1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Almanya'da başörtüsü tartışması alevlendi

Almanya Cumhurbaşkanı Johannes Rau, başörtüsü yasağı getirilecekse, diğer dini sembollere de aynı yasağın getirilmesi gerektiğini savuması Alman Hristiyan Birlik Partileri tepki gösterdi...

Almanya'da başörtü tartışması başörtülü öğretmen Fereşta Ludin'in mahkemeye başvurmasıyla başladı

Almanya'da başörtü tartışması başörtülü öğretmen Fereşta Ludin'in mahkemeye başvurmasıyla başladı

Almanya’da başörtüsü tartışması yeniden alevlendi. Afgan kökenli Alman öğretmen Fereşta Ludin’in Federal Anayasa Mahkemesi nezdinde açtığı dava geçen Eylül ayında sonuçlanmıştı. Yüksek Mahkeme, eyalet hükümetlerinin kanuni dayanak bulunmadığı sürece öğretmenlerin başörtüsü taşımalarını yasaklayamayacağına kanaat getirmiş ve eyaletleri bu konuda düzenleme yapmaya çağırmıştı.

Kararın açıklanmasının ardından başlayan tartışma son haftalarda arka plana itilmişti. Ancak Federal Cumhurbaşkanı Johannes Rau hafta sonunda Alman ikinci televizyonu ZDF’de yayınlanan bir röportajında konuyu tekrar gündeme getirdi ve okullarda öğretmenlere başörtü yasağı getirilecekse diğer dini sembollere de yasak getirilmesi gerektiğini ifade etti.

Hristiyan Birlik partilerinden tepki

Ancak bu açıklamalara muhalefet Hristiyan Birlik Partileri ise bugün Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarına tepki gösterdi ve başörtü tartışmaları yeniden alevlendi. Cumhurbaşkanı’na en büyük tepki ana muhalefet Hristiyan Birlik Partileri‘nden geldi.

Bavyera Eyaleti Başbakanı Edmund Stoiber Bild gazetesine verdiği demeçte başörtüsünü ‘siyasi bir sembol’ olarak nitelendirdi. Başörtüsünün modern bir demokrasi ile bağdaşmadığını belirten Stoiber, Cumhurbaşkanı’nın Almanya’nın Hristiyan benliğine gölge düşürmesine izin verilmemesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

Münih Başpiskoposu Friedrich Kardinal Wetter de başörtüsü için ‘Alman anayasasını hedef alan bir savaş çağrısı’ sözlerini kullandı. Alman Protestan Kilisesi Konseyi Başkanı Wolfgang Huber ise başörtüsü ya da haç gibi dini sembollerin okullarda yasaklanmasına karşı çıktı. Huber, Alman toplumunun sadece Hristiyanlığı değil, diğer dinleri de hoşgördüğünü vurguladı.

Rau’nun sözleri

Federal Cumhurbaşkanı Rau ise hafta sonu yaptığı açıklamada ise ”Bakın ben bu konuda şöyle düşünüyorum: Eğer başörtüsü dini bir sembol ya da misyonerlik anlamı taşıyan bir kumaş parçası olarak görülüyorsa o zaman bu rahip ve papazların (okullarda) giydikleri kıyafetler için de geçerli olmalı, (sınıflarda asılı olan) haçlar için de geçerli olmalı” demişti. Rau, Alman ikinci televizyonu ZDF’de yayınlanan röportajda sözlerine şöyle devam etmişti:

”Almanya’da 3.2 Müslüman yaşıyor. Bu insanlar ikinci sınıf vatandaş değil. Bu yüzden İslam dinini ülkemizde var olan bir inanç olarak kabul etmemiz gerekiyor. Dikkat etmemiz gereken bir husus var, o da radikallere söz bırakılmaması. Ancak bu sadece Müslümanlar için değil, Hristiyanlar için de geçerli. Radikal Hristiyanlar da var.”

Anayasa Mahkemesi’nin kararı

Federal Anayasa Mahkemesi’nin kararının ardından Bavyera ve Baden Württemberg eyaletleri okullarda başörtüsünün yasaklanması için girişimde bulunmuş ve bu yöndeki yasa taslaklarını işleme sokmuştu. Federal Başbakan Gerhard Schröder de Almanya’daki okullarda başörtüsünün yasaklanması yönünde görüş belirtmişti. Federal Hükümet’in Göç ve Entegrasyon Danışmanı Marie Luise Beck ise Schröder’in bu görüşüne karşı çıkmış ve başörtüsü taşıyan kadınları çalışma hayatından uzak tutmanın zarar getireceğini söylemişti.

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN