1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Almanya’da Doğu ile Batı arasında uçurum

Berlin Duvarı’nın yıkılmasının üzerinden 20 yıl geçti ancak yapılan tüm yatırımlara ve geliştirilen programlara karşın Almanya’nın doğusu ile batısı arasında derin farklılıklar sürüyor.

default

İki Almanya’nın birleşmesini hazırlayan en önemli olay kuşkusuz Berlin Duvarı’nın yıkılışı oldu. Tarihin belki de cilvesi olarak duvar tam da komünist Demokratik Almanya Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 7 Ekim 1989'daki 40'ıncı yıldönümü kutlamalarından bir ay sonra yıkıldı. Bir yıl sonra, 3 Ekim 1990'da da yeniden oluşturulan Doğu Almanya’daki beş eyalet Federal Almanya Cumhuriyeti’ne katıldı ve iki Almanya’nın birleşmesi tamamlandı.


Peki acaba duvarın yıkılmasının üzerinden 20 yıl geçtikten sonra Almanya’nın doğusu ile batısı arasında bir normalleşmeden söz edilebilir mi? Federal Almanya’nın eski eyaletleri ile beş yeni doğu eyalet arasındaki ilişkiler ne yönde gelişti? DW’den Jochen Vock'un haberi:



Ossi Laden in München

Demokratik Almanya Cumhuriyeti’nde uzun yıllar muhalif halk hareketinde aktif rol alan Doğu Alman din bilimci Friedrich Schorlemmer, iki Almanya’nın birleşmesine rağmen hala doğu ve batı arasında farklar olduğu görüşünde. Schorlemmer, şöyle konuşuyor:

“Aramızda hala büyük bir asimetri ve karşılıklı anlayış eksikliği bulunuyor. … Ama gittikçe kaynaşıyoruz. Sanıyorum ki 20 yıl içerisinde tam kıvama gelmiş olacağız.”

Kohl tahmin etmemişti

Bildgalerie Helmut Kohl Wiedervereinigung

İki Almanya’nın birleşme döneminde Federal Almanya’nın Başbakanı olan Helmut Kohl, 1990 yılında Doğu Alman halkına hitaben yaptığı konuşmada, “birlikte refah dolu bir ülke yaratacağız” derken birleşmenin kaplumbağa hızıyla yürüyeceğini muhtemelen kendisi de düşünmemişti:

Birleşmeden sonra Doğu Almanya’nın altyapısı tamamen yenilendi. Otoyollar, karayolları genişletildi, kentlerin merkezleri elden geçirildi, konutlar yeniden inşa edildi ve tadilattan geçirildi. Berlin’de büyük sembolik anlam taşıyan katedral ile çok sayıda müzenin bulunduğu müzeler adası, ya da Dresden kentinde Türkçe’ye Kadınlar Kilisesi olarak çevrilebilecek olan ünlü “Frauenkirche” yeniden imar edildi. Demokratik Almanya Cumhuriyeti’nin tipik sembolleri arasında sayılan “Palast der Rebuplik” yani Cumhuriyet Sarayı binası ile çok sayıda beton siteden oluşan sosyal konutlar da yıktırıldı.

Demokratik Almanya Cumhuriyeti’nin 1945’te kurulmasından 1990’da yıkılışına kadar geçen 45 yıllık süre içinde 4 milyon 500 bin Doğu Alman vatandaşı Batı’ya kaçtı. Çoğunluğu kaçmayı 1961’de Berlin Duvarı’nın inşaatı öncesinde başardı. Duvar, Doğu Alman vatandaşlarının seyahat özgürlüğü talebiyle başlattığı protesto hareketinin baskısı sonucunda 1989 yılında yıkıldı.

Flash-Galerie Bundeskanzlerin Angela Merkel Bundestagswahl 2009

Doğu Almanya doğumlu Başbakan

Kendisi de Doğu Almanya doğumlu olan Almanya’nın şimdiki Başbakanı Angela Merkel, 3 Ekim 2009’da, yani iki Almanya’nın birleşmesinin 20'nci yıldönümünde yaptığı konuşmada şunları vurguladı:

“O zaman yaşananlara geçmiş gibi, bir dönemi sona erdirmiş bir olay gibi bakmamak gerekir. Söz konusu olan, özgürlük ve açılımın damgasını vurduğu yeni bir dönemin başlangıcıdır ve biz bu sürecin tam ortasında yaşamaktayız.”

Almanya’nın Doğu eyaletlerinden Batı’ya göç hala devam ediyor. Batı’dan da Doğu eyaletlerine giden olsa da, Batı’da iş imkanları arayanların sayısı çok daha yüksek. Batı’ya büyük göçün başlıca sebebi, doğuda ekonomik büyümenin nispeten daha yavaş ilerlemesi. Doğu eyaletlerinde işsizliğin batıdakine göre iki kat daha fazla olması da mevcut durumu ortaya koyuyor.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, küresel ekonomik ve mali krizle mücadelede hem Doğu, hem de Batı Almanlara büyük görev düştüğünü belirtiyor ve krizden başarıyla çıkılmak isteniyorsa, o zaman Doğu ile Batı arasındaki eski çelişkileri bir yana bırakmak gerektiğini vurguluyor.


Jochen Vock / Çeviri: Çelik Akpınar

Editör: Beklan Kulaksızoğlu