1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Almanya'da 'film' tartışması

İslam ülkelerinde infiale ve şiddet olaylarına yol açan filmin Almanya’da gösterilmesiyle ilgili tartışma büyüyor. Başbakan Angela Merkel de konuyla ilgili açıklamada bulundu.



Başbakan Angela Merkel, ‘tartışılan konu filmin yasaklanması değil, gösterilmesinin kamu güvenliği açısından sakıncalı olup olmadığıdır ve bunu devletin yetkili organları takdir eder’, dedi. Pro Deutschland adlı sağ popülist grubun, hakaret filminin Berlin’de vizyona sokulacağını duyurması üzerine İçişleri Bakanı Hans-Peter Friedrich filmin yasaklanmasını istedi: “Film sahnelerinin ve çok sayıda kişinin filmi seyretmeye gitmesinin tahrik olarak algılanacağı kanaatindeyim. Filmin yasaklatılması için yeterli yasal gerekçe bulunabileceği umudundayım.”

Bu talep Almanya Müslümanlar Merkez Konseyi tarafından memnuniyetle karşılandı. Konseyin genel sekreteri Nurhan Soykan filmin gösterilmesinin halkı kışkırtmak anlamına geleceğini ve dini cemaatlerin kamu huzurunu bozacak şekilde tahkir edildiği yerde fikir hürriyetinin sona ereceğini söyledi. Alman Katolik Kilisesi de kasıtlı bir eylem olduğu gerekçesiyle İslam’ı ve onun peygamberini aşağılayan filmin gösterilmesine izin verilmemesini istedi.

"Terry Jones’in Almanya’ya girmesine izin vermeyececeğiz"

Almanya Başbakanı Angela Merkel Berlin’de düzenlediği yarıyıl basın konferansında İslam dinini ve Hz. Muhammed’i aşağılayan Amerikan yapımı filme ve İslam ülkelerinde filme gösterilen tepkiye de değindi. Merkel şunları söyledi:

İçişleri Bakanı Hans-Peter Friedrich

İçişleri Bakanı Hans-Peter Friedrich


“Din ve fikir hürriyeti Anayasamızın 5. maddesi ile teminat altına alınmıştır. Ancak bu yüksek değer, fikir ve ifade özgürlüğüne de sınır koymuştur. Ben fikir hürriyetinin mümkün olduğunca geniş tutulmasından yanayım. Ama Mister Terry Jones’in Almanya’ya girmesine izin vermeyeceğimizi de açıkça gösterdik. Din hürriyeti aynı zamanda dinin icaplarının serbestçe yerine getirilebilmesi de demektir. Ancak elçiliklere yapılan saldırılarla ilgili olarak da söylediğim gibi, şiddet karşı fikri ifade etmenin aracı olarak kullanılmamalıdır. Bütün anlaşmazlıklar konuşarak ve diyalogla aşılmalıdır. Bu beklentimiz Müslümanların da büyük çoğunluğu tarafından paylaşılıyor.”

Almanya’nın dış temsilciliklerine yapılan saldırılar nedeniyle ek güvenlik tedbirleri aldıklarını ve personel sayısını azalttıklarını açıklayan Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle öncelikle Arap dünyasına şöyle bir mesaj gönderdi:

“Bu utanılacak filmin Almanya ve batılı demokrasilerle hiçbir ilgisi yoktur. Dini çoğulculuk ve hoşgörünün yaşandığı bir ülkeyiz. Ama bu film şiddeti katiyetle haklı çıkarmaz.”

Tepkiler organize mi spontane mi?

Wolfgang Bosbach

Wolfgang Bosbach


Şiddetin dışarıdan yönlendirilip yönlendirilmediğinin yakında anlaşılacağını belirten Almanya Dışişleri bakanı, organize hareketler kadar spontane eylemlerin de görüldüğünü ancak söz konusu ülkelerdeki çoğunluğun protestoya şiddet karıştırmadığını ve şiddete karşı olduğunu söyledi. Guido Westerwelle, internete aktarıldıktan sonra yasaklanması mümkün olamayan hakaret filmlerine karşı ne yapılabileceği şeklindeki soruyu da şöyle yanıtladı:

“Belli başlı nefret vaizlerini Almanya’ya sokmayarak bütün dünyaya mesaj vermiş oluruz. Her fırsatta, başka dinleri kamu huzurunu bozacak tarzda tahkir etmenin cezai müeyyidesi olduğunu hatırlatabiliriz. Bunun birtakım haklı nedenleri bulunmaktadır. Diğer dinlere gösterilen saygının Müslümanlardan esirgenmemesini diliyorum. Bu bence çok önemli bir husustur.”

Hıristiyan Demokrat Birlik’in iç politika sözcüsü Wolfgang Bosbach, filmi internet sitesine yerleştiren aşırı Alman milliyetçisi Pro Deutschland’ı kundakçılıkla suçladı ve filmin sinemalarda gösterilmesinin Almanya’nın dış itibarını zedeleyeceğini belirtti. Filmin Almanya’da yasaklanmasını talep eden Bosbach, filmin hukuki boşluk nedeniyle yasaklatılamayacağı şeklindeki görüşlere katılmadığını çünkü fikir ve sanat özgürlüğünün sınırsız olmadığını dile getirdi.

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Ahmet Günaltay

Editör: Nihat Halıcı

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız