1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Almanya'da karnaval coşkusu

Almanya’da özellikle Ren Nehri'nin geçtiği bölgelerde kutlanan ve ‘Beşinci mevsim’ olarak da adlandırılan karnavalın en heyecanlı günleri bugün başladı. Bu sabah saat 11:11’de kadınlar hâkimiyeti ele geçirdi ve ‘Kocakarılar Perşembesi’ olarak adlandırılan karnavalın bu önemli gününde erkekleri makam odalarından kovup, kravatlarını kesmeye başladılar.

Çeşitli kostümlere bürünen binlerce kişi karnavalı kutluyor

Çeşitli kostümlere bürünen binlerce kişi karnavalı kutluyor

Bonn’da her çocuk ‘çamaşırcı prenses’ şarkısını ezbere bilir. Geleneğe göre her yıl genç ve güzel bir kadın ‘çamaşırcı prensesi’ oluyor. Prenses bu yıl majesteleri, birinci Silvia. Bugünün çamaşırcı prensesi eller üzerinde taşınıyor. Ama bundan 180 yıl önce kocaları Köln’de Karnaval kutlamalarına katılırken kendileri sabahtan akşama kadar çamaşır yıkamak zorunda olan kadınlar ayaklanmayı başlattıklarında hayatlarından hiç de memnun değillerdi. Çamaşırcı kadınların 1824’de kurduğu derneğin lideri olan Evi Zwiebler, 180 yıl önce kadınların önce toplanıp kocaları hakkında dedikodu yapmaya başladıklarını söylüyor. Sonraları bu toplantılar zamanla 'Kocakarılar Perşembesi' olarak anılır olmuş ve bu toplantılar tiyatro gösterilerine dönüşmüş. Zwiebler şöyle konuşuyor:

”Kadınlar gerçekten de hayatlarında yer alan hikâyeleri sahneye uyarlamışlar. Kimse isim vermemiş ama orada bulunan herkes kimin kocasının kastedildiğini çok iyi anlıyormuş. Bu iş o kadar büyümüş ki artık kocalar da karılarını aldatmaktan vazgeçip uslu ev erkekleri olmuşlar. Yani kadınlar başarılı olmuş.”

Gelenek yaşatıldı

Bonn’daki kadınların başlattığı bu adet Almanya’nın tarihindeki sayısız dönemi de atlatıp bugünlere kadar gelmiş. Prusyalılar’ın kuşatmasından, monarşiye, ilk demokrasi girişmlerinden Nazi dönemine kadar kadınlar hep erkeklerin egemenliğine karşı kendi karnavallarını kutlamışlar. Bu kez erkeklerin karnaval dernekleri zamanla bu egemenliğe yenilmiş. 1950’li yıllardaki kadın hâkimiyeti iyice hız kazanmış. Zwiebler şöyle devam ediyor:

”Bu yıllarda kadınlar artık evlerden, salonlardan çıkıp sokağa dökülmeye başladılar. 1950’lerde ilk defa kadınlar belediye binalarına girip neredeyse hepsi erkek olan belediye başkanlarını bir günlüğüne de olsa makam odalarından kovmaya başladılar.”

'Çamaşırcı Prenses'

Bir süre sonra da ‘Çamaşırcı Prenses’ fikri doğdu. Bu prensesin genç ve güzel bir kadın olmasına dikkat ediliyor. Öyle ki o güzelliği ile etrafı büyülerken arkadaşları erkeklerin elinde olan belediye saraylarını ele geçiriyorlar. Prenses birinci Silvia bu sabah saat 11:11’de arkadaşlarıyla birlikte belediye binasına karşı saldırısını başlattı. Silvia şöyle konuştu:

”İşte erkekleri böyle kontrol altına alıyoruz. Bizim kızlarla birlikte onları belediye binasından atıyoruz.”