1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Almanya'da İslam konulu yeni dergi

Alman basınında Müslümanlar hakkında çıkan haber ve yorumlara genelde önyargılar hakim oluyor. İslam dini hakkında geniş bilgi verip sağlıklı bir tartışma zemini yaratmak için yeni bir girişimde bulunuldu.

default

Almanya'da yaklaşık 4 milyon Müslüman yaşıyor. Alman basınında Müslümanlar hakkında sık sık gündeme çıkan haber veya yorumların her zaman olumlu olduğunu söylemek çok zor. Çünkü bu haber ve yorumlara genellikle bilgi yetersizliği ve önyargılardan kaynaklanan düşünceler damgasını vuruyor. Müslüman toplum, birçok Alman için hâlâ tanımadıkları bir dünyayı yansıtıyor. İşte bu durumu değiştirmek ve İslam dini hakkında geniş bilgi verip sağlıklı bir tartışma zemini hazırlamak için Alman Kültür Konseyi tarafından 40 sayfalık kapsamlı bir dergi yayınladı.

Derginin ilginç yazarları

Derginin konu yelpazesi çok geniş: İçinde İslamın mistik boyutlarından Almanya’da kısa bir süre önce başlanan İmam eğitimine, 'İslam’da Kültür' başlığından göçmen kökenli gazetecilerin kurduğu derneğe veya güncel politik çalışmalarda İslamın oynadığı role kadar birçok makale ve inceleme bulmak mümkün. Dergiyi çıkaran Almanya Kültür Konseyi Başkanı Olaf Zimmermann dergiye yaklaşık 50 yazarın severek katkıda bulunduğunu belirtti ve şöyle devam etti:

''Bu yazarlar arasında birçok kadın ve erkek ilahiyatçı, söyleyecek sözü olan birçok Müslüman var. Ama bir tek bununla da kalmıyor. Örneğin Anayasayı Koruma Dairesi Başkanı Heinz Fromm’un da yazılarını bulabilirsiniz dergide. Çünkü bizim için mümkün olduğunca kapsamlı bir yelpaze ortaya koymak çok önemliydi.''

''Böyle bir dergiye büyük gereksinim vardı''

Almanya Müslümanları Merkez Konseyi Başkanı Ayman Mayzek de bu tarz bilgilendirici bir dergiye son dönemde büyük gereksinim duyulduğuna değindi. En son, Sosyal Demokrat Partili politikacı ve Merkez Bankası Yönetim Kururlu eski Üyesi Thilo Sarrazin’in ateşlediği Almanya’nın İslamlaştırılması korkusu gibi, 11 Eylül saldırılarından bu yana Müslümanlara yönelik yıkıcı eleştirilerin kesilmediğini belirtti. Mayzek bunun nedeninin de Almanya’daki her sosyal sınıfta İslam’a karşı büyük önyargılar taşınması olduğunu söyledi:

''Hâlihazırda köklü bir değişimin eşiğindeki bir toplumda yaşıyoruz. Eski Doğu Blok’u ülkelerin bambaşka bir yöne doğru ilerlemesine tanık oluyoruz. Bütün dünyada insanların ekonomik anlamda gelecek kaygılarının giderek arttığı bir topluma şahit oluyoruz. Aynı şekilde -bunu gayet açık ifade etmek durumundayım- İslam dinin bir nebze de olsa düşman görünümüne büründürüldüğü bir topluma da tanıklık ediyoruz.''

''İslam dini, günah keçisi yapılıyor''

Mayzek hâlihazırda İslamı dininin, yaşanan sıkıntılar nedeniyle günah keçisi yapılmaya çalışıldığını kaydetti. Mayzek, Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff'un iki Almanya'nın birleşmenin 20’inci yıldönümünde yaptığı konuşmada söylediği ‘’İslam da Almanya’ya ait bir dindir’' şeklindeki sözlerinin bütün Almanya’da öfkeli tartışmalara yol açtığını hatırlattı. Mayzek, Almanya’da yaşayan 4 milyon Müslüman’ın uzun zamandır Almanya’ya ait olduğunu kaydetti. Ve o nedenle bugüne kadar daha çok göçmenlerin topluma uyum konuları ile meşgul olan Alman Kültür Konseyi’nin İslam konusundaki tartışmalara sağlıklı bir zemin hazırlamak için bu dergiyi çıkarma kararı aldığını kaydetti.

Ücretsiz olarak camilerde ve kültür merkezlerinde de dağıtılan derginin sponsoru olan Robert Bosch Vakfı’ndan Olaf Hahn bu projeye neden destek verdiklerini şöyle açıkladı:

''Almanya'daki ünlü Müslüman yazarlardan Navid Kermani çok önemli bir soru yöneltmişti. ‘’Biz, dediğimizde kimi kastediyoruz? Biz kimiz? Almanya ve onun Müslümanları mı?’’ demişti. Ve ben bütün kalbimle inanıyorum ki bu ‘’Biz’’ kavramı gelecekte bambaşka bir şekle bürünecektir.''

Vakfın ''Toplum ve Külür'' programının Başkanı Hahn, bunu bir örnekle özetliyor ve memleketi Stuttgart’da 6 yaşın altındaki çocukların yüzde 60’ının göçmen kökenli olduğunu ve bunların çoğunun Müslüman olduğunu belirtiyor. O nedenle de, geleceğin Alman toplumunu oluşturacak kuşaklara akıllıca yön verilmesinin önemli olduğunu belirtiyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Silke Bartlick / Çeviren: Başak Demir

Editör: Ahmet Günaltay

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN