1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Almanya'da ikinci ekonomik teşvik paketi

Küresel krizin olumsuz etkilediği ülkelerden Almanya ek önlemleri gündeme getiriyor. Koalisyon ortakları, altyapı yatırımları ve eğitime kaynak aktarılmasını öngören 50 milyar Euro'luk bir paket üzerinde anlaştı.

default

Almanya’da hükümeti oluşturan koalisyonun büyük ortağı Hristiyan Birlik partileri (CDU/CSU), bundan bir hafta önce ikinci konjonktür paketi konusunda ortak tavır belirlemişti. Son olarak da, koalisyonun küçük ortağı Sosyal Demokratlarla konu ele alındı.

Tartışmasız olan nokta, ayrılan kaynağın yarısının imar işlerine, eğitim ve altyapıya ayrılacak olması. Ancak Sosyal Demokratlar ve muhafazakârlar, vergi indirimleri ve sosyal kesintiler konusunda farklı görüşteler. Sosyal Demokrat Parti Genel Sekreteri Hubertus Heil, tüketimi artırmak ve ekonomiyi canlandırmak için neler yapılması gerektiğini şöyle açıklıyor:

“Biz, parası doğrudan tüketime akan vatandaşlara kolaylıklar sağlamak istiyoruz. Bunlar, dar gelirli olan kesimdir. İşçiler, çocuklu aileler ve emekliler. Ama Hristiyan Birlik partileri -anlaşılan o ki- maddi durumu iyi olanlar için de vergi kolaylıkları düşünüyor.“

“Vergi oranı yüzde 12'ye çekilsin”

Merkel, İkinci Konjonktür Paketi önlemlerinin sınırsız olmadığını vurguluyor

Merkel, "İkinci Konjonktür Paketi" önlemlerinin sınırsız olmadığını vurguluyor

Sosyal Demokrat Parti, dar gelirli vatandaşlar için başlangıçta vergi oranını yüzde 15’ten yüzde 12’ye çekmek istiyor. Muhafazakârlar ise özellikle Bavyera Eyaleti'ndeki kardeş parti Hristiyan Sosyal Birlik’in (CSU) dayatmasıyla, genel olarak vergi oranlarında değişiklikler isterken, orta gelirli vatandaşlara vergi kolaylıkları sağlanmasından yana görüş belirtiyor.

Koalisyon ortakları özellikle otomobil sanayisinin canlandırılması için neler yapılması gerektiği konusunda kafa yoruyor. Hükümet, bankalardan sonra finans sorunu yaşayan diğer işletmelere de banka kredilerine muhtaç olmamaları için devlet teminatı vermek istiyor. Hristiyan Birlik partileri, maddi krizdeki firmalara devletin hisse alarak doğrudan katılması gibi çözümlere de sıcak bakıyor. Koalisyonun küçük ortağı Sosyal Demokratlar ise buna yanaşmıyor.

Öneriler bütçeyi zorlayabilir

Koalisyon ortakları arasındaki öneri listesi ise uzadıkça uzuyor; bu durumda her iki partiye mensup bütçe sorumluları kendilerini sürekli frene basma zorunda hissediyorlar. Zira Almanya’nın genel bütçesinin zorlanacağından endişe ediyorlar. Aşağı Saksonya Eyaleti'nin Hristiyan Demokrat Parti’li Başbakanı Christian Wulff bu konuda şunları söylüyor:

Struck, paketin 17-18 milyar Euro’luk kısmının yatırıma ayrıldığını söyledi

Struck, paketin 17-18 milyar Euro’luk kısmının yatırıma ayrıldığını söyledi

“Borçlanma konusunda frene basmamız çok önemli bir nokta. Bu konuda çok mükemmel bir takvim hazırlamak ve bazı kuralları anayasaya yerleştirmemiz gerekir. Aksi takdirde kriz nedeniyle şu anki devlet borçlanmasının sorumluluğunu taşıyamaz hale geliriz.“

AB kriterleri sınırlama getiriyor

Başbakan Angela Merkel da “İkinci Konjonktür Paketi“ diye adlandırılan önlemlerin sınırsız olmadığını vurguluyor. Merkel, Brüksel’in para istikrarına yönelik kriterleri Almanya’nın yerine getireceğini taahhüt ediyor. Bu da, Almanya’nın ekonomide bir yıllık yeni borçlanmasının yüzde 3’ü geçmemesi gerektiği anlamına geliyor. Kısacası, konjonktür paketinin 50 milyar Euro'yu aşmaması gerekiyor. Bu durum ise arzu edilen birçok önlemden gönüllü olarak feragat edilmesini zorunlu kılıyor.

Yaklaşık 5,5 saat süren ekonomik teşvik paketi toplantısına Başbakan Angela Merkel başkanlık etti. Toplantı sonrası açıklama, Sosyal Demokrat Parti Federal Meclis Grup Başkanı Peter Struck ile Hristiyan Birlik Partileri Meclis Grup Başkanı Volker Kauder tarafından yapıldı.

Kauder, teşvik paketi için 1 Temmuz tarihini verdi

Kauder, teşvik paketi için 1 Temmuz tarihini verdi

Peter Struck, 17-18 milyar Euro’luk “büyük bir yatırım paketi” öngörüldüğünü, paketin federal devlet, eyaletler ve yerel yönetimler tarafından finanse edileceğini söyledi. Vergi indirimlerinin maliyetinin devlete yaklaşık 18 milyar Euro’ya mal olacağını söyleyen Struck, bir defaya mahsus olmak üzere çocuk yardım parasına 100’er Euro ilave edileceğini belirtti.

Westerwelle: Hükümet cesaretsiz

Hristiyan Birlik Partilerinin Meclis Grup Başkanı Volker Kauder ise paketin öngördüğü önlemlerin iki yıla yayılacağını söyledi. Kauder, sağlık sigortasında hem işveren hem de işçinin ödediği katkı paylarında binde 6 indirim yapılacağını belirtti. Teşvik paketinin 1 Temmuz’dan itibaren yürürlüğe girmesinin planlandığını vurgulayan Kauder, gelir vergisi oranının yüzde 15’ten 14’e indirileceğini, yeni otomobil alımında 2 bin 500 Euro’luk vergi indirimi yapılacağını kaydetti.

Handelsblatt gazetesinin sorularını yanıtlayan Hristiyan Demokrat Parti bütçe uzmanı Steffen Kampeter, hükümetin aldığı teşvik önlemleriyle birlikte ek iç borçlanma miktarının yaklaşık 60 milyar Euro’ya ulaşmasını beklediğini söyledi.

Hür Demokrat Parti Genel Başkanı Guido Westerwelle, yeni teşvik paketini sert şekilde eleştirdi. Münchner Merkur gazetesine konuşan Westerwelle, “hükümetin vatandaşın üzerindeki yükü hissedilir şekilde azaltmak konusunda yeterince cesaret sahibi olmadığını bu paketle birlikte ortaya koyduğunu” söyledi.

Deutsche Bank’ın baş iktisatçısı Profesör Norbert Walter, teşvik paketinin etkilerinin ancak bu yılın sonunda ya da 2010 yılında gözlenebileceğini savundu. Prof. Walter, emeklilik yaşının da bir an önce 67’ye çıkarılmasını talep etti.