1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Almanya’da kadınlar fırsat eşitliği istiyor

Avrupa’nın en güçlü ekonomisinde erkekler karar veriyor. Çalışan Alman kadınları ise yönetici kademelerinde eşit oranda söz sahibi olma mücadelesi içinde.

default

Avrupa’nın motoru Alman ekonomisinin üst kademelerinde kadınlara pek sık rastlanmıyor. Ülkedeki büyük şirketlerin yönetim kurullarında kadınların oranı sadece yüzde 3. Almanya bu oranla uluslararası sıralamada Hindistan’la birlikte sonlarda yer bulurken, ABD, İngiltere ve İsveç’te ise durum farklı. Dünyadaki en güçlü üst düzey 50 kadın yönetici listesinde ABD’den 16 isim, Almanya’dan ise tek bir kadın var. O kadın da yapı malzemesi şirketi SKW’nin yönetim kurulu başkanı Ines Kolmsee.

Alman Kadın Hukukçular Birliği Başkanı Jutta Wagner, üst düzey pozisyonlarda daha fazla kadına imkân sağlanması gerektiğini belirtiyor ve şunları kaydediyor:

“İlerlemeler en düşük seviyede. Belki ancak 2090 yılında yönetici kademelerinde kadınların daha fazla katılımını görebileceğiz. Eskisinden daha fazla sorgulayarak, gerçekten daha fazla yasal yükümlülükler devreye sokulursa, o zaman değişim sağlanabilir.”

Şirketler kadın kotasına soğuk

Alman Kadın Hukukçular Birliği, baskıyı artırmak için geçen yıl büyük Alman şirketlerinin hissedar toplantılarında kadınların da bulunup bulunmadığını, ayrıca teşvik edilip edilmediklerini sormaya başladı. Ancak az sayıda şirket, bu girişime rağmen, yönetici pozisyonlarında kadınlara yer vermeye hazır olduğu mesajını verdi. Alman ekonomi çevrelerinde haksız rekabete yol açabileceği gerekçesiyle kadın kotasına pek sıcak bakılmıyor.

Kadın kotası diğer Avrupa ülkelerinde de tartışılıyor. Fransa, İspanya ve Hollanda’da ilgili yasal düzenlemeler çoktan kabul edildi. Ancak Norveç'te yasal yükümlülük bulunmasına rağmen kadın kotası hayata geçirilemiyor. Benzer endişeler Norveç ekonomisinde de yaşanıyor.

Almanya’ da erkek egemen anlayış

Girişim danışmanı Gertrud Höhler, Almanya’nın yakın geçmişine dikkat çekerek, Alman firmalarının yönetim ve denetleme kurullarında kadına karşı var olan direnişin nedenlerini şöyle irdeliyor:

“Almanlar, oldukça otoriter geçmişleri nedeniyle erkek egemen bir anlayışa sahip. Bu otoriter anlayış hala devam ediyor. Bu, kadınların ve erkeklerin, önyargıların olmadığı dostane havadaki bir ekip çalışmasında bir araya gelemedikleri anlamı taşıyor. Almanya’da halk arasındaki anlayış, ‘kadının yeri mutfakta ve çocuklarının yanıdır.’ Tam olarak böyle ifade edilmiyor, ama kafalardaki düşünce hala bu.”

Höhler, bu düşüncenin uzman ve yönetici kademelerindeki iş gücü açığına neden olabileceğini ve bunun da verimi düşürebileceğini kaydediyor.

Hem çocuk hem kariyer zor

Berlin Çalışan Anneler Birliği Başkanı Bettina Borchardt da önemli bir noktaya işaret ediyor. Ekonominin çocuk sahibi olan kadınlara daha fazla olanak sunması gerektiğini belirten Borchardt şunları söylüyor:

“Sadece haftanın yedi günü, günün 24 saati çalışmaya hazır bir kişi olarak performans ölçülmesi söz konusu. Ancak biz gerçekten işe bakılması gerektiğini söylüyoruz. Zira iş hayatındaki annelerin çoğu sıklıkla part-time işlerde çalışıyor.

Çalışan ebeveynlerin çocuklarını güvenilir ellere teslim etmeye ihtiyacı var. Ve bu, hem Almanya’da hem de diğer ülkelerde meslek sahibi annelerin en büyük sorunu. Siyasetçiler de bu soruna çözüm bulmak için söz veriyor.

© Deutsche Welle Türkçe


Henriette Wrege / Çeviren: Hülya Köylü

Editör: Çelik Akpınar