1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Almanya'da cami tartışması

Görkemli cami inşaatları Almanya’da sert tartışmalara neden olurken, Müslümanlar camileri yasalarda mevcut olan ‘dini özgürlüklerin’ uygulamaya yansıması olarak görüyor. Uzmanlar konuyu Deutsche Welle'ye değerlendirdi.

Almanya'nın Mannheim kentinden bir görüntü: Yavuz Sultan Selim Camii Liebfrauen Kilisesi yan yana...

Almanya'nın Mannheim kentinden bir görüntü: Yavuz Sultan Selim Camii Liebfrauen Kilisesi yan yana...

Almanya’da yapılan son araştırmalar 4 milyon dolayındaki Müslümanların sayısının tahmin edilenden daha fazla olduğunu ve Alman vatandaşlığına geçen Müslümanlarda da artış olduğunu ortaya koyuyor. Almanya’da toplumun önemli bir kesimini oluşturan Müslümanlar, dini hak ve özgürlükleri konusunda da taleplerini artık daha yüksek sesle dile getiriyor.

Camilerin sokak arkalarından çıkarılarak, daha çok kişinin kullanımına uygun olacak şekilde, daha büyük ve modern biçimde inşa edilmesi de bu taleplerden biri. Ancak bu talep Almanya’da bazı çevrelerin büyük tepkisiyle karşılaşabiliyor. Bu konuda en son örnek Köln’de yaşanan cami tartışması. Hıristiyan Birlik partili bazı politikacılar, öte yandan aşırı sağcı gruplar Köln’ün Ehrenfeld semtinde inşa edilmesi planlanan caminin yapımını engellemeye çalışmış, uzun tartışmalardan sonra caminin inşasına başlanabilmişti. Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’nin Dinler Arası Diyalog Sorumlusu Bekir Alboğa, Almanya’daki cami tartışmalarına şu sözlerle açıklık getiriyor: “Avrupa çok kültürlülüğe her zaman alışabilmiş bir kıta değil. Toplu bir miktarda Müslüman Almanya’ya gelince, Almanlar ve Avrupalılar bir anda Müslümanlarla yaşamaya ve eşit şartlarda yaşamaya alışamadılar. Şimdi, Müslümanlara İslam ve camilere bir yer bulmak istiyorlar, bir anda bir yer bulamıyorlar, bu arayış içindeler, Avrupa bir arayış içerisinde, Almanya da bu arayış içerisinde. Uyum içerisinde birlikte nasıl yaşarız sanıcılı tartışmaları içinde, camiler de bu tartışmalardan nasibini alıyor.” Alboğa, bu tartışma atmosferinin olumlu gelişmeler ortaya koyacağı görüşünde.

"Müslümanların dini kimliği görmezden gelindi"

Protestan Kilisesi’nin İslam araştırmaları uzmanı Prof. Christine Schirrmacher ise Almanya’daki tartışmaları, Müslümanların dini kimliğinin uzun yıllar görmezden gelinmesine bağlıyor. Uzun yıllar boyunca Müslümanlar ile Müslüman olmayanların bir arada yaşaması konusunun ihmal edildiğini belirten uzman, " insanlar birbirlerini tanımadıkları, birbirlerine yaklaşmadıkları için; göçmenler kendi ülkelerine dönmeyi hesap ettiği, Alman toplumu da bu misafir işçi konumunun bir an önce değişeceğini ve göçmenlerin geri döneceğini tasarladığı için bu noktaya gelindi. Aslında bu her iki kesimin birbiriyle karşılaşmayı kaçırmış olmasıdır. Bugün bilinç değişti, Müslümanların Avrupa’da ve Almanya’da yaşadığı artık biliniyor, ancak hala pek çok alanda taraflar birbirlerini tanımıyor" şeklinde konuşuyor.

Siyasal İslam endişesi

Almanya'daki cami tartışmalarında, camilerin biçimi, minarenin yüksekliği, camimin inşa edileceği yer, inşaatın finansmanı gibi konular öne çıkıyor. Ancak tartışmanın en önemli boyutlarından biri de yeni camilerin siyasal İslam’la ilişkilendirilmesi ve Alman toplumunda endişeye yol açması. Bu kaygılara değinen Prof. Schirrmacher, yapıdan ziyade, camideki faaliyetlerin önemli olduğunu belirtiyor. Schirrmacher, “yapının kendisi sorun teşkil etmiyor, ancak esas soru şu: Bu camilerde ne öğretiliyor? Almanya’da uyumu olumsuz etkileyen faaliyetlerin yürütüldüğü camiler olduğunu biliyoruz, oralarda uyuma ve Batı toplumunun kimliğinin tanınmasına katkı sağlamayan bir İslam anlayışı var. Bu her yerde böyle değil tabii, ancak bazı camilerde bu tür faaliyetlerin yürütüldüğünü biliyoruz" diyor.

Herbert Quandt Vakfı’nın Kültürlerarası Diyalog Sorumlusu Roland Löffler de benzer kaygılara ve korkulara işaret ederek, cami inşasına ilişkin tartışmalarda sert bir dil kullanılmasını, Alman toplumunda, 11 Eylül saldırıları ile birlikte daha da büyüyen korkulara bağlıyor. Löffler bu düşüncelerini, "insanlar genelde endişeli çünkü siyasi İslam var, ayrıca Almanya’nın değişmesinden de korkuyorlar. Bu da daha sert tartışmalara yol açıyor" sözleriyle dile getiriyor.

Penzperg'deki cami modern mimarisiyle ilgi çekiyor.

Penzperg'deki cami modern mimarisiyle ilgi çekiyor.


Olumlu örnekler

Öte yandan Almanya'da olumlu örnekler de yok değil. Örneğin geçen yıl Duisburg kentinde görkemli bir cami hizmete girdi. Ayrıca küçük bir kent olan Penzperg’deki cami de modern mimarisiyle ilgi çekiyor. Penzperg’deki caminin Bosna Hersek kökenli mimarı Alen Jasareviç mimarinin bazı önyargıları yıkabileceği görüşünde. Mimar, “Almanya’da yaşayan bir Müslüman olarak benim için önemli olan camilerin var olması, aslında nasıl göründükleri çok da önemli değil. Ama estetik düşünen biri olarak, modern mimari beni çekiyor. Birçok Alman da benim düşündüğüm gibi düşünüyor. Sözgelimi Penzperg’de pek çok insan camiye giriyor ve ‘burası cami mi?’ diye soruyor. Bu yapının bir cami olduğunu biliyorlar, ama kafalarında bir soru işareti oluşuyor" diyor.


Başak Özay / Bonn



Editör: Ayhan Şimşek