1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Almanya’da federal sistem reformu

Almanya’da federal hükümetin çalıştırmasını zorlaştıran federal sistemde yeni düzenlemelere gidilmesi konusunda uzlaşmaya varıldı. Federal hükümet ve eyaletlerin sorumluluk alanlarının ayrılması kararlaştırıldı.

Federal yapı, zaman zaman yürütmeye engel oluşturuyor

Federal yapı, zaman zaman yürütmeye engel oluşturuyor

Almanya’da reformlar devam ediyor. Bu kez gündemde olan federal yapı. Almanya’nın temel yapısı eyaletlere dayanıyor. Federal parlamento ve hükümetin yanısıra, 16 eyaletin de parlamentosu ve hükümeti var. Eyaletlerin federal yapıdaki ağırlığı, hükümetin aldığı kararların Eyalet Temsilcileri Meclisi’nden geçmek zorunda olması ile ortaya çıkıyor. Eğer, bir önceki hükümet zamanında olduğu gibi iktidar partileri ile eyalet temsilcileri meclisindeki partiler dağılımı birbiri ile uyuşmuyorsa, hükümetin aldığı kararları uygulaması engellenebiliyor. İşleyişi zorlaştıran bu durumu değiştirmek isteyen partiler sonunda aralarında anlaşarak federal hükümet ve eyaletlerin sorumluluk alanlarını ayırmaya karar verdiler.

Kim hangi alandan sorumlu?

Almanya merkeziyetçi bir ülke değil. Uluslararası konularda, örneğin dış politikada, savunmada, ticaret ve para politikasında yasalar merkezi hükümet tarafından yapılıyor. Hukuk sistemi ve göç yasası gibi konularda da yetki, merkezi hükümetin. Eyaletler bu konularda ancak merkezi hükümetin çıkardığı yasaları uygulayıcı düzenlemeler yapabiliyor. Ancak eğitim ya da güvenlik gibi konular eyaletlerin yetki alanında. Bu noktada, örneğin derslere baş örtüsü ile girme konusunda farklı kararlar alınabiliyor. Öte yandan Avrupa Birliği üyesi olarak Almanya, iç politikaya yönelik bazı konularda, örneğin çevre ya da tarım konusunda alınan kararların uygulanması için de merkezi yasalar çıkarmak durumda. Tam da bu uygulamalar eyaletleri zor durumda bırakıyor. Çünkü uygulama için bütçe bulmaları gerekiyor. Eyalet hükümetleri bu yüzden kaynaklarını kendileri bulacakları konularda daha fazla yetki sahibi olmak istiyorlar. Şimdiye kadar bu konuda çözümü federal parlamentodan geçen yasaları, Eyalet Temsilcileri Meclisi’nde engellemekte buldular ve politikanın çıkmaza girmesine neden oldular.

Sorumluluk ve kaynaklar

Bu soruna çözüm bulunması istenen federal yapıdaki reformlar ile eyaletler ve merkezi hükümetin sorumluluk ve kaynakları yeniden belirlenecek. Hedef, hangi yasaya kimin onay vereceği, hangi vergi gelirinin nereye ayrılacağı, hangi kuralların kim tarafından saptanacağı gibi konularda yetki karmaşasını önlemek. Kamuoyunda yapılan anketler halkın bu konuda fazla bilgi sahibi olmadığını gösteriyor. Ama yöneticiler ve politikacıların durumu da farklı değil. Temel ilke eyalet yönetimleri ile merkezi hükümetin farklı yasama yetkilerine sahip olması. Speyer Üniversitesi Kamu Yönetimi Profesörü Hans Herbert von Arnim, bunun nedenini şöyle açıklıyor: “Ana fikir, eyaletlerin halka yakınlığı. Kendi bölgelerindeki koşulları daha iyi bildikleri için en uygun yasaları hazırlayabiliyorlar. Diğer eyaletlerle rekabet koşullarını da kendileri belirliyorlar. Böylece en iyi olan sistem başarılı oluyor.”

Eyalet yapısının tarihi dayanağı

Almanya’daki eyalet yapısının tek nedeni çeşitliliğin kazandırdığı zenginlik değil, tarihi bir dayanağı da var. Almanya’nın birliği 19. yüzyılın sonlarına doğru sağlanmadan önce bu bölge çok sayıda derebeylik ya da küçük krallıkla yönetiliyordu. İlk Alman İmparatorluğu 1871 yılında sağlanan birlikle kuruldu, ama bölgesel özerklik korundu. Düsseldorf Üniversitesi Kamu Hukuku Profesörü Martin Morlok. Morlok, “Federal yapı aslında bir zenginlik. Böylece farklı kültürlerin kendisini geliştirmesine imkan sağlanıyor. Farklı modellere sahip olduğunuzda hangisinin ihtiyaçlara en iyi cevap verdiğini görme imkanınız oluyor. Geleceği kurmak açısından farklılık ve çeşitlilik her zaman iyidir” diye konuşuyor.

Tartışmalı noktalar

Hükümet ve eyaletlerin temsilcilerinin hazırladığı reformun tüm sorunları çözmesi beklenmiyor. Zaten tasarıda şimdiden tartışma yaratan noktalar var: Eğitim konusunda yetkinin neredeyse tümüyle eyaletlere bırakılması örneğin. Reform tasarısının bu haliyle kabul edilmesi durumunda merkezi hükümetin eğitim konusundaki farklı projelere destek vermesi mümkün olmayacak. Ancak Başbakan Angela Merkel federal yapı reformunun gecikmeden çıkarılmasından yana. Hrıstiyan Birlik Partileri Meclis Grup Başkanı Volker Kauder, reformun devletin işleyişinin hızlanması için gerekli olduğunu hatırlatıyor.

Çekişme geçmişte kalıyor

Kauder, “Federal Meclis ile Eyalet Temsilcileri Meclisi arasındaki çekişme geçmişte bir çok şeyin bloke olmasına yol açtı. Çalışmaları yavaşlattı ve ağırlaştırdı. Bu reform ile kendimize koyduğumuz engelleri ortadan kaldıracağız” diye konuşuyor.

Federal yapıda reform tasarısının işleyişi kolaylaştıracağı konusunda herkes hemfikir. Ancak yoksul eyaletler, merkezi hükümetten aldıkları yardımın kesilmesi durumunda, sorumluluklarının üstesinden gelememekten korkuyor. Bu durumda varsıl ve yoksul eyaletler arasında özellikle eğitim konusunda uçurum ortaya çıkabileceğine dikkat çekiliyor. Meclisten üçte iki çoğunlukla geçmesi gereken reformla birlikte Alman Anayasası’nda da 20 kadar değişiklik yapılması öngörülüyor.