1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Almanya'da imam tartışması

Almanya, üniversitelerde ilahiyat kürsüleri kurarak kendi imamlarını yetiştiriyor. Diyanet’in başına getirilen Mehmet Görmez’in Almanya’da yetişen imamların eğitim programlarını eleştirmesiyse yeni bir tartışma başlattı.

default

Türkiye'de Diyanet İşleri Başkanlığı'nın el değiştirmesi Almanya'da da yakından izlendi. Zira İslam ve özellikle Müslüman göçmenlerin topluma uyumu konusunda hararetli tartışmaların yaşandığı Almanya'da DİTİB'in rolü büyük önem taşıyor. Diyanet İşleri Türk İslam Birliği, kısa adıyla DİTİB, 1984 yılında kuruldu. Almanya’daki Müslümanların en büyük ve en önemli kuruluşu olan DİTİB, camilerin inşaatı, bakımı, imamların göreve gelmesi ve Cuma vaazlarının hazırlanmasından sorumlu. Türkiye'deki Diyanet İşleri Başkanı, aynı zamanda DİTİB’in dernek danışma kurulunun da başkanı. Almanya ise ülkede yaşayan Müslümanlar üzerinde yurtdışından etkileri sınırlamak istiyor. Bunun son örneği ise imamların Alman üniversitelerinde yetiştirilmesi konusu.

Üzerinde uzun uzadıya tartışıldıktan sonra, Almanya’da imam eğitimine başlanılmasına karar verildi. Münster, Osnabrück ve Tübingen'deki üniversitelerde hazırlıklar son hızla sürüyor. 2011 sonbaharında eğitime geçilmesi planlanıyor. Frankfurt’ta ise eğitime başlandı bile. Hazırlıkları sürdüren üniversiteler, federal hükümetten beş yıl boyunca yaklaşık dörder milyon euro destek alacak, Frankfurt ise desteğe ihtiyacı olmadığını açıkladı. İlk etapta dört yüksekokulda 500 öğrenciye eğitim verilecek. Almanya’da ihtiyaç duyulan imam sayısı ise yaklaşık 2 bin.

"İmamlar Türkiye'den gitsin"

Bu adım atılırken, Ankara’dan beklenmedik bir eleştiri geldi. Görevden ayrılması, Alman basınında da yankı uyandıran eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu'nun yerine gelen Mehmet Görmez, planlanan eğitimin yetersiz olduğunu ve Türkiye’den Almanya’ya imam gönderilmesine devam edilmesinin daha iyi olacağını söyledi. Görmez’den gelen bu açıklama, doğrudan Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı olan DİTİB’de sıkıntı yarattı. Hafta başında sadece bir açıklama yapmakla yetinen DİTİB, üniversitelerin planlarının memnuniyetle karşılandığını kaydetti, hatta aksini iddia edenler hakkında cezai işlem yapılacağını duyurdu.

Rauf Ceylan, Osnabrück Üniversitesi'nde İslam Araştırmaları bölümü profesörlerinden:

„Almanya’da İslami ilahiyata ihtiyaç olduğu kesin. Burada 4 milyon 200 bin Müslüman yaşıyor ve çoğunluğu da kendini Alman olarak görüyor. O yüzden imamların Almanya’da eğitilmesi ve dışarının etkisinin sona ermesi gerekiyor. Bence burada konu, kontrolün kimin elinde olduğu. Yani kontrolün elden çıkmasını istemiyorlar. Zira bu kuruluş 80’li yıllardan bu yana buradaki Müslümanlarla ilgilenmeleri için imam gönderiyor.”

80’li yıllarda, Almanya’daki Müslümanların çoğunluğunu oluşturan Türklerin önemli bir bölümünün günün birinde vatanlarına geri döneceğinden yola çıkılıyordu. Ancak aradan geçen yıllarda, bu tahminlerin yanlış olduğu görüldü. Türklerin önemli bir bölümü Alman vatandaşlığına geçti ve geleceğini burada görüyor. Alman Müslümanlar Merkez Konseyi Genel Sekreteri Ayman Mazyek, bu yüzden gelecekte İslam’ın yeni bir şeklinin oluşmasının da gerektiğini savunanlardan:

„Bizim duruşumuz belli. Buraya özgü bir İslam geliştirmek istiyoruz ve bu da ülke dışından bir yönlendirme olduğu takdirde mümkün değil. Bu gayet açık.”

"DİTİB'in çizgisi artık farklı"

DİTİB’in, yeni Diyanet İşleri Başkanı Görmez’in imam eğitimi konusundaki çizgisine uyacağını sanmadığını belirten Mazyek, artık Almanya’daki Müslüman örgütler arasında belli bir görüş birliği sağlandığını vurguluyor. Osnabrück Üniversitesi'nden Profesör Ceylan da, DİTİB’in Ankara’nın dediklerine harfiyen uyamayacak kadar çok farklı çizgileri bünyesinde barındırdığını kaydediyor:

„Hiçbir örgüt tek bir bloktan oluşmaz. DİTİB içinde de birçok farklı güç bir arada. Bir yanda açılım sürecini desteklemek isteyenler var, diğer yanda ise bunu engellemek isteyen muhafazakâr güçler. Örneğin birkaç yıl önce DİTİB, İslam dini dersine karşıydı, sonra ‘olur, ama sadece Türkçe olsun’ dediler. Şimdi ise okullarda Almanca İslam dini derslerini destekliyorlar.”

Ceylan ve Mazyek, imamların eğitimine ne Alman devletinin ne de Türk devletinin karışmasını istiyor. Ancak imam eğitiminin mümkün olduğu üniversitelerin, Türkiye de dâhil olmak üzere, İslam dünyasından yüksekokullar ile akademik mübadele içinde olmasına sıcak bakılıyor.

Rauf Ceylan „Önemli olan, bağımsız olunması. Hem yurtdışından bağımsız, hem de Alman devletinden bağımsız. Bilim ile ilahiyat arasındaki gerilim her zaman bir sorun. Ancak ilahiyatın birçok İslam ülkesindekinden daha serbest olması için Almanya’da gerekli koşullar mevcut.” şeklinde konuşuyor.


© Deutsche Welle Türkçe

Peter Philipp / Çeviren : A ydın Üstünel

Editör: Beklan Kulaksızoğlu