1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Almanya'da futbol coşkusu ve yurtseverlik

Dünya Şampiyonası sırasında Almanya'da ülkenin her yerinde görülen ulusal semboller yurtseverlik konusunu gündeme getirdi. Ancak uzmanlar, bunun milliyetçilikten ziyade etkinlik kültürü ile ilgili olduğunu düşünüyor.

default

FIFA 2010 Dünya Şampiyonası sırasında Almanya’yı ziyaret eden herkes Almanların aşırı yurtsever bir halk olduğunu düşünebilir. Evlerin duvarları, balkonlar ulusal renklere bürünmüş durumda. Hatta arabalarda bile siyah-kırmızı-sarı renkli bayraklar dalgalanıyor. Özellikle de Alman Milli Takımı’nın karşılaşmaları sırasında, etraftaki ulusal semboller daha da artıyor. Almanya’da inanılmaz derecede Milli Takım coşkusu var.

2006 yılında Almanya’da düzenlenen Dünya Şampiyonası sırasında, Alman bayrakları ilk defa her yerde dalgalanmaya başlamış ve pek çok tartışmayı da beraberinde getirmişti. Almanya'da milliyetçilik konusu sorgulanmaya başlanmıştı. 2010 Dünya Şampiyonası sırasında da ülkede benzer görüntüler yaşandı. Evlerin balkonları, pencereler, otomobiller, bayrak asılabilecek hemen hemen her yerde siyah-kırmızı-sarı renkler göze çarptı. Üstelik bu kez daha fazla sayıda bayrak vardı ancak tutumlar farklıydı. Artık insanlar bu manzaralara eski kadar şüpheyle yaklaşmıyordu. Berlin Hür Üniversitesi’nde yurtseverlik ve milliyetçilik konularında araştırma yapan sosyolog Jürgen Gerhards, "2006 yılındakine benzer şekilde, Alman Milli Takımı’nın başarısına duyulan sevincin büyük olduğu söylenebilir. Sadece başarılı olduğu için değil, tıpkı 2006 yılında olduğu iyi bir futbol sergiledikleri için de. Futbolla bu özdeşleşmenin daha geniş bir şeyi, sosyal bilimcilerin adlandırdıkları gibi yurtseverliği etkileyip etkilemediği konusunda bir soru işareti koyuyorum. Aslında böyle olmadığını tespit ettik" görüşlerini dile getiriyor.

Şampiyona öncesi ve sonrası değişim

Sosyolog Gerhards, 2006 yılında sergilenen ve şimdi her yerde gözlemlenen ulusal sembollerin futbolla alakalı olduğunu vurguluyor. Anketler de bu sembollerin orta ya da uzun vadeli kullanımının ulusal bilinç ya da yurtseverliği çok az etkilediğini ortaya koyuyor.

Gerhards, "En basit soru şu: İnsanlar Alman oldukları için gururlu mu? Burada diğer ülkelerdeki sonuçlar karşılaştırılıyor. Yani insanların İngiliz ya da Fransız olmaktan gurur duyup duymadıkları. Bunu örneğin 2006 yılında gözlemledik. Gerçekte, kendilerini gururlu Alman olarak hissedenlerin oranının Dünya Kupası sırasında arttığı görülüyor. Ancak Dünya Kupası sona erdikten ve insanlar evlerine döndükten bir kaç hafta sonra, bu oran tekrar 2006 yılı nisan ayındaki seviyesine dönüyor. Yani kısa vadeli etki var, ancak uzun vadeli bir etki söz konusu değil" diyor.

Ulusal gururdan ziyade etkinlik kütürü

Sosyolog Gerhards, ulusal gurur ya da yürekten inanılan bir yurtseverlik gibi görünen şeyin aslında etkinlik kültürünün bir parçası olduğunu söylüyor. Her tarafta dalgalanan Alman bayrakları, derinden gelen bir inanç ifadesinden ziyade daha çok büyük bir etkinlik için dekorasyon niteliği taşıyor. Gerhards, bunun sadece Almanlar değil, diğer ülkelerin taraftarları için de geçerli olduğunu belirtiyor:

Gerhards, "Tüm bunların hepsi başarı bağlantılı. Zaten futbol da başarı bağlantılı bir etkinlik. Kötü oynandığı zaman bayraklar toplanıyor. Fransa buna iyi bir örnek. İngiltere, iyi bir örnek. Takımlar başarılı bir oyun ortaya koymadıkları, oyuncular arasındaki anlaşmazlıkları dışa taşıdıkları ya da güzel bir futbol sergileyemedikleri zaman, taraftar buna tepki gösteriyor. Bir takım elenebilir ancak güzel oynamıştır. O zaman taraftarlar bir nebze de olsa memnun kalır. Ama başarısızlığa oyuncular arasındaki kavgalaşmalar da eklendiğinde ve hele güzel bir futbol sergilenmediğinde taraftar takımını sevgiden mahrum ediyor. Hayal kırıklığına dayanıklı olması bakımından yurtseverlik aslında olumluyu yansıtır. Ama futbolda bunu görmüyoruz" diyor.

Almanya ve diğer ülkeler arasındaki fark

Gerçek yurtsever, oyuncular kötü oynadığında da ülkelerine bağlı kalıyor. Bununla birlikte ulusal sembollerle donanmış taraftarlar ise daha az hoşgörülü oluyor. Gerhards, Almanya ile örneğin Fransa, İspanya ya da İtalya gibi ülkeler arasında ulusal konularda büyük bir fark bulunduğunu söylüyor.

Gerhards, "Bu ülkelerin hepsi ulusal sembolleri ya da ulusal anıtları konusunda Almanya'nın bazı nedenlerden dolayı hiç olmadığı kadar daha rahatlar. Bu çok açık" ifadelerini kullanıyor.

© Deutsche Welle Türkçe


Günther Birkenstock / Çeviri: Başak Sezen

Editör: Ahmet Günaltay