“Fransa’da Almanya’ya karşı beslenen duygular, İngiltere ve ABD’de olduğundan daha da fazla normalleşti. Düzenlenen anketler, birkaç istisna dışında, iki ülke halklarının dostluk ilişkileri içinde olduğunu ortaya koyuyor. İki Almanya’nın birleşmesi doğal bir süreçti. Sadece bazı aydınlarda Almanya’nın nüfuzunun doğuya doğru yeniden artırabileceği yönünde bazı endişeler var.”

Kohl'den birlik vurgusu

Währungsunion DDR und BRD 1990

Dönemin Almanya Başbakanı Helmut Kohl de 1991 yılında Alman Parlamentosu'nda Avrupa’nın birliğini öne çıkartan ateşli bir konuşma yaparak bu yöndeki endişeleri gidermeye çalışmıştı.

Almanya, daha sonra Avrupa’nın birliği, ortak para birimi Euro ve eski Doğu Bloğu ülkelerinin Birliğe dâhil olması konusunda çok gayret sarf etti.

“Belçikalılar farkı görüyor

Belçikalı siyaset bilimci Dirk Rochtus, Belçika’nın Almanya’dan beklentilerinin de zaten bu yönde olduğunu belirtiyor ve Almanya’ya karşı önyargılarının büyük ölçüde ortadan kalktığını şöyle anlatıyor:

“Almanya’nın birleşmesi, Avrupa’nın da bütünleşmesi anlamına geliyor. Biz bunun böyle olacağını biliyorduk ve iki Almanya’nın birleşmesinden sevinç duyduk. Elbette savaşı yaşayan yaşlı insanların bazı kötü anıları hala canlı. Ama Belçikalılar iki Almanya’nın birleşmesine genelde akılcı bir biçimde yaklaşıyor. Ve Alman halkı ile o dönemde halka hükmeden ve Belçika’yı da işgal altında tutmuş olan bir rejim arasında fark gözetiyoruz. İki şey arasında büyük fark olduğunu biliyoruz.”

Çek Cumhuriyeti'nde uzun tartışma

Almanya’nın birleşmesi özellikle doğulu komşuları arasında endişe ve çekingeler yaratmıştı. Örneğin İkinci Dünya Savaşı sonrasında eski Çekoslovakya topraklarından sürülen Almanlar için Almanya’nın tazminat talep edeceği yönünde Çek Cumhuriyeti’nde bazı korkular vardı. Çek siyasal bilimci Robert Schuster bu konuda şunları söylüyor:

“Birleşik Almanya konusu Çek Cumhuriyeti’ni 90’lı yıllar boyunca meşgul etti. O dönemde Çek Cumhuriyeti ile Almanya arasında ortak tarihî geçmiş ve iki ülke arasındaki sarılamayan yaraların ele alındığı ortak bir deklarasyon olmadığından ve geleceğe ilişkin perspektifler de iyice öne çıktığından bu, Çek Cumhuriyeti’nde hararetle tartışılan bir konuydu. 1998 yılında ortak deklarasyonun yayımlanmasından sonra tansiyon belirli bir ölçüde düştü.”

Polonya ile yaşanan zorluklar

20 Jahre Entschluss polnische Westgrenze

Almanya, Polonya hükümeti ile de ortak tarihî geçmişe ilişkin bir deklarasyon imzaladı. Burada Polonya için en önemli nokta, iki ülke arasında Oder ve Neisse ırmaklarının oluşturduğu doğal sınırın Almanya tarafından nihai olarak kabul edilmesi ve Almanya’nın Polonya’dan tüm toprak taleplerini bir kenara bırakmasıydı. 1995 yılına kadar Almanya'da Polonya Büyükelçisi olarak görev yapan Janusz Reiter, Almanya - Polonya ilişkilerinin artık yoluna girdiğini belirtiyor ve ekliyor:

“Almanya’nın büyümesi komşularında artık korku yaratmıyor. Bugün Almanya ile Polonya ilişkilerinde kimi çelişkiler ve gerginlikler de yaşanmıyor değil. Ama bunlar başka sebeplerden kaynaklanıyor.”

Almanya’nın bugünkü Başbakanı Angela Merkel, Avrupa politikalarının temel taşının 20 yıl önce olduğu gibi bugün de geçerliliğini koruduğunu ve bunun, Almanya ile Fransa’nın AB’nin motoru olduğu gerçeği olduğunu vurguluyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Bernd Riegert / Çeviren: Çelik Akpınar

Editör: Hülya Köylü