1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Almanya'daki Türkler ve önyargı

Almanya'daki Türkler, ünlü de olsalar başarılı da olsalar zaman zaman önyargılarla karşılaşabiliyorlar. İşte bazılarının yaşadıkları zorluklar ve bu konudaki görüşleri...

default

Almanya’da beğeni toplayan oyuncu Fatih Çevikkollu yaşadığı zorlukları anlattı

Berlin Eyalet'inin eski Maliye Bakanı ve Merkez Bankası yönetim kurulu üyesi Thilo Sarrazin, son dönemlerde başta Türkler olmak üzere göçmen kökenlilere yönelik eleştirileriyle gündeme gelen bir isim. Birkaç ay önce Türk ve Arapları “sürekli başörtülü kız çocukları üreten bir topluluk” olarak adandıran Sarrazin, geçtiğimiz günlerde de "Türkiye, Yakın ve Orta Doğu ile Afrika'dan gelen göçmenlerin Almanları aptallaştırdığını" iddia etmişti.

Almanya'daki göçmen kökenliler genellikle eksik ve hatalı taraflarıyla gündeme geliyor. Başarı ve ilkler kamuyounda çok fazla yer bulmuyor.

Mesut Özil, Aygül Özkan, Cem Özdemir, Fatih Akın, Sibel Kekilli, Mehmet Kurtuluş... Tüm bu isimler Almanya'da yaşayan ve kamuoyunun çok yakından tanıdığı, spor, sanat ve siyaset dünyasının önde gelen Türkleri.

Onlar bir parça da olsa şanslı sayılırlar. Çünkü kamuoyunda yer edinmeyi başardılar ve çok fazla önyargıya maruz kalmıyorlar. Ya da bizler öyle görüyoruz.

Oysa tanıdığımız ünlü oyuncular da bazen Türk oldukları için önyargılarla karşılaşabiliyorlar. Bu önyargı, bilhassa rol dağılımında ortaya çıkıyor. Son yıllarda özellikle kabare şovlarıyla Almanya’da beğeni toplayan oyuncu Fatih Çevikkollu da benzer zorlukları yaşamış.

Çevikkollu, “Televizyon programlarında rol almam oldukça zor. Çünkü Almanya’da yaşayan Türkler Alman halkının görüntüsünde sadece ve sadece işte bir sahtekâr, vuran kıran insan gibi roller alıyor. Aklı başında kahraman, polis, avukat rollerinde, Türkler rol almıyor. Daha ziyade Alman görüntülü kişiler rol alıyor" diyor.

Symbolbild Imigrationsland Deutschland

Göçmenlerin uyumuna önem veren Almanya Başbakanı Merkel, Sarrazin'in sözlerine "bu tür genellemeler aptalca yargılardır" karşılığını vermişti.

"Bana ev vermek istemediler"

Meslek yaşantısının yanı sıra özel hayatında da bazı zorluklarla karşılaştığını belirten Çevikkollu tecrübeleri şöyle aktarıyor: “Almanya’da yaşarken tabii ki doğal olarak ön yargılarla karşılaşıyoruz. Her şekilde yani. Örneğin bir daire arıyorum. Gazetede bir ilan görüp dairenin boş olup olmadığını soruyorum, amcamın tek sorusu 'Adınız ne?' oluyor. Adımı da öğrendikten sonra 'hayır evladım daire yok' diyor. Bunun gibi sayısız örnekler var. Bir aşağılık kompleksi yaratıyor ister istemez. Biz de hayat boyunca onlara karşı çıkma, biz iyiyiz güçlüyüz, bildiğiniz gibi değiliz gibi bir çelişki içinde yaşıyoruz. Yani şu noktaya getirmek istiyorum. Almanya’da Türk olmak yasak."

Sitem

Oyuncu Çevikkolu’ya göre, kamuoyunda bazen başarılar da göz ardı edilebiliyor. Çevikkolu, bu konuda karşılaştığı bir olaydan örnek veriyor: "Başarılı olmak, pozitif olmak, güçlü ve övülecek bir duruma geldiğimiz anda kamuoyunda pek yer görmüyoruz çünkü tersiyle daha iyi politika yapılabildiği için onlar kullanılıyor gibi bir sezgim var. Örneğin Berlin’de tanıdığım bir bayan var. O seneler sonra başını açtı. Bu çok muazzam bir olaydı kendisi için, hayatı değişti. Bu konuda bir kitap yazmak istedi ve yazdı. Yayınevlerne gidip başvuruda bulundu. İki yayınevi reddetti onun yazdığı kitabı. Ve gerekçe olarak, 'Şiddet yaşamadığınız için, dövülmediğiniz için biz bunu çıkartamayacağız' görüşünü sundular.”

Mesut Özil

Futbolcu Mesut Özil de başarılı göçmenler arasında.

"Toplumda başarılılar da var başarısızlar da"

Dortmund Üniversitesi profesörlerinden Ahmet Toprak da göçmenlerin toplumdaki başarılarının çok fazla konuşulmadığına dikkat çekiyor.

Toprak görüşlerini şöyle açıklıyor: "Genellikle sorunlar ön planda. Başarılı elemanlar da var ama tabii sayısı hâlâ toplumun sayısına göre az kalıyor. Genelde fakir, sorunlu insanların sayısı çok olduğu için onlar ön planda tutuluyor. Ama tabii çok başarılı insanlar da var. Başarılı olmak demek avukat, profesör ya da gazeteci olmak demek değil. Kendi alanında başarılı olan mesleğini yapmış, kimseye karışmayan, güzel bir hayat sürdüren insanların sayısı da çok. Bunlar genelde orta tabaka dediğimiz insanlar. İlgi odağı değil, o nedenle o konular konuşulmuyor."

1970 doğumlu Toprak, ilkokulu bitirdikten sonra ailesiyle birlikte Almanya’ya gelmiş. Hiç Almanca bilmeden okula başlayan Toprak, daha sonra aldığı eğitimlerle profesörlüğe kadar yükselmeyi başarmış. Şu anda da bir Alman üniversitesinde Alman gençlerini eğitiyor.

Türk eğitimciler Alman gençleri eğitiyor

Sarrazin’in açıklamaları da burada biraz çelişkili bir hal alıyor. Çünkü Sarrazin, Türklerin Almanları aptallaştırdığını söylerken, bir yandan da binlerce Alman genci Türk eğitimciler tarafından eğitiliyor. Bu eğitimcilerden biri olan Prof. Dr. Ahmet Toprak da bu çelişkiye dikkat çekiyor ve “Çelişki var tabii. Dediğim gibi genelde bu başarılar görülmüyor, başarısızlar görülüyor. Toplum zaten böyle olmalı. Almanlar da da başarılı var, başarısız var. Her yerde öyle. Herkes başarılı ya da başarısız olamaz ki zaten. Ama üsttekiler görülüyor, sanatçılar futbolcular, hocalar var. Örneğin işverenler unutuluyor. Bunlar çok görülmüyor” diyor.

Irkçılık tehlikesi

Oyuncu Çevikkolu da bu tür açıklamaların tehlikeli olduğuna dikkat çekiyor. Çevikkollu, “Yabancılar geldiği için böyle oldu dediği anda yabancılar salaktır diyor. Bu çok tehlikeli olmanın yanı sıra çok da yanlış bir şey. Tabii ki sorunlar var ama sorunu Müslümanlığa ve göçmenliğe bağladığınız anda ırkçılığa dönüşüyor olay ve orada tehlikeli bir alana çıkıyoruz" diyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Haber: Başak Sezen

Editör: Ahmet Günaltay