1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Almanya'da seçim heyecanı başladı

Almanya'nın Hessen Eyaleti'nde Hıristiyan Demokratlar ve libarellerin zaferiyle sonuçlanan seçim sonuçları genel seçim heyecanı yarattı. Deutsche Welle'den Jochen Vock'un seçim sonuçlarıyla ilgili yorumu.

default

Almanya'da genel seçimler 27 Eylül'de kullanılacak

Almanya'nın "süper seçim yılı" olarak da adlandırılan 2009'da seçim sonuçları şimdiden belli mi oldu? Hıristiyan Demokrat Parti ve Hür Demokrat Parti, Hessen'de seçim sandıklarının kapanmasının ardından, genel seçimler yapılmış gibi davrandılar.

Sanki 27 Eylül'de genel seçimlerde yapılacak seçimlerin sonucu belli olmuş, Hırsitiyan Demokrat Parti'nin Genel Başkanı Angela Merkel, Hür Demokrat Parti FDP'nin Genel Başkanı Guido Westerwelle ile koalisyon görüşmelerine başlayacakmış gibi bir hava estirildi.

Aslında, bunu her iki parti de arzuluyor. Westerwelle, Hessen’deki seçim sonuçları sayesinde kazandığı gücü Eyalet Temsilciler Meclisinde de kullanmak istiyor, zira Hessen’deki seçim sonuçları Eyalet Temsilcileri Meclisindeki siyasi dengeleri de değiştirdi. Hıristiyan Birlik Partileri ve Sosyal Demokrat Parti'den oluşan büyük koalisyon zaten kıl payı farkla koruduğu Temsilciler Meclisindeki çoğunluğu bu seçim sonuçları ile birlikte kaybetmiş oldu.

Bunun sonucu olarak da Hür Demokrat Parti, örneğin büyük kolalisyon tarafından ekonomiyi canlandırmak için kabul edilen teşvik paketini yokuşa sürme hakkına kavuştu.

Genel seçimlere sekiz ay var

Böyle, bir tür yan hükümet görevi görmek oldukça çekici, ancak şunu da gözardı etmemek gerek: Şu anda beş partinin bulunduğu Alman Federal Meclisi'nde Hür Demokrat Parti çoğunluğu yok. Ama Hessen'deki seçimler, beş partili mecliste de böyle bir çoğunluk olabileceğini gösterdi.

Genel seçimlere daha sekiz ay var. Bu sekiz ay içinde Almanya'yı dört eyalet seçimi, Avrupa parlamentosu seçimleri ve Almanya’nın yarısında yapılacak belediye seçimleri bekliyor.

Ekonomik kriz

Ekonomik kriz, Almanya'yı henüz çok sert vurmadı. bu nedenle kapitalizme eleştirel bakan sol kanat, düşüncelerini fazla yayma olanağı bulamadı.

Şimdiye kadar kriz sürecinde Almanya'nın ilk başbakanı Konrad Adenauer'in önerisi çözüm gibi görünüyor: "Deneye gerek yok, seçmenlerle iletişim içinde olmak yeterli, sola karşı tepkiler daha önce nasılsa, bundan sonra da öyle olacaktır.”

"Alman seçmen seçici"

Ancak Alman seçmen artık eskisinden daha seçici. Seçmenlerin partilerle olan geleneksel bağı gittikçe zayıflıyor, en önemlisi de seçimlere katılım dramatik biçimde düşüyor. Hessen eyalet seçimlerinde de bu göze çarptı. Seçmenin üçte biri seçimden kısa süre öncesine kadar kararsızdı.

Bütün bunlar Hessen'de seçmenin partilere verdiği desteğin sürekli olarak değiştiği 1 yıl içinde oldu. Genel seçimlere daha 8 aylık uzun bir süre var. Sosyal Demokrat Parti'nin seçim sonuçları hakkında düşünecek ve bu yaşananlardan ders çıkaracak zamanı var.

Angela Merkel'in genel başkanlığı ve Hür Demokrat Parti'nin desteğiyle iktidarı korumak isteyen Hıristiyan Birlik Partileri için ise her şey toz pembe değil. Nitekim Hessen'de de Hıristiyan Demokrat Parti'ye oy veren seçmenlerin sayısı azaldı, partiye olan desteğin asgari düzeyde artmış olması ise seçimlere katılımın çok düşük seviyede kalmasının bir sonucuydu.

Oysa kısa süre önce Hıristiyan Sosyal Birlik, Bavyera'da hezimete uğramıştı. Hür Demokrat Parti'nin Hessen'de yakaladığı rüzgarı sonbahara kadar sürdürüp sürdüremeyeceği ise meçhul. Hessen seçim sonuçları Yeşillerin ve Sol Parti'nin saf dışı kaldığı anlamına da gelmiyor, hele ki Almanya'nın doğu eyaletleri hesaba katılacak olursa. Özetle, henüz hiçbir şey bitmiş değil, süper seçim yılı heyecanını koruyor.