1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Almanya'da İslam'ın imajı kötüleşti

Almanya’da kültürlerarası diyalog sağlamaya çalışan herkese kötü bir haber. Yapılan bir ankete göre, ülkede İslam’dan ve kültürlerarası bir çatışmadan korkanların sayısı artıyor. Ankete ilişkin ayrıntıları Peter Philipp yazdı...

Almanya'da çok sayıda Müslüman yaşıyor ve çok sayıda cami var...

Almanya'da çok sayıda Müslüman yaşıyor ve çok sayıda cami var...

Alman toplumunda İslam‘ın imajı ürkütücü derecede kötü. Frankfurter Allgemeine Zeitung’un, Allensbach Demoskopi Enstitüsü’ne yaptırdığı bir araştırmaya göre, ankete katılanların yüzde 93’ü İslam’da kadınların ezilişini, yüzde 83’ü terörü, yüzde 82’si aşırılık ve radikalliği ve yüzde 62’si de gericiliği görüyor. Güney Rusya’nın Beslan kentindeki okul baskınının ardından bu rakamlardaki artış daha da büyük oldu.

Araştırmanın yazarlarından Dr. Thomas Petersen, bunun Almanlar‘ın Kafkasya’da yaşananları büyük hayal kırıklığıyla yakından izlediğinin işareti olduğunu düşünüyor. Fakat Petersen, Almanlar‘ın bu tür saldırıların Almanya’da da olabileceğinden korktuklarından emin değil. Petersen, elde ettikleri sonuçları şöyle anlattı:

”Böyle birşeyin Almanya’da olabileceğine inananlar eskiden olduğu gibi görece az. Fakat halk Kafkasya’da olanları dünya çapındaki gelişmelerle, terör saldırıları ve İslam dünyasıyla çatışmalarla bağlantılı görüyor. Kafkasya hala çok uzak. Fakat tam olarak açıklaması olanaksız, bulanık bir şekilde olanlar birbiriyle ilişkilendiriliyor.”

İslam imajı neden kötüleşti?

Almanlar‘da İslam imajının radikalleşmesi nasıl açıklanabilir? Sadece son dönemde, özellikle de 11 Eylül’den beri yaşanan terör olayları yeterli açıklama mı? Yoksa daha derinde yatan duygu ve önyargılar da var mı? Petersen, bu sorulara şu yanıtı veriyor:

”Çatışmanın daha da büyüdüğünün işareti bu. Tüm savaş ve çatışmalara rağmen İslam dünyası yüzyıllar boyunca Avrupa’yı büyüledi. Gotik kiliselerden, Dresden’deki ‘tütün camii’ne ve ‘Sarotti çikolatası’nın simgesine kadar bu böyle. Bu dünya hep büyülemiş olmasına rağmen, şimdi buna tamamen terörün gölgesinin düştüğü anlaşılıyor."

Beslan saldırısından önce ankete katılanların yüzde 44’ü kültürlerarası bir çatışmanın varolduğu, yüzde 35’iyse olmadığı yanıtını vermiş. Saldırının ardından bu çatışmanın varlığına inananların oranı yüzde 62’ye yükselirken, inanmayanların oranı yüzde 25’e düşmüş. Yani, Amerikalı siyasal bilimci Samuel Huntington’ın yıllar önce ortaya attığı senaryo gerçek mi oldu? Petersen, ”En azından bunun önkoşulları güçlendi. İslamcı teröristler bu soruya kuşkusuz ‘evet’ yanıtı verecektir. Ama bunun gerçekten artık dönüşü yok mu, onu bilemem. Fakat durum kötüleşti" diyor.

Almanlar sıkı kontrol istiyor

Bu nedenle ankete katılanların giderek artan bir kısmı daha sıkı kontrollerden ve gerek olursa sadece şüpheli görülenlere karşı dahi sert önlemler alınmasını talep ediyor. Bu, birey haklarının kısıtlanmasını beraberinde getirse dahi. Thomas Petersen ise çözümü burada görmüyor. Bunun yerine, Almanya’daki Müslümanlar‘la doğrudan ilişkileri savunuyor:

”Eğer bunun Almanya’daki günlük yaşama etkisi olmaması isteniyorsa, o zaman ancak Müslüman halkla Müslüman olmayanlar arasında doğrudan kişisel ilişkiler, kişisel iletişim yoluyla birbirine yakınlaşma yardımcı olur. Bu başarılı da oluyor. Çünkü, birçok Türk‘ün ya da göçmenlerin yaşadığı yerlerde halkın Müslüman kesiminin dışlanması eğilimi oldukça az. Yani doğrudan kişisel ilişkiler ortamı daha çok yumuşatıyor.”

  • Tarih 16.09.2004
  • Hazırlayan Peter Phillip / DW
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Ab8F
  • Tarih 16.09.2004
  • Hazırlayan Peter Phillip / DW
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Ab8F