1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Almanya’da “cesaret madalyası” tartışması

İkinci Dünya Savaşı sonrasında yeni baştan kurulan Alman ordusunda bir ilk yaşandı ve dört baş çavuşa “cesaret madalyası” verildi. Ancak tarihte yaşananlar nedeniyle orduya hala şüpheyle bakanlar bu adımı eleştirdi.

default

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Afganistan'da gösterdikleri cesaret nedeniyle dört başçavuşa nişanlarını Başbakanlıkta düzenlenen törenle verdi. Bu askerlerin Afganistan'daki görevleri sırasında ölüm tehlikesi altında arkadaşları ve Afgan çocuklara yardım için ellerinden geleni yaptıklarına dikkat çeken Merkel, Alman toplumunu da orduya daha fazla sahip çıkmaya ve başarılarını takdir etmeye çağırdı.

Geçtiğimiz ekim ayında bir Alman karakoluna düzenlenen intihar saldırısı sırasında iki Alman askeri ve dört çocuk ölmüş, iki asker ve bir çocuk da yaralanmıştı. Madalyaya layık görülen dört asker, yaşamlarını tehlikeye atarak yaralıların kurtarılmasını sağlamıştı.

Yarım asır sonra bir ilk

Bundeskanzlerin Angela Merkel und Bundesverteidigungsminister Franz Josef Jung

Uzun yıllar boyunca Alman Federal Ordusu'nda, madalya uygulamasına ara verilmişti. Bunun başlıca nedenlerinden biri, Prusya ordusunda cesaret madalyası olarak verilen demirden yapılma haç şeklindeki nişanın, nasyonal sosyalistlerin tanınmış ismi Mareşal Hermann Görling'le özdeşleşmiş olmasıydı. Nasyonal sosyalizm zamanında birçok şeref nişanı dağıtılması da, bu nişanın toplumun gözünde saygınlığını yitirmesine neden olmuştu.

1980'lerde dönemin savunma bakanı Hans Apel, şeref nişanlarının sadece orduda uzun yıllar görev yapan komutanlara verilmesini teşvik etti. Bugünden itibaren ise bu nişan, üstün askeri hizmetlerde bulunan askerlere de verilmeye başlanmış oldu.

Koalisyon hükümetinin büyük ortağı Hristiyan Demokrat Birlik Partisi milletvekillerinden ve aynı zamanda Alman Ordu İhtiyatları Birliği Başkanı Ernst Reinhard Beck, bunun fazlasıyla gecikmiş bir karar olduğu görüşünde. Beck, "Askerleri göreve gönderdiğinizde, ilk olarak onları iyi bir şekilde hazırlamak, donanımlarını sağlamak, siyasi olarak alınan kararların arkasında durmak ve son olarak başarılarını kamuoyu önünde açık bir şekilde onurlandırmak gerekiyor. Onun için madalya uygulamasını destekliyorum." şeklinde konuştu.

Tarihe bakıp eleştiriyorlar

Ancak başarıların madalya yoluyla onurlandırmasını herkes doğru bulmuyor. Münihli tarihçi ve Detlef Bald madalya uygulamasının başlı başına problemli olduğu görüşünde:

"Bir sürü parıltılı nişanı göğsünün üzerinde taşımanın nasıl bir nedeni olabilir veya bunu yapmakla hedeflenen nedir? Bazı subayların normal spor nişanı taşımalarını gülünç buluyorum. Bu bence hiç de gerekli değil. Madalya uygulamasından kaçınılarak ordunun sivil karakterini daha fazla vurgulayabiliriz."

Askeri tarihçi Bald, Alman ordusunun, tarihten kaynaklanan sorunlarına da dikkat çekiyor:

"Temiz ordu ve temiz askeri geçmişin olmaması, Alman silahlı kuvvetlerinin önündeki en büyük sorun. Şeref ve cesaret madalyalarının, Almanya’da yoğun endişelere yol açabilecek başka şeylerle bağlantılandırılabilmesi Almanya’nın özel bir problemi."

Alman Ordusu'nun yeni misyonu

Bundeswehr Afghanistan

Hristiyan Demokrat Birlik partili milletvekili Ernst Reinhard Beck ise bu endişeleri paylaşmıyor. Beck, "Alman Silahlı Kuvvetleri 50 yıldan bu yana kendi geleneğine sahip ve 15 yıldır dünya çapında kriz önleyici ve barışı korumayı hedefleyen bir misyon üstlenmiş bulunuyor” görüşünü dile getirdi.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında sadece savunma amaçlı olarak kurulan Alman Silahlı Kuvvetleri, son dönemde uluslar arası barış ve istikrar operasyonlarında daha fazla rol alıyor.

Bu yöndeki ilk adım 1991 yılında Basra Körfezi'nde yapılan bir mayın temizleme girişimi oldu. Bunu 1999'da NATO Operasyonu kapsamında Kosova'daki görev takip etti. 2001 yılında ABD’de düzenlenen terör saldırılarının ardından, ordunun uluslararası görev alanı ve kapsamı genişledi. Bu görevlerin en çok tartışılanıysa Afganistan misyonu. 2002'den bu yana Afganistan'daki ISAF birlikleri bünyesinde yaklaşık 3 bin 700 Alman askerleri de görev yapıyor.

Rachel Gessat / Çeviren: Banu Ertek

Editör: Beklan Kulaksızoğlu