1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Almanya'da kalifiye eleman tartışması

Nüfusu azalan Almanya’da son dönemde yapılan araştırmalar, ekonomide nitelikli personel açığının giderek büyüdüğü sonucuna varıyordu. Alman Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü'nce hazırlanan bir çalışma bu tezi yalanlıyor.

default

Uzun zamandır uzman eleman azlığından şikayet eden Alman sanayisi, daha fazla teknisyen, daha fazla mühendis ya da bilim insanı bulunabilseydi, ekonominin daha da gelişeceğini savunuyor. Ancak Alman Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü'nün yaptığı araştırmadan ortaya çıkan sonuçlar farklı. Araştırma tespit edilen kalifiye eleman açığının kısa vadeli sorunlar olduğunu savunuyor. Araştırmaya göre, Almanya'da ileri seviyede bir kalifiye elaman açığı söz konusu değil. Çünkü eğer böyle olsaydı, bunun ortalamanın üzerindeki maaş artışlarıyla tespit edilebilmesi gerekirdi.

Ancak İstihdam ve Meslek Araştırmaları Enstitüsü'nden Anja Kettner, araştırmadan elde edilen sonuçlara karşı çıkıyor. Kettner şu açıklamayı yapıyor: "Bildiğim kadarıyla, örneğin yeni işe başlayan mühendislerin maaşlarındaki değişikliklerle ilgili aktüel ve güvenilir bir istatistik bulunmuyor. Ortalama çalışanların maaş yapısı biliniyor. Ama kalifiye eleman sıkıntısı çeken firmaların yeni işe aldığı kişilere ne ücret verdiği bilinmiyor."

Kettner, eğitmenler ile yaşlıların bakımıyla ilgilenen kişilerin maaş değişikliklerinden de bu alanlarda kalifiye eleman açığı olup olmadığının anlaşılamayacağını, zira bu görevlilerin ücretlerinin toplu sözleşme uyarınca belirlendiğini kaydediyor.

"Makine mühendisi açığı yok"

Araştırmaya göre, örneğin makine mühendisliği konusunda da eleman açığı söz konusu değil. Makine sanayiinde her yıl 9 bin kişinin emekliye ayrıldığı belirtilerek 2009-2010 öğrenim yılında ise 23 binden fazla makine mühendisinin mezun olduğuna işaret ediliyor. Ancak Kettner araştırmada elde edilen bulguların yanlış değerlendirildiği görüşünde.

Kettner "Mühendislikle alakalı konularda iş ilanlarının ağırlıklı bölümünde birkaç yıllık iş tecrübesi aranıyor. Yani bu durumda yeni mezun mühendislerin hiç şansı yok. Ancak bu noktada şunu sormak gerekiyor... Firmalar iş ilanlarını nasıl oluşturuyor? İş tecrübesi her pozisyon için gerçekten gerekli mi? Firmalar bu şekilde tabii ki başvuru havuzunu daraltmış oluyor. Ve elbette bir yeni mezun olarak kalifiye elaman açığına rağmen iş piyasasında yer bulmak hiç de kolay değil." şeklinde konuşuyor.

Alman Zanaatkârlar Birliği'nin sözcüsü Alexander Legowski de söz konusu araştırmayı tartışmalı buluyor. Legowski, Almanya'nın doğusunda tıbbi teknolojiler ile inşaat mühendisliği gibi alanlardaki eğitmen açığı nedeniyle mezun sayısının son on yılda yarı yarıya düştüğünü kaydediyor ve gelecekte bu alanlarda eleman açığının artacağına dikkat çekiyor.

Almanca öğrenenlerin sayısı düşüyor

Diğer yandan Bertelsmann Vakfı ile Alman Sanayi ve Ticaret Odası'nın araştırmasına göre de Almanya’nın başlıca sorunlarından biri, yurtdışındaki kalifiye elamanların Almanya'yı tercih etmemesi. Bunun nedeniyse dil sorunu. Çünkü birçok ülkede Almanca öğrenenlerin sayısı azalıyor.

Alman Sanayii ve Ticaret Odası'nden Stefan Hardege yasal engeller nedeniyle Almanya'ya göç etmenin de kolay olmadığına işaret ediyor. Hardege şöyle konuşuyor: "Kalifiye elemanları kapsayan göçle ilgili mevcut düzenlemeler yeterince şeffaf değil. Bu da caydırıcı bir etki yaratıyor. Diğer ülkelerle karşılaştırdığımızda, örneğin ABD veya Kanada'da daha farklı sistemler var. Yurtdışındaki kalifiye elemanlar bunu biliyor ve bu durum Almanya için büyük bir dezavantaj yaratıyor."

Alman Sanayi ve Ticaret Odası'nın araştırmasında ayrıca Almanya'nın yurtdışından gelen göçmenlere karşı farklı bir "hoşgeldiniz kültürü" benimsemesi gerektiğine dikkat çekiliyor. Kalifiye Türkler, Almanya'da istenmediklerini düşünürken, Polonyalılar da klişe önyargılardan şikayet ediyor. Kalifiye elemanların Almanya’da karşılaştıkları çok önemli bir diğer sorunsa, yurtdışındaki birçok üniversiteden alınan diplomaların Almanya'da tanınmaması.

© Deutsche Welle Türkçe

Monika Lohmüller / Çeviri: Banu Ertek

Editör: Hülya Köylü