1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Almanya’da İslam korkusu var mı?

Mısırlı Müslüman bir kadının ırkçı bir Alman tarafından öldürülmesinin ardından tartışma sürüyor. DW’den Peter Philipp Müslüman ve göçmen temsilcilerinin görüşlerini aldı.

default

Almanya’da bu ayın başında 32 yaşında Müslüman Mısırlı hamile bir kadın mahkemedeki duruşma sırasında aşırı sağcı bir Alman tarafından öldürüldü. Merve El Şerbini, 28 yaşındaki bir Alman'ın sözle taciz ve hakaretine maruz kalmış ve açtığı davanın temyiz duruşması için mahkemede bulunduğu sırada davalının 18 bıçak darbesiyle hayatını kaybetmişti.

Marwa El Sherbiny Ägypterin in Dresdener Gericht ermordet

Merve El Şerbini, ırkçı cinayete kurban gitti

Almanya Müslümanlar Merkez Konseyi Başkanı Ayman Mazyek yaşanan trajik olayla ilgili tepkili:

"Yıllardan beri yaşanan İslam karşıtı atmosferle ilgili şikâyetlerimizi dile getiriyoruz. Camilere saldırılıyor; ayrıca başörtülü kadınlar sürekli taciz ediliyor, ayrımcılığa maruz kalıyor ve aşağılanıyor. Siyasetçiler radikallerle mücadelede müşterek bir tutum göstermiyor. Ancak bu ülkede barış içinde yaşayan Müslümanların artık radikaller ve İslamcılarla aynı kefeye konmaması gerekir."

“Yaşananlar sürpriz değil”

Aiman Mazyek

Almanya Müslümanlar Merkez Konseyi Başkanı Ayman Mazyek

Ayman Mazyek; yaşanan olaylara çok şaşırdığını belirten Aşağı Saksonya Eyaleti'nin Başbakanı'nın aksine, toplumda günden güne artan İslam karşıtlığı göz önünde bulundurulduğunda, bu tip trajik olayların gerçekleşmesinin zaten an meselesi olduğunu söylüyor. Mazyek, yaşanan bu olayda, davalının cinayet öncesinde de şiddete başvurmuş olmasına rağmen, Merve El Şerbini'nin saldırgandan korunamadığına dikkat çekiyor.

Ayman Mazyek,"özellikle son dönemde giderek yoğunlaşan, farklı din ve kültürler arasında diyalog kurma çalışmaları boşuna mıydı?" sorusuna şu yanıtı veriyor:

Anti Islamisierungskongress von Pro Köln

Almanya'da İslam karşıtı marjinal hareketler kamuoyunda da tepki çekiyor

"Buna başka bir açıdan bakmak lazım. Karşılıklı birbirini tanımaya ve anlamaya yönelik bu girişimlerde bulunmamış olsak, toplumumuz büyük ihtimalle şu anda içinde bulunduğundan çok daha kötü bir durumda olurdu. Bu, yaşanabilecek birçok istenmeyen olayın önüne geçildiği anlamına geliyor. Müslümanlar ve İslam bundan üç dört yıl öncesine kadar birçok Alman vatandaşı tarafından toplumumuzun bir parçası olarak görülmüyordu. Bunun değişmesi tamamıyla İslam Konferansı'nın ve ona bağlı tüm bu tartışmaların sonucunda oldu."

Girişimler İslam karşıtlığını arttırıyor mu?

Mina Ahadi

Mina Ahadi

Almanya’da İslam’dan ayrılanların oluşturduğu Eski Müslümanlar Merkez Konseyi ise Müslüman cemaatlerin Almanya'daki çalışmalarını eleştiriyor ve Alman Hükümeti'nin bu topluluklarla diyalog girişimlerinin, toplumdaki İslam karşıtlığını ve İslamiyet'le ilgili çekinceleri arttırdığını savunuyor.

Konsey Genel Sekreteri Mina Ahadi şöyle konuşuyor:

"Biz de bu İslami terörün, hükümetlerin ve organizasyonların kurbanı olduk. Kaçıp buralara yerleştik. Terörden korkanları; namus cinayetlerine, kadınların başörtüsü takmaya zorlanmasına, cinsiyet ayrımcılığına ve şeriata karşı olanları çok iyi anlıyorum. Bu nedenle tüm bu eleştirileri ve korkuları İslam fobisi olarak değerlendirmek de doğru değil."

Diğer yandan Mazyek ise, şimdiye kadar Almanya'daki Müslümanların topluma uyumu için kafa yorulurken bazı noktaların atlandığını söylüyor. Mazyek'e göre, eğitim alan, kendini geliştiren başörtülü bazı kadınların gün gelip de öğretmenlik veya doktorluk yapmak isteyeceğini ve önemli yerlere gelebileceğini birçokları tahmin edemedi.

Almanya Müslümanlar Merkez Konseyi Başkanı Ayman Mazyek'in bir başka eleştirisiyse, siyasetçilerin Merve El Şerbini cinayetine çok geç tepki verdikleri yönünde. Mazyek, “Almanya tarafından daha erken ve daha net bir tutum sergilenseydi, bu Almanya'da barış içinde yaşayan Müslümanlar için çok daha olumlu bir atmosfer yaratırdı” diyor. Öte yandan Mazyek, bu olayın yurt dışındaki Müslümanlar tarafından politik amaçlarla kötüye kullanılmasını doğru bulmadığını da sözlerine ekliyor.

Peter Philipp / Çeviren: Banu Ertek

Editör: Ahmet Günaltay